Yeşilçam Arkeolojisi: Yadigar Ejder nasıl vefat etti?

1
9191

yadigar-ejder-4

Aslında Yadigar Ejder‘in nasıl öldüğü çok net: Aç, işsiz ve parasız.

Sinemamız’ın ejderi, gerçek ismiyle Adnan Ayberk‘in* vefatı Türk sinemasının, Yeşilçam’ın ve Türkiye’de sanatçı olmanın en acı hikayelerin birisidir. Pek çok kaynağa göre Taksim Parkında donarak vefat eden Yagidar Ejder‘in ölümü hakkındaki diğer bilgi ise yere düşerek kafasını çarparak vefat etmesi idi.

Yadigar Ejder
3. adam sitesinden alınmıştır

Üçüncü Adam sitesi Yadigar Ejder hakkında çok detaylı bir araştırma yapmış. Ben de Yadigar Ejder‘in nasıl vefat ettiği konusunda farklı kaynaklardan araştırma yaptığım için Sinematik Yeşilçam vasıtasıyla onların bu konudaki araştırmalarına bir katkı da bulunmak istedim.

Özellikle Süheyl Eğriboz’un anlattıkları donma hikayesine de  farklı bir yaklaşım gösteriyor. Dediklerine bakılırsa katıldığı bir açılışta iyice sarhoş olana kadar içtiği limonatasına votka karıştırılmış ve tuvalete gittiğinde ayağı kayarak kafasını duvara çarpmış ve beyin kanamasından ölmüş. (Üçüncü adamdaki kaynak video için TIKLAYIN)

Mesut Kara‘nın Artziler Kahvesi kitabında ise Cem Erman Yadigar Ejder’in ölümünü şöyle anlatıyor:

“Yadigar’la bir gün parasızlıktan Taksim Parkı’nda oturuyoruz. Karnımız aç. Bir ekmek ve biraz kaşar peyniri alacak para çıktı ikimizden, ucundan ucundan yedik. Hiç unutmam. Çok sıkıntıdaydık. Yadigar çok sevdiğim bir arkadaştı. Fakat çok garip öldü. Kebapçı Mehmet vardır Parmakkapı’da. Yadigar tuvalete giriyor. Çıkmayınca merak edip kapıyı kırıyorlar. Tansiyon yükselmesiyle tuvalette düşmüş. Yüksek tansiyondan beyin kanaması, zaten ayaklarından da hastaydı. Şakacı, hoş, çocuk ruhlu bir arkadaştı. Öyle bir adam Türk sinemasına kolay kolay gelmez. Nasıl bir Yılmaz Güney, bir Turhan Seyfioğlu, bir Ayhan Işık gelmeyecekse, bir Yadigar Ejder de gelmez.”

Rahmetli Mesut Engin’in eşi Sona Saraydar’ın anlattıkları ise daha farklı sıcağı sıcağına aldığı bilgilere göre ise Yadigar Ejder donarak vefat etmiş**.

Mesut Engin, Ajlan Altuğ, Süleyman Borat ,Cevdet Balıkçı ve Samim Değer birlikteydik. O gün Yagidar Ejder‘in parkta bankın üzerinde öldüğünü gelip söyleyen bize Ünsal Emre idi . Ben teşhis memuru veya morg sorumlusu v.s değilim ama sabahın erken saatlerinde güvenlikler bulmuşlar cenazeyi ve Taksim ilk yardım hastahanesi morguna konulmuş adamcağız sefaret ve perişan v.s halinde vefat etti.”

Sona Hanım’a Cem Erman’ın Mesut kara’ya anlattıklarını hatırlattığımda ise.

“Cem Erman ‘ a gelince Cem kendinden b ‘ haberdi o sıralar .. Cem Galatasaray pano şarap evinde idi sık sık o yüzden genellikle Cem Erman‘ ın sözlerini zatı ben kaale almam …Taksim Hastahanesi bitişiğidi bizim evimiz ve Rahmetli Ünsal Emre gitti hatta cenaze ne zaman kaltacağını öğrenipte cenazeye gidilecek olanlardandık.”

O dönemi yakından yaşayan Yönetmen Bülent Pelit, Ejder’in ölümü konu edilince ve yazımızı okuyunca şunları ekledi***:

“Donarak ölmesi uydurulmuş bir hikaye, bir mekanın lavabosunda düşerek beyin kanaması geçirdi. Yeşilçam insanları sefalet içinde yaşamış gibi göstermeyi çok seviyor insanlar. Evet birçoğu büyük acılar ve sefalet içinde öldü ama bir gün o sefaletlerini kimseye hissetirmediler. Yadigar Ejder‘in evi yoktu zaten. Hep otelde kalırdı, kaldığı otele aydan aya para ödediğinden öyle dışarı atılma gibi bir şey söz konusu olduğunu hatırlamıyorum. Sönmez Yıkılmaz, ağzından birkaç kelimeye denk geldim, benim hatırladığım bizim sette sıkça tartışıp kavga ettikleriydi, yani birbirlerini sevmezlerdi. Rahmetli Yadigar Ejder altın kalpli biriydi ancak çok gururlu ve alıngandı. İkiyüzlülüğü hiç hazmetmezdi.

yadigar
Büyüterek detayları okuyabilirsiniz

90ların başında çıkan ve o dönem detaylı bir kaynak olmayı başarabilmiş Gözel mecmuasında ise Yadigar Ejder’in ölümü şu şekilde anlatılmış:

Yadigar Ejder, kötü adam olarak sayısız filmde küçük roller aldı ; çok yoksulluk çekti, 1992’de  Ocak ayinda Taksim’de cansız bedeni bulundu. Güzel Mecması 1994 yılındaki 2. sayısında , katıldığı Yadigar Ejder‘in anma toplantısındaki notlarını ve olayların nasıl geliştiği ile ilgili bilgileri ise bu fotokopi yayın vasıtasıyla paylaşmıştı.

.” .. Sönmez Yıkılmaz ise İzmirde oturduğunu ve İstanbul a bu gece için geldiğini söyledi ve Yadigar”in son günlerindeki durumu ile ilgili bir anı anlattı, “ Kilyosda karlı bir günde, bir köyde Kemal sunal filmi çekilecek filimde Kemal ile Yadigar güreşicekler tabi ki üstleri yağlı ve çıplak çekimlerin hazırlığında bilirsiniz belki 3-4 saat sürer, Yadigarda çıplak karda üşüyor. Kemal Sunal ise arabanın içinde kaloriferi açmış viski içiyor Yadigarda arabaya gimek istiyor araba pislenir diye sokmuyorlar Yadigarda isyan ediyor bağırıyor . Bunun üzerine Yeşilçam patronlarının cezalandırma sistemlerinden olan işte seni şu kadar fılmde oynatmıyacağız cezası veriliyor Yadigar daha sonra tabiî ki işiz sonrada ölüm haberini alıyorum ….ben babam ölünce ağlamamışdım çünkü yaşlılıkdan ölmüşdü normaldi belki dedim ama Yadigar ölünce ağladım …. “

Tabi o dönem fotokopi olarak dağıtılan Gözel mecmuası ne ilginçtirki o günden elimize ulaşan en önemli kaynak olmuştu. Bu arada milliyet gazetesinde de yine Yadigar Ejder’in parkta donarak öldüğü haberi verilmişti. Yani kayıtlara Yeşilçam emekçilerinden Yadigar Ejder‘in vefatı bu şekilde geçmiş oluyordu.

Turk Nostalji sitesinden alınmıştır
Turk Nostalji sitesinden alınmıştır

Tabi aslında Yadigar Ejder‘in nasıl öldüğü çok net: Aç, işsiz ve parasız.

Yadigar Ejder’in ölümünün hikayesinin günümüze farklı ulaşması aslında pek birşey değiştirmiyor. Yeşilçam emektarları ile yapılan görüşmelerde yere düşüp öldüğü bilgisine ulaşılmış belki başına gelen haksızlıklar yüzünden parkta donduğu söylenmişte olabilir o dönem basın bu hikayeyi trajedi olarak vermek istemiş olabilir veya dostları onu seven insanlar donarak öldüğünü ona yakıştıramayıp düşerek öldüğünü söylüyor olabilirler. Bazen bazı sözler kişiden kişiye aktarılarak farklı yerlere gidebilirler. Sonuçta Yadigar Ejder artık Yeşilçam emektarlarının sembolü olarak sonsuza kadar yaşayacak…

Yazan ve derleyen: Utku Uluer

*Gerçek isminin farklı olma ihtimali de var.

** Facebookta Yeşilçam Benim aşkım grubundaki bir yazışmamızdan

*** Yazıya sonradan eklenmiştir

Yorumlar