Yeşilçam sinemasındaki beyin yakan detaylar

0
1049

Yeşilçam sinemasındaki beyin yakan detaylar

Semra Uygun, Yeşilçam Sinemasının eşsiz dünyasında yer alan ve değişimleriyle, hızlarıyla, ortaya çıkışlarıyla beyinlerimizi çölün orta yerinde direkt güneş ışığına maruz kalmışçasına etkileyen pek çok detayı derledi!

vamp ve masum

Sevgilisini kendisinden uzaklaştırmak için birden femme fatale’e dönüşen saf kız: Saf, kendi halinde, el değmemiş genç kızlar, iş erkeği kendinden soğutmaya gelince birden acımasız, kalpsiz, cadı karakterlere dönüşürler. Sanki hep bu anı beklemiş gibidirler. O an gelince, o masum kızcağız gider, yerine mağrur ve işini bilen kötü kadın gelir. Şaşırtan bu değişimin “Aslında ben seni hiç sevmemiştim, bunca zamandır seninle oynamıştım, ben evliyim, ben parayı seviyorum, senin maaşın bana yetmez” gibi versiyonları vardır. Bu ani karakter değişimi binbir surat Johnny Depp’i bile şaşırtır.

Ortamda gecelik ve sigarayla dolaşan kadının kötü kadın olma olasılığının %100 olması: Yeşilçam sinemasındaki kötü kadın modası gecelik ve sigaradan oluşur. Bu kadınlar bankaya çöp vergisini yatırmaya gittiklerinde bile gecelik giyerler. Gece olmasa da gecelik giyen bu kadınlar ayrıca asla içmedikleri sigarayı hep ellerinde tutmak gibi bir özelliğe sahiptirler. Namuslu kadını alakasız bir adamla yatağa sokmaya ve erkekleri seven kadının elinden almaya bayılırlar. Zengin olanları uzun saten gecelik, biraz daha az zengin olanları ise kısa siyah tül gecelik giyer.

sen bir meleksin-1

Bir ailede ne kadar çocuk varsa hepsinin aynı giydirilmesi kriteri: Kız erkek, uzun kısa, küçük büyük fark etmez. Bir ailede ne kadar çocuk varsa hepsine bir örnek kıyafet giydirilir, ellerine birer mandolin verilir. Bu çocuklar diğer çocuklar gibi parkta oynayıp her gördüğünü istemezler. Bunlar daire şeklinde dönerek kuşlu şarkılar söylemeyi tercih ederler. “Village of the Damned”daki çocuklardan bile daha tuhaftırlar.

yesilcam ve futbolcu saci

Kendi halindeki kızın, şarkıcı olduktan sonra saçlarına kaleci modeli vermesi: Genellikle futbolcuların tercih ettiği bu saç kesimi, nedense fakirken keşfedilen ve şarkıcı olan kızların da birinci tercihidir. Hiçkimseye yakışmadığını düşündüğümüz bu tuhaf ve punk model, Yeşilçam sinemasında “o terk ettiğin kadına bir dön bak istedim” demek için kullanılır. Özellikle Hülya Koçyiğit bu saça gönül vermiş isimlerin başında gelir. Peruktan hallice olmasına rağmen, saç böyle olunca jönler kendileri teklif eder.

hulya kocyigit nebahat cehre

Önemli şeyler söylerken, ufukta bir noktaya bakmak: Kameraya bakmaktan mı kaçılır yoksa orada bir promter mı vardır bilinmez ama Yeşilçam sinemasında oyuncular yükseldikleri zaman hep kameranın sağındaki o noktaya bakarlar. Hepsine aynı taktik verilmiş gibidir: Ufka bakıp konuş, 10 numara oyunculuk çıkarırsın. Bu yüzden kimse yüz yüze konuşmaz ve her şey hep yanlış anlaşılır.

Nüfusa geçirme manyaklığı: Hafif şişman, zengin ve babacan erkeklerin bir numaralı atraksiyonu çocuğu olan kadınla mantık evliliği yapıp, çocuğu nüfusuna geçirmektir. Bu adamlar asla sevişmez ve bir çocuğa soyadını vererek hayatta kalır. Filmin en çaresiz anında, oda parfümü gibi ortamı ferahlatmalarıyla meşhurdurlar. Bunların biraz daha gelişmişi, evlendiği kadını sonradan kendisine aşık eder.

kader banner Yeşilçam

“Kader” kelimesinin geçmediği film çekememek: Yeşilçam filmlerinin bir numaralı kötüsü “kader”dir. Belli ki senaristler tıkandıkları zaman başvuracakları, soruları anında kesen bir numara aramış ve sonunda “kader”i bulmuşlardır. Bu kader o kadar önemli bir oyuncudur ki, adam kadından çocuğunu kaçırıp 10 yıl göstermeyince suçlu hemen o olur. Kader çok kötü bir insandır.

yesilcam makeme

Bir iç dökme merkezi olarak mahkemeler: Sanırsınız Amerikan mahkemesindeyiz ve şeytanın avukatı Al Pacino konuşuyor. Öyle bir rahatlık, öyle bir at koşturma. Yeşilçam sinemasında karakterler psikiyatriste gideceğine hakimle konuşup rahatlama yolunu seçerler. Bütün hayatlarını hakime anlatır, hakimle uzun uzun dertleşirler. Duruşma değil ev oturması gibidir.

yesilcam araba carpma

Her şey çok güzel gidiyorken, yolda beliren meçhul araba: Filmin ortasında her şey yoluna girdiyse bu sona yaklaşıyoruz demek değil, bir şey olacak ve işler yine arapsaçına dönecek demektir. Öyle anlarda sırf ortalık karışsın diye katil araba Christine gibi bir araba ortaya çıkar. Karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra sola bakan fakat tekrar sağa bakmayı unutan kahramanımızı ezer. Hastaneye düşen kahramanımız ya hafızasını kaybeder ya da sevgilisini beklettiği için asla kavuşamazlar. Bu araba hem trafik canavarı hem de sevenlerin düşmanıdır.

Arabaların altının koca bir kara delik olması: Yeşilçam sinemasında arabaların altı, her şeyi içine çeken manyetik bir delik gibidir. Küçük çocukların topu hep buraya kaçar. Nedense Christopher Nolan’ın “Interstellar”da yer vermediği bu kara delik, Yeşilçam sinemasının bilim kurguyu çok önceden keşfettiğinin kanıtıdır.

yeşilçam sevişme misyoner

Misyonerden başka pozisyon bilmemek: Yeşilçam’daki tüm sevişmeler, sırt üstü uzanmış kadın ve onun üstüne eğilmiş erkek pozisyonundan ibarettir. Genellikle giyinik olurlar ve öpüşmezler. Ön sevişme boyun öpme şeklinde gelişir. Sonrasını zaten görmeyiz. Çünkü kamera yandaki lambaya doğru pan yapar ve görüntü bulanıklaşır. Bazen de kamera kadının ağzına zoom yapar, ağız açılır ve görüntü bulanıklaşır.

Sinematik Yeşilçam için Yazan: Semra Doll

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikPazar Yazıları: Ali Murat Güven – Cüneyt Arkın’ın Amerikalı fanatikleri
Sonraki İçerikEy Koca Çınar Sümer Tilmaç!
27 Ekim 1981’de Şanlıurfa’da sarışın olarak doğdu. Önceki hayatında bir Urartu olduğu için burda doğması normaldi. Yoksa kesin Bavyera’da doğardı. İki özel yetenekle dünyaya geldi: 30 yaşına gelince 30 yaşında olduğunu göstermemek ve Taksim’deki biletçi kız taklidi. Okul hayatına inek olarak başlayıp nerd’e oradan da fırlamalığa yükseldi. Aralarda çılgın kız, rockçı, seksi şempanze, doll gibi şeyler de oldu. Özünde iyi biriydi ama. Felsefe okuyup üstüne reklamcılık cila yaptı. Editörlüktü, muhabirlikti, fotoğrafçılıktı, torna tesviyecilikti antin kuntin ne kadar iş varsa hepsini yaptı. Sonunda da en babasını, reklam yazarlığını, powerpoint’e hazırladığı CV’sinin başına koydu. Film ve müzik yazıları, burç yorumları, Twitter iletileri, maç tahminleri yazdı durdu. Halen de kasıyor. Güneş gözlüklerini, karpuzu ve taytı çok seviyor. Bir gün bir otel odasında ölü bulunacağına inanıyor. Bu arada Yeşilçam’a hala ağlar eder. En sevdiği çift Hülya Koçyiğit-Kartal Tibet, 5000 kere izlediği tek film “Malkoçoğlu”, onu ağlatan tek aktör Sadri Alışık ve kendine yakın hissettiği tek karakter Piç Rıza’dır. İzzet Günay teklif etse hayır demez.