Sönmez Atasoy yoğun bakımda, Türk medyası ise komada…

1
839

Bu yıl Türk sinemasına emek vermiş o kadar çok kişi hayatını kaybetti ki artık Sinematik’te haber yapmamayı yeğliyoruz. Zaman içlerisinde hayatını kaybedenler için ayrı ayrı birer hatırlatma yazısı yazmanın onların ölüm haberini vermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum tabi bazı istisnai durumlar olabilir.

Çok değil 2 gün önce sosyal medyaya ve çeşitli sitelere Sönmez Atasoy‘un vefat ettiği haberi düştü. Önemli bir seslendirme sanatçısı ve zihinlerde yer etmiş sesi ile değerli bir tiyatrocunun öldüğünü görünce yine içim burkuldu. Bunun yanı sıra kaç sitede “Halo dayı” öldü diye haber yapacaklar diye kendi kendine sinirlendim. Sönmez Atatsoy için birşeyler yazsam mı diye düşündüm. Oldum olası habercilikte haber yetiştirme konseptiyle barışık değilimdir. Sindire sindire ele alınması taraftarıyım. Bir felaket, deprem veya uyarı olmadığı sürece çok hızlı haber geçmenin bir faydası olmadığını düşünüyorum.

MİKADO’NUN ÇÖPLERİ
SERPİL TAMUR, SÖNMEZ ATASOY, 1978

Gözünü sevdiğimin bağımsız sosyal medyası!!!

Dün facebook üzerinde Sönmez Atasoy’un ölmediği yoğun bakımda olduğu haberini okuduğum zaman ne kadar sinirlendiğimi anlatamam.

Herşeyden önce kendimi kızı ve yakınları yerine koydum. Yoğun bakımdaki birisine yapılabilinecek en büyük kötülük umut içinde bekleyen sevenlerine bunu yapmaktır ve yanlış haber vermektir. Moralleri sıfıra düşürmek kadar büyük gaddarlık olur mu? Onun dışında sinirlendiğim diğer bir durum ise haberin doğruluğunu onaylatmadan bir çok haber organına bu haberin geçilmesidir. Bu ajanslar için aslında bir güven kaybıdır birisini ölmeden mezara koymanın vebali hepsine yeter de artar bile ama bir de profesyonel yönden baktığımız da bu işin habercilik değil “tabakhaneye kaka yetiştirmek” olduğunu görüyoruz.

Tahminimce bir muhabir Sönmez Atasoy’un fenalaştığını ve bazı iç organlarının iflas ettiğini duymuş birkaç dakika sonrada öleceğini ve önceden haber geçerse aferin alacağını ve belki terfi edeceğini düşünmüş. Sonuçta haberin doğruluğunu onaylatmadan herkesin önüne geçebilmek için hemen bağlı olduğu ajansa haberi geçmiş. Bu teorimden daha kötüsü hasatanede içeride çalışan birisinin dışarı mesajla bildiriyor olması olabilir.

Burada onlarca komplo teorisi üretebilirim ancak bugün toplumumuzun geldiği noktada hızlı haber vermek adına çiğnenen ahlaki ve etik değerlerin yanı sıra yaratılan fast food kültürü toplumunun geldiği nokta içinde üzünülesi ve reddedilesi bir durum söz konusu. Belki Sönmez Atasoy yoğun bakımda yatıyor ama Türkiyede medya öyle bir komaya girmiş ki bu uyuyuş hem yıllarca sürebilir hem de bütün ahlakını ve değerlerini yitirdikten sonra yaşamasının anlamı kalmayabilir.

Sönmez Atasoy’ın kızı Fadik Sevin Atasoy babasının durumunun ağır olduğunu ve “sessiz bir bekleyiş” içerisinde olduklarını belirmiş. Fadik Sevin Atasoy yaptığı basın toplantısında şunları söylemiş:

“Tiyatro Sanatçısı, yazar, yönetmen ve babam Sönmez Atasoy’un geçirdiği ani ve ağır kalp krizi sonucunda kalbi durmuş ve yapılan geri döndürme çabalarıyla tekrar çalışmaya başlamıştır.Bu süre zarfında beyin oksijensiz kalmış, daha önceden de mevcut olan akciğer sorunları, kandaki oksijen miktarının düşük olması, beynindeki oksijensiz kalma sürecini olumsuz etkilemiştir. Acilen yapılan kalp anjiyosu ile kalp krizine neden olan damarlar açılmıştır. Bunu takiben, kalp fonksiyonları düzene girmiş fakat beyin fonksiyonları etkisini kaybetmeye başlaması sebebiyle solunum cihazına bağlanmıştır.

Babamın yanı başında bekleyiş ile geçen tüm bu yoğun bakım süresinde hak verirsiniz ki sizlere karşı yanıtsız kalmayı tercih ettim. Desteklerinizin, temennilerinizin ve dualarınızın farkındayım.

Dün itibariyle, babam Sönmez Atasoy, nöroloji yoğun bakıma devredilmiştir. Nörolojik ve beyin tomografisi bulguları ciddiyetini korumaktadır. Solunum fonksiyonları zayıflamış, çoklu organ yetersizliği yaşanmaktadır. Hayati tehlikesi devam etmektedir.

Kelimelerimin yetersiz kaldığı ama umudumuzun hala yaşamakta olduğu bu bekleyişimiz de, sizlerinde aynı sabır ve inançla bizimle olduğunuzu biliyorum.”

Umarım Sönmez Atasoy iyileşerek aramıza geri döner ve sanatını icra eder.

Yapılan densizlik adına ben ailesinden kendi adıma özür diliyorum…

Yazan: Utku Uluer

Yorumlar