Yılmaz Güney – Mor Defter (1964)

1
2449
sinematik_mor_defter_yilmaz_guney
MOR DEFTER – 1964
“Siz martı kanadından, kadın gülüşünden ne anlarsınız?”

Genç şair Suphi (Yılmaz Güney) sürekli olarak devam ettiği arkadaş partilerinin popüler erkeklerinden birisidir. Öyleki bu popülerlik grubun en güzel iki kızı Selma(Devlet Devrim) ve İffet’in kendisine sürekli olarak kur yapmasını sağlamaktadır. Oysaki Suphi’nin sevdiği tek şey kadınların varlığıdır, sevgisini sadece kendi içinde yaşamayı tercih eden bir insandır. Seks, striptiz ve homoseksüel ilişkilerin yaşandığı bu ilginç arkadaş partilerinin önemli öğelerinden biriside günah çıkartma seanslarıdır.

Karanlık bir ortamda bolca alkol ve müzik tüketimiyle su gibi akan saatlerin içerisinde aydınlığa duyulan kısa süreli ihtiyaçlar birer gölge olarak kadın ve erkek vücutlarıyla birleşen bireylerin yüzlerinin seyirciyle tanışmasını sağlar. Yüzüne ışığın aksettiği her kişi geçmiş hayatı ve bu gruba nasıl dahil olduğunu diğerleriyle paylaşmaktan çekinmez, gruptaki tüm erkekleri sırayla deneyen bir kızdan, homoseksüel bir erkeğe (Kemal Sunal filmlerinden şaşı gözleriyle rahatlıkla hatırlayacağınız Nizam Ergüden), bir dilenciden kendini sadece cinsel birleşmeyle gruba kabul ettirebileceğini düşünen bir başka kıza renkli bir insan çeşitliliği vardır.

sinematik_mor_defter_yilmaz_guney23sinematik_mor_defter_yilmaz_guney18

Suphi’nin sıradışı yaşamına içten bir hayranlık besleyen eniştesi Profesör İsmail Sami bey (Cahit Irgat) akademik kariyeri uğruna içinden gelsede tadamadığı duyguların canlı yaşayan bir örneği olan Suphiye kin beslemektedir. Karısını (Aliye Rona) her zaman yetersiz bir insan olarak gören ve hayatına Suphi’nin girmesine sebep olduğu için sürekli olarak onu aşağılamakta ve asistanı Meryem’e (Evrim Fer) yakınlık duymaktadır. Meryem’e yakınlık duyan ve akademik kariyerleri kadar dışa vuramadıkları cinsel ihtiyaçları büyümüş bir diğer bilim adamı da Profesör Kerem Bey’dir (Ali Şen)

Profesör’ün yıllardır beklediği fırsat İffet’in ölü olarak bulunmasıyla beraber eline geçer. Bilimsel yöntemlerle bir insanı öldürmenin yolları üzerine çalışmaktadır. Alkolden yapılmış buzdan, arkasına siyanür sürülmüş bir pul’a ve bir Hindistan Cevizi kılının kurbana yutturulması gibi en tuhaf yöntemleri yazılı olarak kaydettiği defter kayıptır.

sinematik_mor_defter_yilmaz_guney20sinematik_mor_defter_yilmaz_guney09

Kayıp defterin sorumluluğunu Suphiye yükleyerek hıncını almak isteyen profesör, genç şairin hayal dünyasının kendi bilimsel dünyası kadar amansız olduğunu görmekte geç kalmayacaktır.

Senin gibi bir kadına muhtacım,

Her kadında bir erkeğe muhtaçtır Suphi…

Herkese biraz naziksin sen !

sinematik_mor_defter_yilmaz_guney22sinematik_mor_defter_yilmaz_guney21

Mor Defter, Yeşilçam‘ın adı Ekmek Kavgası Dayatması olarak koyulmuş acımasız bir koşuşturmacaya sürüklenen toplumsal hayatımızın ihtiyaçlarını seri üretimlerle karşılamaya çalışmaya başlamasından önce farklı hikayeleri denediği yaratıcı döneminden bir örnektir. Özellikle sürpiz finaliyle, Akira Kurosawa‘nın kendisini tüm dünyaya tanıtan Rashomon filminde yaptığı gibi gerçeğin binbir türünü bir cinayet (veya intihar) kurmacası içerisinde izleyiciye sunmaktadır. İki film arasında değişen tek rol çözümü seyirciye bırakan Kurosawa’ya karşı, Erol Aksoy‘un senaryosunda çözümün şizofren bir akıl hastasının anılarını kaydettiği defterde gizlenmesidir.

Türk Sineması ve Jartiyer konulu yazımıza örnek filmlerden biri olacak bu çalışmanın 1964 yılında çekildiği ve o dönemde erotizmi kendi sınırları içerisinde vermeye çalışırken grup sexten, ölü seviciliğine (ve bu rolü üstlenen kişi Ali Şen‘dir) kadar en uç noktalara gitmesi Nuri Ergün imzalı bu çalışmanın Atıf Yılmaz ve Metin Erksan çalışmaları kadar ele alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

sinematik_mor_defter_yilmaz_guney17sinematik_mor_defter_yilmaz_guney05

Deli diye dudak bükülüp geçiştirilmeye çalışılan insanların iç dünyalarında tüm insanlıktan bir parça taşıyor olmaları filmin merkezinde ki gerçekçiliği oluşturmaktadır. İnsan olarak yaşamanın bir dram ve dramın ayrılmaz parçalarından birisininde delilik olduğu inkar edilemez.

… ve yalanın sığınamayacağı tek yer ölümdür. 

Yazan: Gökay GELGEC Yojimbooo

sinematik_mor_defter_yilmaz_guney13sinematik_mor_defter_yilmaz_guney11sinematik_mor_defter_yilmaz_guney04

Mor Defter Filmi

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikYeşilçam Dvd/Bluray rehberi: Onar Films – Superman Dönüyor/Demir Yumruk devler geliyor
Sonraki İçerikDC ve Marvel kahramanlarını hangi Türk sanatçılar oynardı?
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.