Çizgi-roman uyarlamalarının akrobat aktörü: Levent Çakır

2
522

Yeşilçam bir furya sinemasıydı aynı zamanda. Ya türler ya da tipler furyaya dönüşür, seri filmler halinde yansırdı beyazperdeye. Popüler Yeşilçam döneminin furyalara dönüşen en önemli damarıydı ‘fantastik sinema. Fantazyanın sınırsız evreninde gezinen Yeşilçam, türün her alanında örnekler verdi, furyalar yarattı. Kimi zaman masal filmleri furyası esti, kimi zaman tarihi filmler, süper kahramanlar ya da kovboy filmleri furyası. Bilim kurgu filmleri de yapıldı, korku sineması örnekleri de…60’lı, 70’li yıllarda da hemen hemen tüm çizgi-roman kahramanları (çoğu ilk kez Yeşilçam’da) sinemaya uyarlandı. Kaptan Swing, Killing, Red Kid, Kinova, Çelik Bilek, Zoro, Tom Miks, Zagor bunlardan bazıları.

Maskeli suvari tom mikse karsi levent cakir 001_n

 

Levent Çakır’ın sinema serüveni Tom Miks’le başlıyor. Kayahan Arıkan’ın 1969 yılında çektiği Maskeli Süvarı Tom Miks’e Karşı adlı filminde oynar.

“1950 yılında Edirne’de doğdum. Kemiksiz Fatma adıyla ün yapmış bir tel cambazı vardı. 55 yaşında olmasına rağmen tel üzerinde süper hareketler yapardı. Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı yerde cambazhane kurmuşlardı. Onlarla tanıştım ve onlarla çalışmaya başladım. Üç ay sonra onların haberi olmadan tele çıktım. Kemiksiz Fatma beni görünce hiç telaşlanmadan, soğukkanlılığını bozmadan telin altına geldi ve bana ‘ayakların titriyor, titretme, tam karşıdaki direğe bak’ diye komutlar verdi. Tel de 5-6 metre yüksekte. En zor yerinde yürüyorum. Onun dediklerini yaptım ve karşıya geçtim. Bana ‘oğlum sen şu an hayatını ortaya koydun. Düşebilirdin. Tele çıkacağın zaman benim fikrimi alman, benim nezaretimde çıkman gerekirdi. Sakın böyle hatalar yapma’ dedi. Ben üzüldüm, özür diledim. Aynı günün akşamı iki bin kişinin önünde ilk defa tel cambazı olarak sahneye çıktım. Akrobat, jimnastikçi olarak kendimi yetiştirdim. İki yıl Türkiye genelinde turneler yaptık. 1967’de İstanbul’a yerleştik.” cümleleriyle aktarıyor akrobatlık sürecini.

levent cakir banner

Gece kulüplerinde kardeşi Ali’yle birlikte “Lastik Adamlar” adıyla program yapmaya başlarlar. Levent Çakır’ın gerçek adı Şükrü Ocak’tır. Bir gün sinema sanatçısı Adnan Mersinli izler programı ve “Seni filmlerde oynatalım. İster misin?” diye sorar. Kayahan Arıkan’ın filmine götürür, Tom Miks’i oynayacaktır. Yeşilçam’a “merhaba” demiştir artık.

levent cakir 35t3“Akrobat olduğum, fiziğimi ve hareketlerimi beğendiği için adımı değiştirmişti yönetmen. ‘Levent gibi insansın, gözlerin de çakır’ dedi. Adım Levent Çakır olmuştu. Sonraki dönemlerde Cüneyt Arkın’la tanıştım, üç sene birlikte çalıştık. Sonra Uğur Film’in yaptığı “Kara Peçe” filminde Fatma Girik’in babası rolünde oynadım. O filmden sonra Tual Film, Hasan Tual beni Zagor’larda oynattı. Yönetmen Nişan Hançer’di. Film için Antalya’ya gittik. İyi bir kadro vardı. Kazım Kartal, Yavuz Selekman, Hüseyin Zan, Kadir Savun… İlk çalışma günümüzde gemi karaya çarpacak, korsanlar gemiye hücum edecekler, gemiyi yağmalayacaklar. Zagor fenerin söndüğünü görüyor ve fenere koşuyor. Fenerci Kadir Savun. Korsanlardan Kazım Kartal fenerciyi bağlamış. Ben fenerin kulesinde ko

rsanla kavga ediyorum. Fenerin üstünden Kazım Kartal’ı aşağıya atıyorum. Tabii manken atıyoruz. 12 metre aşağıya iniyor. Bu arada ben de aşağıya ineceğim. Yönetmen ‘Levent’ciğim ordan in aşağıya’ diyor. Ben de ‘yok, ordan inmeyeyim. Fener kulesinin tepesinden havada salto atarak aşağıya atlayayım’ diyorum. ‘Olmaz. İlk günün ilk sahnesi. Bunu son gün çekelim’ diyor yönetmen. Başıma bir şey gelirse film biter diye düşünüyor. 10-15 kişi brandayı tutuyor, ben havada salto atarak aşağıya atlıyorum. O günkü çekim bitince otele döndük. Yönetmen telefonla Hasan Tual’e bilgi veriyor. ‘Çekimler çok iyi geçti. Levent bugün havada uçtu, iki salto attı’ diyor. Hasan Bey ona daha ilk günden ‘İkinci filme başlayın’ diyor. Hemen ikinci filmin senaryosu hazırlandı. Bir-birbuçuk ay kaldık ve iki filmle döndük İstanbul’a. İlk başrollerime Zagor’larla imzamı atmış oluyordum Yeşilçam’da. İlki ‘Zagor Kara Korsan’ın Hazineleri’, ikincisi de ‘Zagor Kara Bela’ydı.”

Artık başrol oynadığı için bekleme dönemine girer Levent Çakır. Filmler ses getirir, iyi iş yapar. Beyoğlu Rüya Sineması’ndan gün alamazlar. Yapımcı Hasan Tual bir hafta için garanti verir, film bir ay oynar. Ondan sonra Özler Film, Müfit İlkiz ‘Superman’ çizgi-romanlarından senaryosunu Erdoğan Tokatlı’nın yazdığı Süper Adam filmini yapar. Yönetmen Cavit Yürüklü’dür. “Süper Adam’da Fatma Karanfil’le oynadık başrolü. Avantür ve akrobasili bir film. Onun arkasından Kızıl Maskenin İntikamı filmini çekiyoruz Fatma Belgen’le. Sonra Yarasa Adam, Maskeli Üçler, Üç Süpermen filmlerinde başrol oynadım. Oynadığım filmlerde arasıra kazalar da geçiriyordum, çünkü bunlar tehlikeli sahneler. Sağ omzum kırıldı, sağ ayağım minisküs. Branda yırtılıyor, yere çakılıyorum, on metreden aşağı atlarken. Bel omuriliğim kaydı. 200’e yakın filmde oynadım. Avantür, polisiye, çizgi-roman kahramanları gibi filmler. Birkaç yıldır ara vermiştim. Edirne’de evimin altında kahvem var, orayı çalıştırdım. Tekrar Yeşilçam’a döndük.”

Sinemaya 40 yılını vermiştir Levent Çakır. Bu işi zevk için, meşhur olmak için yaptığını söylüyor. “Halkın ilgisi bizi mutlu ediyor. Böyle ufak anlardan mutluluk duyuyoruz. Zaten mutluluk hayatta devamlı olmaz. Ben inanıyorum, sinema yine layık olduğu yere gelecektir. Sinema hiçbir zaman ölmez ve ölmemiştir. Nasıl dünya sineması ayakta duruyorsa, bizde de filmler salonları dolduracaktır.”

MESUT KARA

Birgün Gazetesi Pazar Ekinde 23 Ekim 2011 tarihinde yayınlandı

film karelerinde yesilcam.sinematikyesilcam.com212 levent cakir

 

Yorumlar