Türk Sinemasında Sansür – Yorgun Savaşçı

0
1394

Yorgun Savaşçı 12

1979 yılı sansür açısından öyle bereketlidir ki, Ömer Kavur’un Yusuf ile Kenan, Yavuz Özkan’ın Demiryolu, Yavuz Poğda’nın Yolcular filminin yasaklanması üzerine Antalya Film Festivali ilk kez iptal edilir. 12 Eylül 1980 döneminde sansür iyice kurumsallaşır. Bu dönemin en meşhur sansür vakası ise Kemal Tahir’in aynı adlı eserinden Halif Refiğ tarafından TRT için dizi olarak çekilen Yorgun Savaşçı’nın başına gelenlerdir.

Aleyhte kampanyayı 3 Ağustos 1979 tarihli yazısıyla Cumhuriyet başyazarı İlhan Selçuk başlatır. Selçuk’a göre Kemal Tahir Türk tarihini tahrip etmekte, Milli Mücadele gerçeklerini çarpıtmaktadır. Bir devlet kurumu olan TRT ise bunlara alet olmamalıdır!

Yorgun Savaşçı 01Gerisini Halit Refiğ’den dinleyelim: “Basından öğrendiğimize göre bu TV dizisinde Kurtuluş Savaşı ile ilgili gerçekler yansıtılmıyordu. Türklerin ırksal yapılarına yönelik bazı görüşler ileri sürülüyor ve örneğin sarışınların ve mavi gözlülerin Türk olamayacakları belirtiliyordu. Ege Bölgesi’nde yaşayan halk Kurtuluş Savaşı’na katılmak istemiyormuş gibi gösteriliyordu, bu bölgede yaşayan İttihat ve Terakkici subayların zoruyla ve baskısıyla Kurtuluş Savaşı’na katıldıkları teması işleniyordu. Sanki Atatürk o dönemde yok sayılmıştı. Ermeni sorunu Türkiye’nin neredeyse aleyhine kullanılabilecek şekilde işlenmişti. Ordu mensupları uygunsuz adlarla anılıyor ve çok fazla küfür kullanılıyordu. Tarihsel gerçeklerle uyuşmadığı halde Çerkez Ethem bir ulusal kahraman olarak yansıtılıyordu. Toplumun çeşitli kesimlerinin arasına nifak sokacak görüntü ve konuşmalara yer verilmiş olmakla birlikte Halifeliğin Türkiye için tek geçerli yönetim biçimi olduğu savunularak, adeta Kurtuluş Savaşı’na gerek olmadığı düşüncesi benimsetilmeye çalışıyordu…”

Anlaşılan Yorgun Savaşçı tüm resmî tezleri tersyüz etmektedir. Elbette sonu da hak ettiği gibi olur. TRT Genel Müdürü Macit Akman basına filmin tüm kopyalarının yakıldığını müjdeler. Ancak 1993 yılında özel bir kanalın yeni bir Yorgun Savaşçı çekmesinden sonra sevinilerek öğrenilir ki, TRT’deki bazı görevliler, ilerde mali açıdan hesabını veremeyiz diye, filmin bir video kaydını saklamışlardır. O filmi görmek mümkün olmadığı için, film etrafında koparılan fırtınaların haklı olup olmadığını söylemek hâlâ kolay değildir.

Paylaşım: Tamer Yiğit

Kaynak: Türk Sinemasında Sansür / Kitle Yayıncılık, 2000

Yorumlar