Kunt Tulgar Sineması – Süpermen Dönüyor (Turkish Superman)

0
738
Süpermen-Dönüyor banner
Kunt Tulgar ilk SUPERMAN filmini babası ile beraber Fransa’da izler ve filmin antraktında babasının “Bu film iş yapar, sen de bir Supermen filmi çek” önerisiyle film boyunca zaten kafasında şekillenmiş proje için bir çeşit onay da almış olur. Zaten asıl konu Süpermen filmini çekmek değil Süpermen’i uçurabilmektir.*

Maskeli kahramanlarımızın ve onlara dair filmlerin çekildiği 60lı ve 70li yılların ana besin kaynağı genellikle çizgi romanlar olmuştur. Yapımcılar ve yönetmenler o dönemde çizgi romanlarda ismi geçen her kahramanı beyaz perdeye aktarabilirken, hikayelere ve konulara pek sadık kalmamışlardı. Telif konusuna ise zaten hiç girmiyorum çünkü hem kahramanın isim hakkını çeşitli  kurnazlıklarla aşabilmiş hem de içeriğe sadık kalmamış bir yaklaşım vardı.

Aslında bugün özellikle Amerikalılara ve Kuzey Avrupalılara farklı gelen ve bu filmleri ele alırken, anlatamadığımız asıl nokta da bu oluyor galiba. Ripoff veya remake olarak açıklanmaya çalışılan meselede, içinde şark kurnazlığı barındıran ve yapımcıların işi ucuza çıkartma hamleleri… Mantığa bürünmeye çalışınıldığı zaman işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor bazen. Sinematik Yeşilçamda insanlara bazı şeyleri anlatmakta işte bu yüzden zorlandığımda oluyor.

Süper adamların ve marka değeri yüksek isimlerinin konuya yedirildiği ve kendi evrenlerinin kolajlanarak ele alınıldığı bu filmler, bazen rezalet bazen ise müthiş bir başyapıt olarak görülüyor yabancılar tarafından.

Ya Peki Bizim Süpermen Dönüyor Filmimiz?

Kim ne derse desin süper kahramanları ve maskeli kahramanları ele aldığımız bu bakış içerisine girmeyen yapımlardan biri ise Kunt Tulgar‘ın Süpermen Dönüyor filmidir. Kunt Tulgar önceki dönemin (furyaların) aksine çizgi romandaki ve filmdeki Superman‘e sadık kalmıştır. Filmde Türk örf adetleri ve Superman‘in süper yetenekleri çok güzel harmanlanmış ve aslında “yerli” bir Superman ortaya çıkartılmıştır. Kuşkusuz burada Emel Kulgar‘ın senaryoyu ele almış olması da etkilidir**.

supermen donuyor yazi banner
Dantel içinde saklanan yeşil taş (kriptonit), üvey de olsa oğula yolluk hazırlayan anası ve  yolculuğa çıktığı çantası ile ilginç bir uyarlama halini almıştır. Bu detaylar, yeniden yapım (remake) olarak ele almamız gereken Süpermen Dönüyor (Turkish Superman) filmini eşsiz kılıyor. Biz uçmasına, kasılmasına kafa yorarken aslında filmin samimiyeti ve eşsizliği bu ilk 30 dakikasında gizli.

Kriptonitle hissedilen yanlızlığın odaya çekilerek yaşanması, 5 dakikada bavul hazırlanması, yola çıkan oğluna yolluk hazırlanması,  İstanbul Çatalca‘da çekilen mağara sahnelerinde Yanlızlık kalesi sorununu bir mağara ile çözen Emel Tulgar, yanlızlık kalesini ve Süperman‘in gücünün kaynağını daha dünyevi kılıyor. Babadan oğula geçen süpermenlilik ise orijinal süperman filmlerine göre  önemli bir yorum farkı belkide.

Q90wmpkPelerini hareket ettirerek uçma sorununu kökünden çözen Kunt Tulgar, filmin akışınıda yine kendine özgü fantastik bir anlatım ile sürdürmüş. Mağaradan dışarı çıkıp Istanbul’u keşfetmeye başlayan Tayfun ile orijnal hikayeye de sadık kalmış.

Filmin kendine has konusund agelecek olursak biliyorsunuz dünyayı korumakla yükümlü süper kahramanımızın her Süperman filminde olduğu gibi kendisine karşı kriptonit kullanan düşmanlara ihtiyacı vardır.  Bu yüzden gerçek hikayeye uyulsa da biraz daha sinemamıza has bir çözüm üretmiş Kunt ve Emel Tulgar. Düşmanların olduğu paralel hikayede yer alan çete reisi (Yıldırım Gencer) ve buluşun sahibi bahtsız bilim adamı Çetin El (Eşref Kolçak) arasındaki ilişki Yılmayan Şeytan filmi ile paralel. Bir taşının çok değerli olması ve keşfedilmesinin hemen ardından taş ile çalışan bir alet yapmak Amerikan seriyallerinde bolca kullanılan bir konudur. Zaten Kunt Tulgar, Süpermen Dönüyor‘daki hikayeyi de Adventures of Dr Satan‘dan aldığını söyler keza Yılmayan Şeytan‘da aynı hikayenin bir uyarlamasıdır.

Filmin ilerleyen bölümlerin de ise film Superman senaryolarına uygun ilerliyor ve Planet gazetesinin yerini “Dünya” gazetesi alıyor. Tabi Superman‘in bir de Louis‘e ihtiyacı var. Bu da o dönemin yeni çıkıştaki mankenlerinden Güngör Bayrak (Alev) ile çözülüyor. Alev, Superman‘den etkileniyor ve çete ile uğraşması da bu noktada başlıyor. 80lerin güzeli Güngör Bayrak Çetin El‘in kızı olarak maskeli yeşilçam avantür filmlerine ait bir senaryonun parçası oluyor. Tabi teknik yetersizlikler ve o döneme göre ilginç uçma sahneleri ile film de ritm biraz düşüyor. Tabi bazı yerlerde saldıran kavgacıların ölmesine göz yuman bir Superman gerçek hikayeye pek uymamış çünkü çizgi romandaki alt metin şiddete karşı pasif olunması ve gücü sonuna kadar kullanmamak ve herkesin hayatına saygı duyulması ile açıklanabilir. Bu detayda filmi oldukça yerel kılıyor!

süpermen dönüyor012

Özellikle kavga sahneleri konusunda Kunt Tulgar hareketliliği öne çıkartan ve montaj konusunda oldukça başarılı bir sinemacı. Zaten Emel Tulgar’ın anlattığına göre eğer senaryoda bir kavga sahnesi olacaksa senaryoya sadece “kavga” yazarmış ve konuya öyle devam edermiş**. Kunt Tulgar bütün düzenlemeyi pratik zekası ile kendisi halledermiş. Bu filmde de yine aynısı yapılmış ancak anladığım kadarıyla Tayfun daha doğrusu Haşim fiziksel özellikleri nedeniyle biraz hantal kalmış. Yani bizim Türk Clark Kent yani Tayfun Demir‘i oynayan Haşim Demircioğlu‘nun aktör olmayışı Tulgar’ı oldukça zorlamıştır. Vücutlu göstermek için fazla kasılması kavga sahnelerinde esnek olmayışı yer yer sorunlara yol açmış gözüküyor.

l-supermen-donuyor-c88e7e27Mekan sorununa gelecek olursak Kunt Tulgar’ın bütçe kullanımı konusundaki zekası da sinema okullarında ders olarak okutulmalıdır. Tulgar yine bu mekan darlığını bir şekilde halletmeye çalışmış ve diğer filmlere göre daha farklı mekanalr da seçmiş. Özellik kavga sahnelerinde İtalyan filmlere has bazı zaman kazanma ve atlatma zıplatma çekimleri kullanmış bu açıda bence filmi farklı kılıyor. Ayrıca Yadigar Ejder gibi önemli kavgacılara da filmde yer verilmiş.

Dediğimiz gibi filmin konusu standart bir Superman filmi. Clark Kent’in yerini alan Tayfun Demir (Haşim Demircioğlu) ve acar muhabir Alev (80lerin güzeli Güngör Bayrak) Luis& Kent tadında maceradan maceraya koşuyorlar. Yer yer öne çıkan Yıldırım Gencer ve Eşref Kolçak ise filme devamlı dinanizm katıyor. Zaten kavgacılar her zamanki gibi görev başında. Süperman trenleri durduruyor, uçuyor Alev’i kurtarıyor beceriksiz gazeteciyi oynuyor ve filmde aslına sadık şekilde sona eriyor.

Süpermen-Dönüyor00445

Sonuç olarak;

Tabi film kesinlikle bir şaheser ve b film harikası değil özellikle kavga sahnelerindeki Haşim Demircioğlu’nun kasıntı olması ve kavgalardaki durgun hali, dişi eksik Karl el gibi detaylar ile yılbaşı ağacı süsleriyle hazırlanmış jenerik, filmin kült olmasına epey yardım etmişe benziyor. Yine de acımasız pek çok eleştiriye ve alay edilmesine rağmen filmin en azından kendin pişir, kendin ye mantığına sadık kalarak mütevazi bir tavır koyması nedeniyle takdir edilmesi gerektiğini düşünüyorum. En azından prodüksiyonun başarılı olduğunu düşünebiliriz.

Kunt Tulgar ile yaptığım son görüşmede filmin jeneriğini değiştireceğini ve daha farklı bir jenerik hazırlayacağından bahsetmişti. Bunun yanı sıra mahalleden arkadaşı Tayfun’u da yeniden anmadan geçmedi. Şaka arasında Süpermen Dönüyor filmi ismini ilk kullanan olduğunu da sözlerine ekledi.

Yine de maalesef elimize ulaşan kopya biraz fazla cazırtılı. Film müziklerinde ise Kunt Tulgar hem Superman Soundtrack‘ine sadık kalmış hem de kendi geniş arşivinde kullandığı pek çok şarkıya filmde de yer vermiş.

süpermen dönüyor 002

*Fantastik Türk Sineması kitabından
** Emel Tulgar ile Fantasturka’da yaptığımız söyleşiden
Not 1: Bu yazı ayrıva Karga Mecmua’da da yayınlanmıştır:  http://www.kargamecmua.org/dergi/sayi/86/521#
Not 2: Bazı görseller Ali Murat Güven’in arşivindeki lobilerden alınmıştır.

 

 

Yorumlar