Mesut Kara – Vurun Kahpeye, Damga, Şoför Nebahat ve… Sezer Sezin

0
1946

sezer sezin banner 3

Geçtiğimiz günlerde Sezer Sezin’in hastanede yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiği haberi yansıdı. Sezer Sezin manevi annem gibidir, çok anımız vardır. En son birlikteliğimiz “Yeşilçam’ın Devleri Kuşadası’nda” başlığıyla yansımıştı medyaya; Nisan 2011 tarihinde. Sezer Sezin’e ve Nilüfer Aydan’a Onur Ödülü verilmesi önerim kabul görmüş ve onları Kuşadası’nda ağırlamıştık.

Haberin devamı şöyleydi: “Kuşadası Belediyesi tarafından düzenlenen Mesut Kara’nın gerçekleştirdiği Yeşilçam’ın Devleri konulu söyleşiye Sezer Sezin ve Nilüfer Aydan katıldı. Büyük ilgi gören programda yönetmen Mesut Kara da bir sunum gerçekleştirdi. Kalabalık bir davetli topluluğunun izlediği söyleşide Mesut Kara tarafından hazırlanan ve Sezer Sezin ile Nilüfer Aydan’ın Yeşilçam öyküsünü anlatan bir belgeselin gösterimi yapıldı. Gösterim sırasında Sezer Sezin ve Nilüfer Aydan duygusal anlar yaşadılar.

sezer sezin nilufer aydan mesut kara
Kuşadası Belediyesi tarafından düzenlenen Mesut Kara’nın gerçekleştirdiği Yeşilçam’ın Devleri konulu söyleşiye Sezer Sezin ve Nilüfer Aydan katıldı.

Sinemanın yarattığı İlk büyük yıldızdır Sezer Sezin

Sinemamızın ilk ve gerçek yıldızıdır Sezer Sezin. Sinemamızın, Damga (Seyfi Havaeri, 1948) ve Vurun Kahpeye (Lütfi Akad, 1949) filmiyle başlayan süreçte ilk yıldızlarını yarattığını söyleyebiliriz. Sezer Sezin, Türk sinemasının ilk yıldız oyuncularından, öncü sinemacılarındandır.

Muhsin Ertuğrul dönemi sineması Tiyatrocular Dönemi’dir. Tiyatrocuların egemenliğinde olan sinemada oyuncular tiyatrocu, oyunlar tiyatrovaridir. Cahide Sonku bu dönemin yıldızlarındandır. Sinemacılar kuşağının ilk yıldızı, sinema dilindeki oyunuyla Sezer Sezin’dir. Lütfi Akad Sezer Sezin için, “Çok kuvvetli bir kişiliği var. Kişiliğinin kuvvetliliği bedbaht olmasına sebep olmuştur.” diyor.

Sezer Sezin 1929 yılında Eyüp Sultan‘da doğar. Çok küçük yaşta tiyatroya ve sinemaya ilgi duyar. “Daha 14 yaşındaydım Atilla Revüsü‘nde oynarken. Balkanların en önemli revüsü diyorlardı. Daha sonra sinema hayatım başladı. Aslında zaten daha evvel okuldan kaçıp Yayla Kartalı filmine figüran gittik arkadaşlarla, annemizden babamızdan gizli. Çok küçük olmama rağmen atılgandım, hâlâ da öyleyim.

383147_10150289104973039_547618038_6886168_1839258218_nKendi kendini yaratan insanlardandır Sezer Sezin. Çok küçük yaşlarda, annesinden habersiz evden kaçarak Hürriyet Apartmanı ve Yayla Kartalı filmlerinde küçük rollerde oynar. Yapımcı Necip Erses‘in isteğiyle, Köroğlu filminde başrollerden birini oynar. Damga filmindeki ilk önemli oyunuyla ünlenir. Filmin bir hafta salonlarda kalmasını umarlarken, dört hafta gösterilir, kapılarda uzun kuyruklar oluşur. Arkasından Vurun Kahpeye filmi ile yıldızlaşır.

“Sinema aşkı çocukluğumdan beri rüyalarımdaydı. İlla film yapalım diye tutturdum. Hürrem Erman’ın Adapazarı’nda sinema salonları vardı. Ne kadar direttiyse de ben galip çıktım ve film yapımcılığına geçtik. Damga, Vurun Kahpeye, Lüküs Hayat derken sinemaya adım attık. O zaman Türk filmleri Taksim Sineması’nda 2 ya da 3 gün oynardı. Damga 4 hafta oynadı. Derken arkasından Vurun Kahpeye beni yıldız yaptı.”

“(…) Erman Kardeşler‘de müdür olarak çalışmaya başlamıştım. Erman Kardeşler‘in ilk filminde Sezer Sezin oynamıştı. Onun getirdiği bir teklifle Hürrem Bey, Vurun Kahpeye üstünde düşünmeye başladı. Satın aldık telif hakkını. Sonra da oturduk, Hürrem Bey, Sezer Sezin, Temel Karamahmut, İbrahim Serpil, Selahattin Küçük ve ben tartıştık. Sanıyorum bir iki günlük bir ön çalışma yaptık. Bir gün sordum Hürrem Bey’e ‘bunu kim yürütecek?’ diye. ‘Sen yapacaksın’ dedi. ‘Bu ağır bir işti. Ben şimdiye kadar böyle bir şey yapmadım’ dedim. ‘Yaparsın, yaparsın!’ dedi. O zaman tereddüt ettim. Sanıyorum Hürrem Bey’in bu teklifinde Sezer Hanım’ın bir etkisi olmuştur. Tabii karar veren Hürrem Bey’di ama Sezer Hanım’ın teşviki olmuştur, sanıyorum. Sezinlediğim kadarıyla böyle oldu.” (1)

vurun kahpeye sezer sezinLütfi Akad usta, Işıkla Karanlık Arasında adıyla yayınlanan anılarında o günleri tekrar şu cümlelerle aktarır: “Bir gün Hürrem Erman bir kitap uzattı ‘Bunu oku bakalım’ dedi. Halide Edip Adıvar‘ın Vurun Kahpeye adlı kitabıydı, Sezer Sezin getirmiş. Bir gün sırf merakımı gidermek için sordum: ‘Yönetmeni kim olacak bunun?’ Hürrem Erman gülerek ‘Sen’ dedi. Gülüyordu ama şaka eder bir hali yoktu. Ciddi olduğundan kuşkulanarak ‘Ben böyle bir şey yapamam’ dedim. Sakin bir şekilde ‘Yaparsın, biz düşündük yaparsın’ dedi. Biz dediği Sezer Sezin‘di. Vurun Kahpeye kitabını o seçtiği gibi ‘Aliye öğretmen’ rolünü kendisinin oynayacağı doğaldı. Bu nedenle kafa dengi, rahat konuşacağı, ortak çalışma yapabileceği bir yönetmen arıyordu. Benim bu işin altından kalkabileceğime kendince inanmış olacaktı.”(2)

Filme çekilecek öyküyü Sezer Sezin belirlemiştir, sonrasında senaryo çalışmalarına katılmış, filmi kimin yöneteceğini belirlemiş ve başrolünü oynamıştır.
Sezer Sezin‘in bulduğu bir hikâye ile Hürrem Erman kararını verdi ve ‘Damga’ adını koyacakları filmi Adapazarı’nda çekmeye koyuldular. Baş erkek oyuncunun, elektrik idaresinde çalışırken Sezer Sezin‘in zoruyla filmde oynamaya razı olduğu söyleniyordu. Adı Memduh’tu. İleriki yıllarda sinemamızın sözü edilen yönetmenlerinden biri olacaktı.”(3) Sözü edilen başrol oyuncusu Memduh, filmde Turhan Ün adıyla oynayan sonraki yılların usta yönetmeni Memduh Ün‘dür.

sezer sezinSezer Sezin Damga filmindeki başarısına Vurun Kahpeye filmindeki başarısını da katarak Türk sinemasının ilk gerçek yıldızı oluyor.”(4)

“Meğer Hürrem Erman Hıçkırık filmine çok önem veriyormuş. Filmin yönetmenliğini ve baş kadın oyunculuğunu Sezer Sezin üstlenecekmiş. Bunları daha sonra filmin yönetmenliği bana teklif edildiğinde öğreniyorum.” (5) Sezer Sezin, Atıf Yılmaz’ı yardımcı yönetmen aldığı ve birlikte senaryo çalışmalarına başladıkları günlerde Hıçkırık filminin yönetmenliğinden de, oyunculuğundan da vazgeçip, Erman Film’le ve Hürrem Erman’la ilişkisini bitirip ayrılırken Hürrem Bey’in “Hiç değilse bu filmi bitir de öyle ayrıl. Filmi kim yönetecek?” sorusunu “Tabii ki Atıf Yılmaz” diye yanıtlamıştır.

(1) Âlim Şerif Onaran. Ö. Lütfi Akad, Sf 23, 24, 25. Afa Yayınları Mart 1990
(2-3-4) Lütfi Akad. Işıkla Karanlık Arasında, Sayfa 54, 56. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Nisan 2004
5) Atıf Yılmaz. Hayallerim, Aşkım ve Ben, Sf. 44. Simavi Yayınları, 1991

Mesut Kara 2014

Yorumlar