Yeşilçam’ın REMAKE’leri: CELLAT – Serdar GÖKHAN (1975)

3
1353

cellat banner

CELLAT – Turkish Death Wish

1975

1970’ler sinemada şiddetin keşfinin yıllarıdır. Bu keşif bir yandan adaletin sorgulanması ve tipik Amerikan rüyası olan kendi kanunu koyma özleminin de sunumudur. 1974 yılında Charles Bronson‘u sinemanın seçkin intikamcısı haline getiren DEATH WISH filmi çevrilir. Takip eden yıl orjinal filmin Bülent Oran‘ın senaryosuyla bir parça değiştirilip ülkemize uyarlanmış versiyonu olan CELLAT sinemalarda gösterime girer.

Charles Bronson‘un yerini Serdar Gökhan, yönetmen koltuğunda ki Michael Winner‘in yerini ise Memduh Ün almıştır. İki filmin ana teması olarak bir ailenin başına gelebilecek en kötü yıkımlardan birisinin neticesinde intikam makinesi haline dönüşen aile reisinin yaşadıkları konu edilmektedir.

serdar_gokhan_cellat_sinematik14 serdar_gokhan_cellat_sinematik13

İntikamcılık sinemanın garantili konularından biri olmasına karşı en çok tekrar edilen temalarınında başında gelmektedir. Kimi zaman yenilikler sunarak bu temayı verebilen filmler diğerleri içerisinden sıyrılabilme başarısını gösterebilirler.

Death Wish’i temelinde diğerlerinden ayıran noktada hikayenin kurgusunun bir çeşit rahatlama filmine dönüşmesindendir. Karısı ve kızı sokak serserilerince tecavüze uğrayan, karısını mezara kızını akıl hastanesine kapatan Paul Kersey kısa bir süre içinde ki ikilemle boğuştuktan sonra Texaslı bir petrol babasının kendisine hediye ettiği silahın verdiği teşvikle, öldürebildiği kadar serseriyi yoketmeye karar vererek gecelerin intikamcısı halini alır. Halkın sempatisini kazanan ve Newyork’ta ki suç oranının düşmesine yardımcı olan bu intikamcının yöntemi oldukça basittir, oltanın ucunda ki avcı gibi kendisine gelecek balıklara yem sunmakta ve avını yakaladığında sualsiz olarak öldürmektedir.

serdar_gokhan_cellat_sinematik12 serdar_gokhan_cellat_sinematik11

Cellat filminde aynı temayla ailesinin yıkımıyla yüzyüze gelen Serdar Gökhan‘ın “Texaslı Petrol Babası“‘nın yerini Bursalı Kenan Pars alır. Pars’tan aldığı silahla kısa bir süre sonra gecelerin intikamcısı haline gelen Gökhan bir yandan bu amaca hizmet ederken öte yandan da karısının ve kız kardeşinin katillerini aramaktadır. Bronson sistemiyle hareket ederek Newyork metrosunun İstanbul’a uyarlanmış versiyonu olan Zeytinburnu banliyö hattı, sur dibi gibi çeşitli mekanlarda ulaşabildiği kadar serseriyi öldürür.

Orjinal filmde hiç yüzyüze gelmeyen serseri grubu ve esas karakter, Yeşilçam’ın yeniden çevriminde Gökhan’ın karısına hediye edip daha sonra serserilerce çalınan kolyeyi tesadüf eseri bulmasıyla yüzleşirler. Tabii ki bu yüzleşme sinemamızda kimi zaman örneklerine rastlanabilecek sadizm öğelerininde ortaya çıkışının habercisidir. Film boyunca sürekli tekrarlarla kötülük ve gereksizlikleri olanca ağırlığıyla sunulan Tarık Şimşek, Oktar Durukan ve İbrahim Kurt üçlüsü bu kadar kötülüğe müstehaktır düşüncesine uyacak usullerde cezalandırılırlar.

serdar_gokhan_cellat_sinematik10serdar_gokhan_cellat_sinematik09

Bronson’un yaralanmasıyla beraber deşifre olarak polis nezaretiyle şehirden uzaklaşmaşıyla sonlanan hikaye Türkiye versiyonunda manasız bir katliam havası yaratmamak veya şiddeti sorgulamak adına yapılmış bir filmi seyircinin anlamayacağı düşüncesiyle açılışta ki temaya döner.

Bu düşünceye göre Cellat aslında kötü-iyi bir adamdır ve ailesinin intikamını aldığında girdiği yoldan geri dönecektir. Oysa ki Bronson’un girdiği yolda doktora hatta ordinaryus profesörlüğe soyunduğu devam filmlerinde böyle bir durum yoktur. Baba yadigarı misali bir altı patlarla başlayan intikamcılığı roket atarla serseri temizlemeye kadar götürecektir. Sadece ilk film ele alındığında Cellat’ın Bronson tekniklerinden çok daha ötede sunumlar gerçekleştirdiği görülebilir.

Elektrik İşkencesi, Tuğla fırınında adam yakma, Kadının kafasını yerden yere vurma …vs

Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo

serdar_gokhan_cellat_sinematik02serdar_gokhan_cellat_sinematik01serdar_gokhan_cellat_sinematik04

 

CELLAT FRAGMAN

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikTürk Sineması ve Yeşilçam’ın REMAKE’leri: Giriş
Sonraki İçerikTürk Filmleri HD Kalitesinde Turkmax’ta
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.