Yeşilçam Klasikleri – ŞEPKEMİN ALTINDAYIM (1965)

2
2097

sepkemin altinda 20

Şepkemin Altındayım

Tam da bu sezon ki GalatasarayFenerbahçe rekabetinde bu film iyi gider diye düşündüm. İçinde futbol olan , futbolun sadece futbol olmadığının kenarından geçmeyen ama hayat olan bir film. Zira filmimizin başrol oyuncuları haricinde, Salatasaray ve Yenerbahçe kulüpleri de acayip ünlüler.

sepkemin altinda 10 sepkemin altinda 11

Şapka değil… Şepke !

“Yeşşe, bebe, şepkeee, kelajj…” Der demez bildiniz değil mi, bildiniz bildiniz;

Öztürk Serengil ağabeyimiz. Şepkenin altında olan Öztürk Serengil, 1965 yapımı bu filmin başrol oyuncusu.

sepkemin altinda 09 sepkemin altinda 13
Yeşilçam’ın rekortmen senaristlerinden Bülent Oran imzalı filmin yönetmeni; aşk, seks ve melodram filmlerinin unutulmaz yönetmeni, müzisyen, gazeteci, bütün ünlülerin sırlarını bilen Ülkü Erakalın.

Nostaljik filmleri sevenlerin özlediği yüzler , yeşilçamın komikleri bu filmdeler. Rol dağılımı şöyle;

sepkemin altinda 04 sepkemin altinda 05

Öztürk Serengil: Yenerbahçeli futbolcu ve sokak çalgıcısı olarak iki rolde

Vahi Öz: Yenerbahçe Spor Kulübü başkanı
Hulusi Kentmen: Salatasaray Spor Kulübü başkanı

Hüseyin Baradan: Salatasaray Spor Kulübü yöneticisi
Yusuf Sezgin: Filmin jönprömiyesi

sepkemin altinda 06 sepkemin altinda 07

Esen Püsküllü: Filmin ameliyat olması gereken esas kızı
Ajda Pekkan: Yenerbahçeli Öztürk serengil’i baştan çıkarmaya çalışan dansöz

Sami Hazinses: Yusuf Sezgin ve Öztürk Serengil’den oluşan gariban takımının üçüncü kişisi
Uğur Kıvılcım: Sami Hazinses’in yavuklusu

sepkemin altinda 03 sepkemin altinda 08

Konu:

Şimdi bir mahalle düşünün. Yorgun ahşap evlerin sırt sırta verdiği, toz toprak ara sokaklarında çocukların top oynadığı bir mahalle…

Pencereden pencereye dedikodu yapılan, çamaşırları kurutmak için bir evden diğer eve ip bağlanan bir mahalle…

Bir de gariban yuvası. Mahallenin bir güzeli var (Esen Püsküllü), bir de yakışıklısı (Yusuf Sezgin). Seviyorlar keratalar birbirlerini. Ceplerinde az paraları olsa çoktan pembe panjurlu evi kuracak, bahçesine koşuşan çocukları salacaklar. Ama nerde?

sepkemin altinda 01 sepkemin altinda 02

Parasızlığın gözü çıksın işte, zaten esas kız da hasta biliyor musunuz? Ameliyat olması lazım, ille de ameliyat.

Esas oğlumuzun tıpkı, Üç Arkadaş, Avare Mustafa, Devlet Kuşu, Yuvasız Kuşlar ve daha nice filmde gördüğümüz bir can ciğer kuzu sarması dostları vardır. Hepsi de gariban.

Kim onlar? Öztürk Serengil ile Sami Hazinses. Gıygıycı bunlar. Bir ameliyat parası, sokakları gıy gıy çala çala arşınlayarak toparlanabilir mi? Cık!

sepkemin altinda 12 sepkemin altinda 14

“Hani futbol neresinde bu filmin ayol?” diyorsunuz. Şimdi oraya geldim. Gariban takımının kelajı, ülkenin önde gelen futbol takımlarından Yenerbahçe’nin golcüsünün tıpkısının aynısı, hıh demiş burnundan düşmüşü. Futbolcu da, tam bir gece kuşu, alemci.

Yaklaşan derbi öncesi, rakip takım Salatasaray, bu çapkın futbolcuyu kaçırmaya karar veriyor. Kaçırıyorlar da. Diğer taraftan Yenerbahçe yönetimi, gariban çalgıcıyı , futbolcumuz diye kapatıyorlar. Amaçları, derbi öncesi adamın çapkınlık yapıp yorulmaması. Ne kadar da bildik tanıdık.

Meydan çalgıcıya kalınca, komik olaylar ve yanlış anlamalar birbirini izler. Her iki takımın klüp başkanları ve yöneticiler arasındaki diyaloglar çok komik.

sepkemin altinda 15 sepkemin altinda 16

Araya bir aşk hikayesi sos edilmesi çok gereksizmiş gibi duruyorsa da, hoş bir renk olmuş . Vefa, dostluk, entrika, çaresizlik, kumpas… Güzel bir çorba.

Orhan Ayhan’ın stadyumdaki maç spikerini canlandırdığı filmin sonunda elbette ki herkes mutlu sona kavuşuyor. Araya bir aşk hikayesi sos edilmesi çok gereksizmiş gibi duruyorsa da, hoş bir renk olmuş . Kaldı ki parasızlıktan kavuşamayan iki aşık rolündeki Sezgin ve Püsküllü 1965 yılının Ses Dergisi finalistleri, ilk kontratlarından biri de bu film muhtemelen.

Vefa, dostluk, entrika, çaresizlik, kumpas… Güzel bir çorba.

Maçı kim mi kazanıyordu? Bilmem, izleyin görün 🙂

sepkemin altinda 17
Son söz :
En büyük Salatasaray… Yenerbahçeli Utku, Gökay ve Ercan’a selamlarımla”

Yazan: Dilek Gürses (Çilek)

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikGölge e-Dergi Nisan 2013 Sayı 67 Yayınlandı!
Sonraki İçerikHaber: 9. Yıldız Kısa Film Festivali
Çilek, 1974 Berlin doğumlu... Yani gurbetçi... Yani video devri çocuğu... Küçüklük idolleri Adile Naşit, Münir Özkul, Kemal Sunal... Gülmeyi çok sevmesinin suçlusu onlar. Jön dedin mi Ayhan Işık'ı, aktrist dedin mi Türkan Şoray'ı getirir aklına ilk. Bir kız çocuğu olarak karateyi sever çünkü Cüneyitseverdir. Cüneyitseverdir çünkü Cüneyit Arkın aynı zaman da romantiktir. Hülya Koçyiğit koşuşu diye bir koşma stili benimsemiştir, öyle koşar. Otriş ve şapka güzel şey diye düşünür, balıkçı güzeli Azize gibi şarkı söylediğini hayal eder ara sıra Binlerce film karesini, repliği, ayrıntıyı, kırıntıyı hepsini farkında olmadan sadece beynine değil yüreğine de kaydetmiş Çilek hanımın lisede edebiyat bölümünü seçmesinin altında 6 Edebiyat A sınıfı Hababamcıları ve Mahmut Hoca yatar. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik mezunu Çilek hanım artık arada sırada yazsa da eski Yeşilçam filmlerini hâlâ çocukluğundaki şevkle ayıla bayıla izlemekte, meraklısına rast geldi mi dönem filmlerinin kritiğini yapmaya mesai harcamaya hiç... ama hiç üşenmemektedir.