Yeşilçam Arkeolojisi: Leblebici Horhor

0
2471

leblebici horhor banner1

Maalesef sinemamızın ilk yıllarından günümüze ulaşamayan çok fazla kayıp film var. Bunların yanında internet üzerinde pek çok kaynakta bu filmlerle ilgili bilgiler birbiri ile çok çelişkili. Sinemamıza uluslararası ilk ödül kazandıran film olarak da kabul edilen Leblebici Horhor (1934) filmi hakkında internet üzerinde çelişkili bilgilere rastladığımız için film hakkındaki genel bilgileri derlemeye karar verdik. Mesela çeşitli sitelerde 1916 yılında çekilmeye başlanan ancak yarım kalan Leblebici Horhor Ağa filminin Kemal film tarafından yapıldığı bilgisi vardı oysa Kemal film o yıllarda daha kurulmamıştı.

Sizler için Leblebici Horhor’un sinemamızdaki macerasını derledik:

LEBLEBİCİ HORHOR AĞA 1916

images1914 yılından itibaren Türk sineması hareketlenmeye başlamış. O dönem çeşitli oyunların yönetmenliğini yapan Sigmund Weinberg bu oyunlardan birisini filme çekmeye karar veriyor ve o dönem Benliyan topluluğunun oynadığı Leblebici Horhor oyununu seçiyor*.

1875 yılında Takfur Nalyan’ın bir şarkısından, opera sanatçısı Dikran Çuhacıyan’ın meydana getirdiği ve o dönemlerde çok ünlü olan opereti olan Leblebeci Horhor‘dur. O dönem düşünüldüğü zaman oldukça doğru bir seçim olarak görülebilinir.

Leblebici Horhor çekilmeye başladıktan bir süre sonra, oyuncularından birinin ölmesiyle yarım kalıyor. Maalesef hangi oyunucusunun vefat ettiği üzerine detaylı bir bilgiye ulaşamadık. Bazı kaynaklarda yönetmenler arasında Fuat Uzkınay gösterilmesine rağmen Nijat Özön Türk Sinema Tarihi kitabında bu bilgiye yer vermemiş. Biz de bu bilgiyi Weinberg’in tiyatro ile ilişkisi ile birliştirerek mantığa daha uygun bulduk. Maalesef bu yarım film günümüze ulaşamamış.

Oyuncu kadrosu olarak verilen bazı kadroların ile doğrulunu onaylayamadık. O yüzden verilen kadrolara pek itibar etmemek gerekli.

Muhsin Ertuğrul ve Leblebici Horhor

Leblebici Horhor Ağa, 1923 yılında bu sefer Muhsin Ertuğrul tarafından yeniden ele alınarak filme çekilmiş.  Kemal Filmtarafından yapılan film  ilk ve sessiz versiyondur. Vakit, 5 Aralık 1923 gazetesindeki ilana göre  Elhamra Sineması’nda gösterilirken, operetin özel musikisiyle desteklenerek oynatılmış.** Filmde Horhor’u Behzat Haki Butak, Hurşit Ağa’yı Ferdi Tayfur, Fadime’yi Elena Artinova canlandırmış. Filmde Vasfi Rıza Zobu, Maurice Mea, Gavros Tolayan, Muammer Karaca, Refik Kemal Arduman, Hazım Körmükçü gibi isimlerde yer almış.

Ancak film çok yüksek bir maliyette yapılmasına rağmen çok başarı kazanamıyor.*

165-M_Ertugrul-27-3
Muhsin Ertuğrul Leblebici Horhor Ağa’sı, (1923). Burçak Evren Arşivinden…

 

Öte yandan Muhsin Ertuğrul‘a göreceli olarak başarı sağlayan, 1923 yılında çekilen filmin sesli versiyonu ve senaryosunu Nazım Hikmet Ran ile birlikte yazdığı Leblebici Horhor ise 1934 tarihlidir. Film “Venedik Uluslararası Film Şenliği” ne katılarak ülkemize  ilk uluslararası ödülü getirmiş (onur ödülü). Filmin görüntü yönetmeni ise Cezmi Ar. Özellikle internet üzerinde Muhsin Ertuğrul’un çektiği iki filmin bilgiler birbirine girmiş.

Bu bilgileri ayıklarken biraz zorluk çektiğimi söylemeliyim çünkü yarım kalan film, ardından internette uçuşan birbirnin kopyası kopyala yapıştır bilgiler ve 1-2 kitap dışında üstün körü yazılmış bazı hikayelere ulaşabildim. Ancak anladığım kadarıyla 2. çekilen film de İpek film açısından çok başarılı olmamış. Ayrıca Nijat Özön Türk Sinema Tarihi kitabında aldığı ödüle rağmen Leblebici Horhor filmine çok detaylı değinmemiş. Muhsin Ertuğrul filmi yarışmaya soktuğuna göre bir sebebi olmalıdır ancak bu konuda herhangi bir bilgiye ben kendi arşivimden ulaşamadım.

Feriha Tevfik
Feriha Tevfik

İkinci filmde de  Horhor’u Behzat Haki Butak, Hurşit Ağa’yı Ferdi Tayfur canladırıken bu sefer Fadime’yi ilk müslüman kadın güzelimiz Feriha Tevfik canlandırmış. Filmde yine Vasfi Rıza Zobu, Muammer Karaca yer almışlar.

Filmin konusu ise genel olarak şöyledir:

Bir gezi sırasında Hurşit Bey, Leblebici Horhor Ağa’nın kızı Fadime’ye aşık olur. Gizli gizli buluşup evlenmeye karar verirler, ama Horhor Ağa buna karşı çıkar. Çaresiz kalan Hurşit Bey Fadime’yi kaçırır.” **

Derleyen: Utku Uluer

Kaynakça:

*Nijat Özün – Türk Sinema Tarihi ,1962 Artist Yayınları

**http://tsa.org.tr/

Yorumlar