Cüneyt ARKIN & Çetin İNANÇ: SU (1981)

1
3760

SU

Yaşatan su, öldüren su…

Çetin İnanç ve Cüneyt Arkın ikilisinin oluşturduğu erken 80’ler fantastik dünyasında ki yolculuğumuzu Su ile sürdürmek istiyorum. Daha önce incelediğim Vahşi Kan ve En Büyük Yumruk gibi banko aksiyon bombalarına kıyasla fikirleri ve getirmeye çalıştığı yenilikler açısından Dünyayı Kurtaran Adam klasmanında incelenmesi gereken bir film.

Su filmi, Cüneyt Arkın’ın resmi sitesi internet üzerinde yayına geçtiği dönemde Baba Kartal ile beraber filmin konusu için özet yolladığım ve bu yöntemle Murat Cüreklibatırla da tanışmamıza vesile olan ilk yazılarımdan birisiydi.

2007 civarında hazırladığım bu çalışmanın bir bölümü aynı dönemlerde basıma verilen Fanatik Video dvd lerinde de kullanılmış ve tabii ki tarafımdan çok uzun bir zaman sonra tesadüfen farkedilmişti. 

cuneyt_arkin_su_sinematik01

SU – 2007 :

SU, Cuneyt Arkın’ın kariyerinin 1980’li yillarin ilk yarısındaki çok özel bir dönemi olan Çetin İnanç ortaklığında gerçekleştirdiği filmlerinin başlangıcıdır. 1981 yapımı film, 1983 ve 84 yıllarında tamamen oturan Arkın – İnanç stilinin hamurunun yoğruluşudur.

Film oldukça hızlı bir şekilde başlar ve bu yüksek tansiyon film boyunca muhafaza edilir . Keban Barajı için sadece emeğini, terini değil kanını, canının bir parçası kadınını ve oğlunu suya feda etmiş “deli” mühendis Murat ve aynı anadan olmayan üvey kardeşinin mücadelesidir. Bir başka deyişle dünyanın varoluşundan bu yana süregelen iyi ve kötünün mücadelesi …

Baraj bölgesinde bir kumar cenneti yaratmak amacıyla tüneller açılması ve yol yapımı, beraberinde dinamitleme çalışmalarını da getirmiştir. Mühendis Murat “Şu dağlarda tek bir fidan, tek bir canyoldaşım kalsa da ” diyerek baş koydugu yolda bu çalışmaların tehlikesini sezmiş ve tüm gücüyle halkıda kardeşinide uyarmaya çalışmaktadır.

Suyun affetmeyeceğini hissetmektedir Murat. Kayaları dinler, suyun akışını izler, gelecek felaketin kapıda olduğunu haykırır. Baraj bölgesinin jeolojik yapısı dinamitleme sonucunda oluşacak sarsıntıları karşılayamayacak zayıf bir toprak katmanına sahip olabilir ve bu da heyelana dolayısıyla barajın çökmesine yol açacaktır.

cuneyt_arkin_su_sinematik03su cuneyt arkın

2015 – Pre-Psikopat Yayın Kuşağı :

“Bir tek ampulun dahi boşa yanmaması gereken bu zamanda bir işe yaramayan reklam panolarınızı çalıştırmayın, süslü salonlarda mücevherlerinizi sergilemek için memleketimizin bereket kaynağını tüketmeyin” Filmde bu sekilde toplumsal mesajlar iceren kült repliklerin bulunduğu bir bölüm vardır.

1980’li yılların ortalarından itibaren Cahit Berkay’ın Bu Dünya Bizim parçası eşliğinde sürekli olarak israfla mücadele mesajları içeren küçük skeçlerin yer aldığı akşam üstü programları tek kanallı dönemin vazgeçilmezlerinden birisiydi. TRT nin o dönem ki çocuk bedenlerde yarattığı travmatik geri dönüşümlü diğer programlara kıyasla oldukça masumane ve çevreci içerik taşıyan bu kısa videoların bir nevi pilot çalışmasını Su filminde Arkın’ın yukarıda ki tarzda cümlelerle bir baraj – insan monoloğu şeklinde gelişen sahnelerinde görebiliyoruz.

Barajı oğlu olarak gören, kayaları dinleyen, dev elektrik kuleleri arasında kimi zaman dış ses kimi zaman ise direkt kameraya bakarak konuşan Arkın’ın bulunduğu bu sahnelerin Yeşilçam içerisinde bir benzerine rastlayabilmek güç.

Bilinçli veya deneme amacıyla hayat verilmiş bu kısa bölüm, İnanç Arkın ikilisinin arka plandaki üçüncü önemli kilit adamı Kunt Tulgar‘ın katkılarıyla da çok daha başka bir boyuta ulaşıyor. Baraj teması , 1970’li yıllarda önemli oranlarda satış rakamlarına ulaşıp Hollywood’un bilim kurgu anlayışına da etkileri olan Tanrıların Arabaları kitabına ithaf edilmiş bir new age – psychedelic rock albümüyle (Absolute Elsewhere – In Search Of The Ancient Gods -1976) beyaz perde de canlanıyor.

cuneyt_arkin_su_sinematik05

 

Köprü , Halat ve Ağaç :

Aksiyon dozu açısından konsantre bir İnanç Arkın filmi beklentisine girilmeden izlendiği takdirde, sosyal mesajlar, felaket teması ve bir çeşit Yeşilçam’da new age arayışı nasıl olabilir sorusunun yanıtına yaklaşabilme ihtimalinin var olabildiği bir filmdir Su.

Yukarıda ki paragraftan aksiyon anlamında standart bir Cüneyt Arkın dövüş kareografisiyle karşılaşacağınızı elbette düşünmeyin. Bir dönem Hong Kong filmlerinde elinde fil dişi kemiklerle dövüşen Çinli savaşçıların bileklerine bağlanmış odun parçalarıyla Anadolu versiyonunu denemekten imtina etmeyen Cüneyt Arkın, köprüden halatlarla sarkıtılıp, dinamit patlamaları arasında akrobasi yapmaktan geri kalmıyor.

Filmin son çeyreğine sıkıştırılmış bu kavga resmi geçiti öncesinde, sarıya boyanmış saç buluşu sayesinde Amerikalı sermaye sahibi Tevfik Şen ile Arkın arasında gerçekleşen ufak bir kavga-ısınma sekansının da oldukça vahşi bir stil içerdiğini belirtmeliyim. Belki de bir dip mesaj olarak sermayeye karşı verilen bir savaş belkide seyircinin kavga beklentisine karşı yapılmıştır bilinmez, emin olunacak tek şey şu ki Yeşilçam’da Cüneyt Arkın birisini ölümüne dövüyorsa o gerçek kötünün tarafında bir adamdır.

cuneyt_arkin_su_sinematik04su 743

Kunt Soundtrack :

Baraj Monologları esnasında Tanrıların Arabaları ile bir yenilik yapıp bilinen stok melodiler yerine daha farklı bir yol çizmeye çalışmış Kunt Tulgar, seçimini film genelinde de sürdürmüş. Açıkçası barajda çalışan işçilere Vangelis’in Apokaliptik bir belgesel için hazırladığı temanın , Cüneyt Arkın baraj havzasında ki köprüden halatlarla aşağı sarkıtılırken fona eşlik eden 70’li yılların kült bilim kurgu animasyonu Le Planete Sauvage temasının ve finaldeki büyük baraj patlaması esnasında Jerry Goldsmith’in Alien temalarını duymanın başka bir açıklaması bulunmuyor.

Hem Arkın, hem İnanç, hem Tulgar kendi açılarından birer yenilik yapıp bunu Yeşilçam’a kazandırabilmek için kolektif bir çalışma sürdürmüş ve sonuçta da sinemamızın B sınıfından A notu alabilecek bir felaket filmi örneği oluşmuş.

Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo

cuneyt_arkin_su_sinematik02

SU Ana Tema:

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikB.O.K. Sinema Filmi için Fon çalışması
Sonraki İçerikFantastik Türk Sineması – Maskeli Şeytan (1970)
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.