Top 10: Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları Vol 1

2
1490

Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları Vol 1

Top 10: Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları Vol 1

10. Dengesiz ekonomik durumlar: Fakir erkeklerin ve kızların çeşitli sebeplerle zengin olmaları ya da zenginken fakirleşmeleri durumu. Çoğunlukla Mısır’daki bir amca, ünlü olup para basmak ya da mafya uzantılı işler yapmakla zengin olunur. Fakir olmanın kanunuysa ya iflas etmektir ya da hayata zaten öyle başlamaktır.

9. Ekolojik aşk: Sevgililerin deniz kenarı ve orman gibi yerlerde buluşmaları, el ele dolaşmaları ya da koşuşmalarına denir. Aşkın doğayla bütünleşmesi, odalara sığmaması ya da sevişemeyen çiftlerin herhangi başka bir aktivite bulamamasından kaynaklanır. Yönetmenin masraftan kaçınması da sebepler dahilinde olabilir tabi.


8. Uçak ya da araba kazası: Sonuçları sakat kalmak, kör olmak, erkekliğini yitirmek ya da ölmek şeklinde vuku bulan tatsız olaylar. Eve gelen mektup ya da bir aile dostunun telefonuyla öğrenilir. Bu dakikadan sonra kazayı geçiren eğer ki yaşıyorsa sevdiğinden köşe bucak kaçar. Çünkü o artık yarım bir insandır.

7. Yetim ya da öksüz çocuk: Acınası, sevilesi, en az ev hayvanı kadar bakılası, herkese baba ve anne diyebilme potansiyeline sahip, gözü yaşlı çocuk. Filmlere masumiyet kattığına inanılır. Pek zavallı pek çaresiz bir hali vardır. Sevgiye muhtaçtır.

6. Boy boy afişler: Çoğunlukla kadın ama ara sıra da erkek ünlü olup da gazinoda topluluk karşısında şarkı söylemeye başladığında yaşanılan şey. Altında ünlü kişinin isminin yazdığı ağzı açık, başı havaya kalkmış mağrur ve havalı insan fotoğrafı şeklindedir. Birçoğu yan yana yapıştırılarak elde edilir. Görende isyan ve pişmanlık yaratır.

5. Görme bozukluğu:Yeşilçam sinemasının en çok sevdiği ve sık sık başvurduğu engelli olma durumu. Böylece hem senaryo kolayca akar hem de insanlara şahane bir duygu sömürüsü yapılmış olur. Kör kişi bir şeyleri seslerinden tanır, aksidir ve Avrupa’da muhakkak kendisini iyileştirebilecek bir doktor vardır. Gel gör ki çok para istemektedir. Yine de o para bulunur, kimse filmi kör bitirmez.

4. Ermeni kadın: Hiçbir zaman baş rolde olamayan ama en dikkat çekici karakterlerden biri olan, iyi ama yollu çoğunlukla yaşlı, adı Tasula olan kadın. Konuşmasıyla Ermeni olduğunu anlarız yoksa senin benim gibi insandır yani.

3. Siyah dantelli kombinezon: Kötü kadının ana simgesi. Suzan Avcı’yla özdeşleşse de, her kötü kadın bunu giyer. Fettan, şuh, kötü yola düşürücü, kötü adamların alayını tanıyan, yatağa girmekten korkmayan kadındır. Yeşilçam sinemasında erotizm bu kombinezonu giyen kadının erkekle yatakta hafif hafif öpüşmesinden başka bir şey değildir.

2. Hippie dansına benzeyen dans: Ne olduğu belli olmayan, twist’le karışık dans. Şoko partisinde ya da sıradan bir partide veyahut da pavyonda, diskoda gençlerin hep birlikte anlamsızca salınmaları esasına dayanır. Ayak uydurması zordur, ağır ağabeylere yakışmaz.

1. Bir türlü genelev diyememek:Kötü yola düşme ve düşürülme klişesi. Ama o kötü yolun ne olduğu bir türlü telaffuz edilmez. Bir sürü kadından oluşan, başta bir mamanın olduğu, şen şakrak bir evde zorla bulunmaktır. O kelimenin söylenmesi yasaklanmış da olabilir. Kızı içki ya da hap yoluyla bayıltmak ve gömleğini çıkaran kötü erkeğin öylece kızın yanına uzanması şeklinde hayata geçer. Sevişme yoktur ama çok kötü başka imalar vardır.

Yazan: Frau Doll (Semra Uygun)

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikFilm Karelerinde Yeşilçam 08
Sonraki İçerikOnar Films’ten müthiş fragmanlar
27 Ekim 1981’de Şanlıurfa’da sarışın olarak doğdu. Önceki hayatında bir Urartu olduğu için burda doğması normaldi. Yoksa kesin Bavyera’da doğardı. İki özel yetenekle dünyaya geldi: 30 yaşına gelince 30 yaşında olduğunu göstermemek ve Taksim’deki biletçi kız taklidi. Okul hayatına inek olarak başlayıp nerd’e oradan da fırlamalığa yükseldi. Aralarda çılgın kız, rockçı, seksi şempanze, doll gibi şeyler de oldu. Özünde iyi biriydi ama. Felsefe okuyup üstüne reklamcılık cila yaptı. Editörlüktü, muhabirlikti, fotoğrafçılıktı, torna tesviyecilikti antin kuntin ne kadar iş varsa hepsini yaptı. Sonunda da en babasını, reklam yazarlığını, powerpoint’e hazırladığı CV’sinin başına koydu. Film ve müzik yazıları, burç yorumları, Twitter iletileri, maç tahminleri yazdı durdu. Halen de kasıyor. Güneş gözlüklerini, karpuzu ve taytı çok seviyor. Bir gün bir otel odasında ölü bulunacağına inanıyor. Bu arada Yeşilçam’a hala ağlar eder. En sevdiği çift Hülya Koçyiğit-Kartal Tibet, 5000 kere izlediği tek film “Malkoçoğlu”, onu ağlatan tek aktör Sadri Alışık ve kendine yakın hissettiği tek karakter Piç Rıza’dır. İzzet Günay teklif etse hayır demez.