Güle güle Godzilla …

0
871

godzilla selahattin 44

Sanırım hepimizin Yeşilçam üzerine edeceği birkaç kelime vardır. Benim Yeşilçam ilgimin başlangıcı 1992 yılına dayansa da bunun hayatımın bir parçası haline dönşmesi ve araştırmaya yazmaya başlama hikayem 2000‘lerin başına denk gelir.

Elbette bu konuya emek vermiş pek çok araştırmacı abimin bana katkısı oldu ancak benim için en önemli farklılık Yeşilçam ile birlikte tanıştığım hayat hikayeleri oldu. Sitede de kullandığımız Alternatif Yeşilçam Kültürü ibaresinde de anlatmaya çalıştıklarımızdan bir tanesi de budur.

İşte bugün benim için bu siteyi yapma sebeplerinden birisi olan namı Godzilla olan Selahattin Geçgel’e teşekkür etmek ve güle güle demek vakti geldi.

Hakan Gürtop'un paylaşımı...
Hakan Gürtop’un paylaşımı…

1994 yılı Beyoğlu’ndaki sahafları ve eskicileri en sık ziyaret ettiğim yıllardan birisiydi. Toplama ve araştırma olayının çaylağı olarak epey sorun yaşadığımı söylemem gerekiyor ancak vurdulu kırdılı ne varsa dikkat kesilirdim. Aslıhan‘ın üstkatında tozlu afişlerin lobi kartlarının arasına daldığımda yanımda bana doğru gülümseyen boynunda kolyeli bir amcanın bakışlarına maruz kaldığımı hissediyordum. Sanırım benimle muhabbet etmek istiyordu kenara ayırdığım lobiler ilgisini çekmiş olacak. Biraz sonra doğrulduğumda göz göze geldik. O zamanlar pek kimseyi tanımadığım için “nereden çıktı bu adam” diye içimden geçirdim. Tabi o zamanlar  Yeşilçam üzerine birşey bulmak mümkün değildi çünkü herşey değersiz sayılıyordu sanırım onlara bakıyor olmam Godzilla‘nın ilgisini çekmişti. Bugün 20-30 tl’ye satılan siyah beyaz fotoğrafalırn günümzü parasıyla 50 kuruşa satıldığını hatırlarım. Velhasıl “boynundaki kolye molye ne ayak” diyerekten biraz kaba davranıp kendi araştırmalarıma devam ettim.

O gün, bulabileceğim (tanışabileceğim) en büyük hazinelerden birisi ile belki de unutulmayacak bir sohbeti kaçırdığımı ise 14 yıl sonra anlayacaktım. Sektörün içinde olmadığım için pek çok kişiyi sadece isimleri ile biliyordum kaldı ki Godzilla‘nın adını bile duymamıştım. Çok ilgili ve alakalı değilseniz zaten bazı şeyleri bilebilmeniz çok kolay olmuyor.

godzilla selahattin 04

Sonraki yıllarda hem Godzilla ile hem d epek çok isimle defalarca beyoğlu çevresinde karşılaştım ama ilginçtir ki hiç bir zaman Godzilla‘nın kim olduğunu bilmiyordum sadece bir sinema emekçisi olduğunu tahmin ediyordum. O yıllar zaten sadece belli filmler ve afişler peşindeydim ve Yeşilçam üzerine de pek kafa patlatmıyordum. Godzilla‘nın nasıl bir hazine olduğunu yıllar sonra tanışıp sohbetler edince anladım.

Daha sonra Italya maceram vs derken 2000‘lerin başında yolum yine Beyoğlu‘na düşmeye başladı. Godzilla ile bu sefer Majestik sinemasının oralarda karşılaştık ve tanıştık. Sanırım o dönem Çukurcuma‘da idi ayaküstü birkaç sohbeti bile beni Yeşilçam üzerine bir blog açma konusunda cesaretlendirdi. Sonra blogspottaki site ile başladık. Nedendir bilinmez sanırım Çukurcuma‘da olduğunu bildiğim için belki de kolay ulaşılabilinir olduğunu düşündüğüm için uzun süre ziyaret etmeyi öteledim.

Bir de ilginç bir detay var. Godzilla‘nın soyadı Geçgel, siteyi beraber kurduğumuz Gökay’ın ise soyadı Gelgeç. Bu benzerlik sebebiyle birkaç kişi Gökay’ın oğlu olduğunu sanıyormuş ve siteyi Godzilla ile ilişkilendiriyormuş. Tabi böyle birşey olmadığını defalarca açıklamak durumunda kaldım.

Selahattin Geçgel Kemal Sunal 56

Bana göre ortaya konulmuş en önemli arşivlerden bir tanesi olan kendi arşivini sergilediği dönemde ise maalesef Türkiye’de değildim. Görmedim ama sanırım Bir Set amrininin gözünde Türk Sineması bugüne kadar Türkiye’de derlenmiş en önemli sregilerden birisidir. Geldiğimde ilk iş olarak sergi için Çukurcuma‘ya gittiğimde sergi bitmişti. O gün 3 saate yakın Godzilla‘yı aradım.  Site adına sohbet etmek için 2 kere sözleştik, sessiz bir ortamda uzun uzun konuşmak istiyordum. İlginçtir onunla karşılaşmalarımda çok az Yeşilçam konuştum, bu sohbeti nedense hep yapacağımız kayıda saklamak istiyordum. Beraberce fotoğrafta çektirmek aklıma gelmedi…

Godzilla, sinema emekçisinin kelime anlamını tamamen dolduran birisiydi. Bunca yıl hala “sorun çözen” ve fiili çalışanı olarak sektörün içinde yer alabiliyorsa onu diğerlerinden ayıran bir farkı var demektir. İşte bu fark sayesinde Yeşilçam hayat hikayeleri içerisinde referans alınması gerekenlerden birisi.

Onun toplama ve arşivleme konusundaki yaklaşımın da ise bayrağını bizler devralıyoruz…

Güle güle Godzilla… Herşey için teşekkürler

Yazan: Utku Uluer

godzilla selahattin 47

depo photos arşivinden alınmıştır, logolar onlara aittir

Yorumlar