Cüneyt Arkın – Kaplanlar Ağlamaz bir video bir yorum

3
1164
Kaplanlar Ağlamaz filmine bambaşka bir bakış açısı ile kaleme alınmış bir yazı ve filmden karelerle hazırlanmış, Ennio Morricone müzikleriyle tamamlanmış ve klasikleşmiş bir Gökay Gelgeç yapımı Sinematik Video… Yine ve yeniden sizlerle…

Açılan tırnaklar arsından muhteşem davul gümbürtüleriyle dalarız Antalya havalimanı pistine… 1978’e yapılan bu iniş bir karşılama törenini hatırlatır bize. KAPLANLAR AĞLAMAZ yazısının ardından fonda çalan gitarın tellerinden çıkan seslere bir sanrı yakalamak istercesine tutunuruz…

Antalya havalimanı polis kuvvetlerince korunmaya alınmıştır. Yan profil vererek yürüyen güvenlik gücümüzün ardına takılır yürüyüşe başlarız son sürat (yumuşak bir inişten sonra tabii)…Ve bir arabanın dikiz aynasında güneş gözlüklerinin arkasından bile keskin bakışlarından kaçamadığımız kahramanımızın endamı belirir..herkes silah kuşanmıştır,dudağında sigarası ve elindeki makineli ile karşımızdadır.
Masumiyet timsali bir genç kız tüm ümitlerini yitirmiş bakarken yere…ikinci kahraman Ahmet Mekin girer içeri…yanan yüreğini ve dilinin ucuna gelenleri söylememek için yutar bir bardak su ile antibiyotiğin hepsini…Diğer kahramanlar çıkar artık karşımıza her biri birer semboldür bizlere anlatılanda.

Nihayet hipnoz etkisinde kalmış gibi muhteşem gözlere takılıp kendimden geçme noktasına geldiğim bir anda, kelepçeli ellerini bana doğru uzatan ve merhamet dileyen kareden uzaklaşarak, kahramanımızın bir başka kötülüğün boğazına yapışmış eli oluveririm.

Açılan pencereden, kötülüğün şakağına dayadığı silahı ve dudağındaki sigarası ile “Bana bak Macit,ben adam satmam,adam öldürüp paramı alırım.”cümlesi ayaz gibi çarpar yüzümüze…Yaralı bir kurt gibi ambulansa taşınırken flaşın aydınlattığı aslan yelesi saçları ve yüzündeki ifadenin tam keyfini yaşarken Murat 131marka arabalarıyla jandarmanın duruma el koyması beni kendime getirir…Kovalama sahneleri derken bir bardak su ile hapı yutan diğer kahramanımız Ahmet Mekin yani esas kahramanın çocukluk arkadaşı aynı zamanda kanlısı,kısa bacaklı taburede oturmuş,karşısında masum genç kız,kır yemeğine hazırlanmaktadırlar.
Kuruyan damağımı ıslatmak için mutfağa yöneldiğim bir anda sanki beni arkamdan elindeki dürbünlü tüfekle vurmaya çalışan kötü adam Süheyl Eğriboz ile buluşur gözlerim…görüntünün ilerledikçe değişen renginden içeri atarak kurtarırım kendimi…
Çok çirkin bir ruhun varmış Perihan” cümlesinden sonra kadının suratına yapıştırdığı okkalı tokadı kahramanımız kendine atmıştır…fondan armonikanın kulağımıza fısıldayan sesi ile görüntü iyicene kızıllaşırken müzik tonunu arttırır. Alevler içindeki karısının bedeninden çıkan dumanlara takılıp geçmişe dalan ve bunu bize bakışları ile çığlık çığlığa veren Cüneyt Arkın’ın adeta Tarantino’yu kıskançlıktan çatlatacak yakışıklılıkta olması, ondan önce JÖNTÜRK’ümüzün olduğunun kanıtıdır.
Ve karşınızda yukarıda söylediklerimi tasdikleyen, elinde beyaz güvercin, bizleri selamlayan kahramanımızın son fotoğraf karesi…
Yazan: VIDEODREAM


Videoyu Hazırlayan: Gökay Gelgeç

Yorumlar