Yabgu Nihat Yiğit ile soru-cevap

1
3436

ÇIKO ve Sinematik Yeşilçam ekibi çalışmalarını bir bütün olarak uluslararası kulvara taşımanın heyecanını yaşadığımız günlerde, aylar önce tüm alçakgönüllüğü ile Çetin İnanç gibi bizleri karşılayan Nihat Yiğit’in sürprizi ile sevindim.

Çetin İnançla Jet Sohbetler yazımızda ÇIKO’nun kuruluşunda bir bütünün ayrılmaz unsurları oluşturan 80’ler fantastik avantür filmlerimizin uzman dövüşçüleri Nihat Yiğit ve Osman Betin‘i de koleksiyon misyonumuza dahil etmiştik.

Öyle ki yüreğiyle dövüşen Yeşilçam Kavgacılar ekibi; Reagan dönemi filmleriyle çocuk bünyelerimizin içine enjekte edilen “Teknolojik Morfin”, Ninja gerçeği (ki Franco Nero‘nun bile bıyıklı bir ninja olarak karşımıza çıktığı bir furyaydı) ve Bruce Lee‘nin ölümüyle beraber felsefik yaklaşımını akıl üstü bir fantazyaya kayan Uzak Doğu sineması ile teknik olarak işin içinden gelen insanlarla paylaşıma geçmişti. Artık bıçkın kabadayıların bir sonraki yumruğunu olanca özverisiyle karşılayan bu kavga emekçilerinin kimi zaman yanlarında çete üyesi kimi zamanda rakip çetenin üyesi olarak işin mutfağından gelen liderleri ortaya çıkmıştı.

ÇIKO projesinin bilinçaltımda ki ilk fitili sayılabilecek ve bu alt sebebi yıllar sonra özümseyebileceğim Son Savaşçı filmi hem Çetin İnanç ve Cüneyt Arkın hemde Nihat Yiğitle ilk tanışmam olmuştu. 4 yaşında ve abisinin nezareti ile bu filmi izleyerek gözünde ki kötü adam imajını sonraki yıllarda tanıştığı Bruce Lee figürüyle harmanlayan bir insan olarak Nihat Yiğit’e bir çocukluk hatırası olarak duyduğum sonsuz saygıyı paylaşmak isterim.

sinematik_nihat_yigit5 sinematik_nihat_yigit8

Nihat Yiğit
ile
Soru – Cevap

O yıl yaz başında iken kendisiyle temasa geçtiğimizde cevap vermekte gecikebileğini nazik bir dille ifade eden Nihat Yiğitle gerçekleştirdiğimiz mini röportajı, bir soru cevap sunumu şeklinde sizlerle paylaşıyoruz;

olumvurusudf01 – Aç Kartallar haricinde genel olarak Osman Betin’i rol arkadaşınız olarak görüyoruz. Sporcu biri olarak özellikle dövüş kareografilerinin hazırlanmasında ikinizinde ortak katkıları bulunuyormuydu?
“Elbette. Osman, kişisel olarak çok sevdiğim, savaş sanatlarında yetenekli, sinemada ise flesibilitesi olan bir arkadaşım. Elbette ortak çalışıyorduk”

2 – Cüneyt Arkın’la beraber dövüş sahnelerinizin çekimlerinden hatırladığınız bir anınız varmı?
“Bir kez karşılıklı maç yaptık, 1 dakika ya sürdü ya sürmedi. Nedeni de bizim yatığımız sistemin (kyokushin vuruşlu karate) kendisinin yaptığı sistemden (shotokan vuruşsuz sistem) daha sert ve etkili olduğu konusunda idi. Göster deyince gösterdim ve canını yakmıştım. Amacım, filmde işlenen döğüş sahnelerinin gerçeği yansıttmadığını anlatmaktı. Kendiside bunu kabul etti.”

3 – Osman Betin’i genellikle karate ağırlıklı görürken sizin tarzınızın başka sanatlarla harmanlarak daha zengin olduğu söylenebilirmi?
“Ben daima savaş sanatlarında gerçeği aradım. Şova dayalı, önceden kurgılanmış, estetik kaygılı savaş sanatlarından ziyade, her türlü konum ve koşullarda kişiyi yalnız ve çaresiz bırakmayacak bir sistem arayışı içinde oldum. Bundan dolayı Türk savaş sanatı Sayokanı kurdum. Gözlemlediğiniz bu arayışımın bir yansıması olabilir.”

4 – Filmlerinizin çoğunun lobi kartları veya afişlerinde Ayberk Karate Okulu’nun ismi geçmekte. Bu okulun özel bir hikayesi var mıdır?
“Hayır, arkadaşımız film çekimlerinde figürasyon olarak katkılarda bulunmuştur. Bunun karşılığında da yapımcı firma jest yapmıştır.”

5 – Çetin İnanç serisi içerisinde dövüş sanatları konusunda en önemli filmleriniz Son Savaşçı, Aç Kartallar ve Ölüm Vuruşu. Bu filmlerle ilgili hatırladığınız bir çekim veya kamera arkası anınız var mı?
“Bu filmlerin birinde şişe kırış* vardır. Çetin ağabey “Bunu stüdyo desteği ile yapalım, eline birşey olmasın hocam” yaklaşımını göstermişti.Ben ise kendime yediremedim ve bu sahneyi gerçek çektim. Şişeleri hile olmadan kırdım.”

sonsavascikn46 -Sinema kariyeriniz boyunca çalıştığınız yönetmenlerden Kunt Tulgar, Çetin İnanç ve Cevat Okçugil hakkında birer cümleyi paylaşırmısınız? Bir yönetmen olarak çekimler esnasında kendinizi en rahat hissettiğiniz kişi hangisiydi?
“Hepsinde kendimi rahat hissettim. Ben bir sinema sanatçısı değilim, savaş sanatları uzmanıyım. Bundan dolayı, sinemadaki acemiliğimi onların yardımlarıyla sağladım ve onlarda bana karşı hep anlayışlı oldular.Çetin ağabey ve Kunt ağabey avantür film çeken yönetmenlerdi. Ama rahmetli Cevat ağabey öyle değildi.”

7 – Filmlerinizde genel olarak kullanılan çekim mekanları İzmir ve Foça çevresinden. Bunun özel bir sebebi varmıydı?

“Hayır, tamamen yapımcı firmanın tercihiydi.”

8 – Son filminiz Balta ve bu filmde Ejderin Intikamında olduğu gibi yabancı bir filmin Türkiye uyarlaması olarak geçiyor ancak mekan ve konu diğer filmlerinize kıyasla oldukça farklı. Bu filmle beraber sinemadan çekilişinizi ve sonrasında Sayokan’a uzanan yolculuğunuzu anlatırmısınız?
“Son çalışmam ve çekimleri için hazırlanılan Alpagut MOKAN hariç, sinemada hiç bir zaman yapmak istediğimi gerçekleştiremedim. Yapmak istediklerimi gerçekleştiremediğim için ve gerçek işimin savaş sanatları olmasından dolayı sinemayı bıraktım.

Ben hiç bir zaman taklitçi olmayı sevmedim, ama sinemadaki koşullar beni bir Bruce Lee taklitçiliğine doğru götürdü. Filmin ticari kaygılarından dolayı…
Daha sonra bir yakıştırma yapıldı Türk Bruce Lee si. Bu tanımı hiç bir zaman sevmedim ama maalesef yerleşti. Ben Nihat Yiğit‘im ve bendeki bir takım yeteneklerin görselleştirilmesinden yanayım. Sanırım bu “Alpagut Mokan” filmiyle gerçek olur.

Sayokan ile ilgili olarak, ben bağımsızlığına ve Türk kimliğine düşkün, önem veren biriyim. 4-5 yıllık uzakdoğu hayatımda, uzakdoğu ülkelerinin savaş sanatlarıyla ülkelerinin uluslararası milli siyasetine ne kadar katkı sağladıklarını yaşamış ve görmüş biri olarak; “Neden Türklerin kendilerine ait savaş sanatı olmasın?” sorusuna verdiğim bir cevaptır Sayokan.”

9 – Sayokan’ın sinema veya televizyon dünyasında da temsili üzerine bir projeniz bulunuyormu?
“Elbette hemde çok. Ama doğru zamanda, doğru kişilerle olmasından yanayım. Bunun içinde çalışıyorum ve bekliyorum.”

sinematik_nihat_yigit7
ÇIKO (Çetin İnanç Koleksiyoncuları) Sayfası :http://www.myspace.com/cetininanc
Facebook Çetin İnanç-Jet Director: https://www.facebook.com/groups/146086025486547/?fref=ts
* Şişe kırma sahnesi Çetin İnançla gerçekleştirdiği son filmi olan Ölüm Vuruşu’na aittir.
** Sayokan hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayınız.
*** Alpagut Mokan projesi hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayınız.
Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo
ciko

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikCüneyt Arkın’ın adı bir marka
Sonraki İçerikYeşilçam Klasikleri – Ah Güzel İstanbul (1966)
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.