Mesut Kara – Sinemamızda Gülmece (Komedi filmlerinin kısa tarihi)

3
1472

Toşun Paşa lobi-kartı

Nerden başlasam, nasıl anlatsam? Bizde mizah üreteni de, alıp tüketeni de “Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız” diye başlar söze. Komedi filmleri üzerine cümleler kurmadan, önce, soruları yanıtlayabilmek için gülmecenin sinemadaki tarihsel serüvenine kısaca değinmek yararlı olabilir. Binlerce yıl öncesine uzanan ‘geleneksel temaşa sanatımız sözlü öykü anlatma geleneğiyle orta oyunlarında, meddahlarda, seyirlik köy oyunlarında, kukla ve gölge oyunlarında, operetlerde insanları eğlendirirken düşündürmüş, çoğu zaman toplumsal bilinç oluşmasında öncü bir rol oynamış ama hep güldürmüştür.
Komik halk kahramanlarımız aslında birer anti kahramandır. Karagöz, Nasreddin Hoca, Keloğlan yarı hayal yarı gerçek kahramanlarımızdır. Yüzyıllardır güldürürken düşündürmeyi ve ders vermeyi sürdürdüler dilden dile geçen hikâyeleriyle.

Sadri-alisik-4Sinema öncesinde var olan bu gelenek sinemanın ilk dönemini de etkiler, perdeden akan görüntülere yansır. Komik Naşit Bey, Kel Hasan, İsmail Dümbüllü gibi Tuluat kumpanyalarının, çadır tiyatrolarının komikleri sinemanın da ilk komikleridir ve yaşadıkları tüm zorluklara karşın, acılarını, sorunlarını içlerine atıp güldürmeyi sürdürür beyazperdeden bize yansıyan görüntülerinde. Komiklerimizin maceraları ilk filmlerden itibaren başlar.

İsmet Fahri Gülünç, Şadi Fikret Karagözoğlu ve Naşit Özcan da sinemadaki ilk komik tiplemelerimizdi. 40’lı yıllarda İsmail Dümbüllü halk komiği olarak yıldızlaşır. 50’li yıllarda yeni komikler tanırız. Aziz Basmacı, Settar Körmükçü, Vahi Öz, Zeki Alpan, Münir Özkul gibi oyuncular beyazperdenin sevilen komiklerinden bazılarıdır sadece.

1960’lı yıllara gelindiğinde salon komedileri dönemi başlar. Yine bu dönemde etkisi yıllarca sürecek tiplemeler de yaratılır. Feridun Karakaya’nın oynadığı Cilalı İbo, Öztürk Serengil’in Adanalı Tayfur’u ve Sadri Alışık’ın Turist Ömer’i güldürü sinemasının üç büyükleri olarak öne çıkar. Adanalı Tayfur gibi Adanalı Celal’de de izleriz Öztürk Serengil’i.

60’lı yıllar bol kadrolu yıldızlar geçidi komedi filmlerinin bolca yapıldığı ve çok sevildiği verimli bir dönemdir. Kimler yoktur ki unutulmaz güldürü ustaları arasında… Vahi Öz, Necdet Tosun, Cevat Kurtuluş, Ali Şen, Mualla Sürer, Mürvet Sim, Hulusi Kentmen, Suphi Kaner, hemen akla gelenlerden bazıları sadece. Vahi Öz, Horoz Nuri tiplemesiyle birçok filmde yansır beyazperdeye. Vahi Öz’ün, Mualla Sürer’le oluşturdukları ikili ise unutulmaz bir neşe kaynağıdır o filmleri izlediğimizde. Hulusi Kentmen de Mualla Sürer’le haylaz çocuklar gibidir birçok filmde.

70’li yıllar erotik komedilerle geçerken, Türk sinemasına damgasını vuran Ertem Eğilmez 60’lı yıllarda yaptığı Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi, Helal Adanalı Celal gibi komedi filmlerle bu tarzda da başarısını göstermiştir. Erotik komedilerin ağırlıkta olduğu 70’li, 80’li yıllarda, iyi komedi filmler Ertem Eğilmez imzasıyla geçer tarihe.

mavi boncuk yakalama 000270’lerin hemen başında Tarık Akan’lı Tatlı Dillim, Sev Kardeşim, Oh Olsun, Yalancı Yarim, Mavi Boncuk’la başlattığı duygusal aile komedilerini, Kemal Sunal’lı,  Zeki Alasya’lı, Metin Akpınar’lı, Halit Akçatepe’li Köyden İndim Şehire, Salak Milyoner izler. Her oyuncu bir kez daha yıldızlaşır bu filmlerde.

Çok tutan dev kadrolu filmlerle sürdürür gençlik ve halk komedisi aile filmlerini Ertem Eğilmez. Kemal Sunal’lı, Tarık Akan’lı, Münir Özkul’lu, Adile Naşit’li, Halit Akçatepe’li Hababam Sınıfı serisi unutulmazlar arasına girer. Kemal Sunal da, Şener Şen de, İlyas Salman da büyüdükçe büyür Ertem Eğilmez filmlerinde. Tabii ki Adile Naşit, Münir Özkul, Halit Akçatepe, Ayşen Guruda, Şevket Altuğ ve diğer oyuncular da.

Sinemamızın son çeyrek yüzyılına damgasını vuran Şener Şen gibi, Uğur Yücel de İlyas Salman da Ertem Eğilmez filmlerinde yıldızlaşır. Yeşilçam’ın son 30 yılına damgasını vuran, Yeşilçam’ın son ‘büyük yıldızı’ ve sinemamızın en önemli şansı Şener Şen benim için de benzeri dünya sinemasında da zor bulunur bir oyuncudur. Birlikte çok film yapabilme olanağı bulamasalar da hiç kuşkusuz Şener Şen-Uğur Yücel ikilisinin ayrı bir yeri var bende de, sinema tarihimizde de.

cem-yılmaz-tosun-pasa2000’li yılların yükselen değerleri gençlik-komedi filmleri olarak yansıdı sinemaya. Yeni kültürle yetişen genç kuşağın mizah anlayışını, beğeni seviyesini belirleyen etken döneme denk gelen yeni anlayışlarıyla yeni mizah dergileri olmuştu. Gırgır’dan Hıbır’lı, Limon’lu, Leman’lı günlere geldiğimizde artık hayat 40’lı yaşların sonuna gelmiş olan bizim kuşağın algılamakta zorlanacağı denli dönüşmüştü.

Bu dönüşüme denk gelen figür tartışmasız Cem Yılmaz’dı. Çıkışının ve mizah anlayışının geçmişin değerlerleriyle, erdemleriyle dalga geçildiği döneme denk gelmesi, karşılık bulması kısa sürede yıldız olmasını sağladı. Popüler gişe filmlerini düşündüğümüzde tek tek film isimlerini, kahramanlarını saymadan da gelinen noktayı, beğeni düzeyini, yaşanan dönüşümü anlayabiliriz 80’lerden bu yana yaşanan büyük dönüşümü, yenidünya düzenini düşündüğümüzde. Cem Yılmaz ve Recep İvedik filmleriyle Şahan Gökbakar başlı başına bir araştırma ve yazı konusu olabilir yaşanan dönüşümü, gelinen noktayı anlayabilmek için.

 

Mesut Kara. 2011

 

Yorumlar