Melek Görgün: Vamp kadın

Melek Görgün Arzu Okay gibi Sinematik Yeşilçamda yer vermeye çalıştığımız isimlerden birisi. Eski bir yazımızı, yazıyı ve fotoğraf galerisini de güncelleyerek yeniden paylaşıyoruz.

Sanırım  sanat dünyasında Türkiye’de ve hatta dünyadaki ana sorunlardan birisi sadece 1 kişiyi baş tacı ederek alarak herşeyi onun çevresinde değerlendirmek. Yani ya 1 numara olacaksınız ya da hiç kimse. Yeşilçam’ın güzel kadınları konusunda bu durum oldukça acımasız. Bu yüzden herşeyde referans noktası olarak Türkan Şoray ele alınıyor. Fatma Girik gibi önemli oyuncularımız bile göz ardı edilirken Mine Mutlu, Arzu Okay ve Melek Görgün gibi isimlerin durumu daha da zor. Onların üzerine yapıştılılan “seks furyası dönemi oyuncuları” etiketi günümüz de bile iki yüzlülüğünü gösteriyor. Agah Özgüç, Mesut Kara, Metin Demirhan ve Giovanni Scognamillo gibi danıştığımız ana kaynaklar da olmasa pek çok isim önemsiz görülerek yok olup gidecekler ki bu konuda pek çok örnek mevcut.

Melek Görgün, Feri Cansel ve Arzu Okay gibi isimlerin çevresinde yapılacak araştırmalar aslında bizi derinlemesine bir yeşilçam analizi yapmaya götürecektir. Son yıllarda Melek Görgün ve onun filmlerindeki vamp kadın yönü üzerine görsel materyaller de topluyorum. Bu oldukça zor bir durum çünkü kategorize edilmemiş bir ortamda ulaşabileceklerimiz kısıtlı maalesef fikir ve  materyal hırsızlığı pek çok arşivciyi küstürmüş o yüzden kıyısından köşesinden tırmalıyoruz.

Fotoğraflardan anladığım kadarı ile bile Görgün’ün Yeşilçamda yaratılan kadın imgesine göre çok alternatif bir çizgisi var. Asım Mavzer‘de o ünlü yılan sahnesinden sonra evde yakalanan diğer kadın olan Melek Görgün Mavzer’e de tokat atmaya çalışıyor. Başka bir filmde, hem de kovboy filminde Erol Taş‘ın sevgilisi olarak köy baskınında o da silah sıkıyor, çatışmanın içinde yer alıyor, bir başka bar sahnesinde ise erkekler ile kavgada kafa kafaya yer alıyor. Burada yarattığı imaj aslında sadece bir “Erkek Fatma” değil çünkü cinselliğini de yeri geldiğinde kullanan bir kadın. Gerçek bir vamp kadın ve hatta femme fatale!. Ama bu karakterli durum ülkemizde kolay kadınlık olarak ele alındığı için filmlerde işi 2 kere daha zor aslında. Yinede Melek Görgün‘ün yenilmez bir duruşu var.
Melek Görgün 60lı yıllarda sinemaya başlıyor. Genellikle yardımcı kadın oyuncu olarak filmlerde öne çıkıyor. Dikkatimi çeken bir diğer önemli detay ise “kötü kadın” rollerinde oldukça çok yer alması. Genellikle de jönü yok etmek isteyen, gece kulübü sahibinin veya patronun sevgilisi olarak oldukça çok filmde yer almış. İnatçı ve savaşçı kimliğiyle erkeklere bile kafa tutuyor ve birçok aksiyonda yer alıyor.

Diğer oyuncuları araştırdığım ve taradığım zaman Görgün‘ün pek fazla ele alınmadığını düşündüm ve daha detaylı araştırmaya karar verdim. Ancak elimdeki kaynaklar sınırlı kaldı. Melek Görgün hakkında faydalandığım kaynakların başında Metin Demirhan ve Giovanni Scognamillo‘nun kitabı Erotik Türk Sineması geliyor. Metin Demirhan ile bir röportajından Yılmaz Atadeniz Melek Görgün şöyle anlatmış:

M.Demirhan - Gelelim konumuza… Melek Görgün ile nerede ve nasıl tanıştınız?
Y.Atadeniz - Melek Görgün’ü Adana’da tanıdım. İnce Cumali’nin (1967) çekimleri sırasında. Filmde küçük bir rolü vardı. Sanırım başka bir isim kullanıyordu o zamanlarda. Sonradan Melek Görgün adını aldı. Ben de o ara Adana’da Yılmaz Güney ile Çirkin Kral Affetmedi (1967) çekiyorum. Yani Yılmaz hem ince Cumali’de hem de benim filmim Çirkin Kral Affetmez’de oynuyor aynı anda… Daha sonra Melek Görgün İstanbul’a geldi ve filmlerde oynamaya başladı, şöhret oldu. Tekrar karşılaştık ve benimle de filmler yaptı: Azrail Benim (1968), O’nun Hikâyesi (1975) ve Maskeli Şeytan (1970) gibi. Maskeli Şeytan’da soğuk, karlı, ıslak bir havada Melek Görgün çırılçıplak soyunarak özveriyle çalıştı. Tabanlarına kat kat sargıda kullanılan ten rengi bantlardan yapıştırmama rağmen üşüttü ve yumurtalıklarından hastalandı.

Farklı Melek Görgünlü paylaşımlarda görüşmek üzere

Yazan: Utku Uluer

Sinematik Yeşilçam 2012

About Utku Uluer