İnsanları Seveceksin: Yeşilçam’da Dikey Bölünmeler

0
1840

insanlari_seveceksin_banner

Son dönemlerde toplumsal kutuplaşmanın tek elden başarılı ve aynı derece de tehditkar bir şekilde kışkırtılmasına şahit oluyoruz. Birleştirici ve partiler üstü unsurların tembelliği bir tarafa toplumun da halinin ne kadar farkında olduğu belirsiz. Bir çeşit 80’li yıllar şaşkınlığı içerisinde eski ile yeni arasında ki farkın birbirine geçişinin tekrarı yaşanmakta.

Yaşanan bu devri Yeşilçam kodları üzerinden tasvir edebilmek için garantili senaryolarımızın vazgeçilmez bölücü öğeleri üzerine bir göz atmak yeterli. İyi ile kötünün tanımının din, feodallik ve namus üçgeni üzerinden yapıldığı dönemde dikey bölünmenin gereklerini oluşturmak için kötü tarafın müslüman olmaması, gaddarlığı ve tecavüzcülüğü seyircinin esas oğlanın yanında saf tutma ihtiyacı hissetmesi için yeterliydi.

LiveImages_Kelebek-Haber-Galerisi_855_YEŞİLÇAMIN-UNUTULMAZ-YILDIZLARI-2010_EROL-TAŞ

Öyle ki ”Kahpe Bizans’ şovalyesinin hristiyanlaştırma adına işlediği cinayetler, körpe Türk kızlarının ırzına geçişi. çarmıha gerilen ailelere karşılık esas oğlanın rahibelerin yatağına girişi, değme işkenceye taş çıkartan tekniklerle esas kötüyü hakettiği için cehenneme postalayışının ardında herhangi bir soru işareti aramak dahi gereksizdi.

Keza feodal düzenin sinemada ki en başarılı gölgesi Erol Taş tipi ağaların köyde canlı tavuk bırakmayacak gaddarlığına karşı silah kuşanıp dağlarda namını salan iyi – kötü anti kahraman mazlum eşkiyanın kan davasında her zaman haklı bir unsur vardı..

Fabrikatörler ise zaten doğal yollardan zengin olmamış ve işçiyi sömürüp göbeğini biraz daha şişirmek için gerektiğinde esas oğlanı en yakını bildikleri tarafından öldürtebilecek kadar kudretli kötülerdi. Netice olarak bu insanların öldürülmesi layık oldukları bir sondu.

nuri_alco

Bugün için bu kadar öldürme vakasının ardından elde oluşan sonuç keskin bir bölücülüğün beslediği mağduriyet edebiyatı ve cüret sınırlarının ötesinde tarihin (okullarda bahsedilen değil gerçekte olanların) tv dizileri ve buyruklar aracılığıyla değiştirilmeye çalışılmasına kadar taşması oldu.

Tecavüzcü Coşkun ve Nuri Alço ikilisinin filmlerde ki karakterlerini masum bırakacak tecavüz vakaları bir çeşit feodal orgy şeklinde yaşananlar, Erol Taş tipi ağaların köylüyü bir yana bırakıp devletin içine yuvalanmış büyük abilerinin himayesinde küçük ordulara devşirilmesi, ve büyük abilerin tepesinde fabrikatör beyefendilerin dizginlerini elinde tutmaya başlayan bir sırtı dönük adam figürü bugünün kötülerinin kimyasını oluşturuyor.

tecavüzcü-coşkun_411799

Dikey bölünmeye belki bir Star Wars hikayesi şekliyle karşılık vermek te mümkün. Madem ki ortada Darth Wader kadar kötü birileri varsa onların bir gün taraf değiştirebilmeleri de düşünülemez mi ? Belki Yeşilçam’ın zamanında “acaba neden?” diye sormayarak dikey ve sert bir şekilde yansıttığı iyi ve kötü arasında ki ayrışma bugünün sinemasınca iyinin iyi ve kötünün ise bir zamanların iyisiyken neden bugün böyle olduğu analiziyle temelde insanı ele almasıyla aşılabilir.

Her tür fraksiyonun aşırısına karşılık insanların birbirini sevmeye gayret edeceği bir ülkenin sinemasının da örnek teşkil edebileceği kuşkusuz…

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikKunt Tulgar: İlk Türk filminin son durağı çöp sepeti oldu
Sonraki İçerikPANZEHİR: NUR TOPU GİBİ BİR PUNISHER’IMIZ OLDU!
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.