Nihal Atsız anlatıyor : Bozkurtlar ve Tarihi Türk Filmleri

3
1139

nihal_atsiz_sinematik_yesilcam00 Nihal Atsız Bozkurtlar

Yeşilçam açısından Türk Sineması üzerine eleştiriler ve araştırmalar konusunda başvurulacak kaynak isimler veya kuruluşlar bir elin parmaklarını geçmez. Eski ve yeni kuşaklar olarak değerlendirme yapıldığında da durum aynıdır. Piyasada ulaşabileceğimiz araştırma yazıları genellikle belli sanatçılar veya dönemler üzerine şekillenmiştir. Bu açıdan Yeşilçamda Tarihi Filmler üzerine, tarih konusunda uzman bir kişiliğin görüşünü paylaşmak, meraklıları için bu konuda özel bir çalışma olacaktır.

Nihal Atsız’ın 1946 yılında tamamladığı Bozkurtların Ölümü şüphesiz Türk Edebiyatının kitleleri etkileme açısından en önemli eserlerinden birisidir. Eserin ikinci bölümü olan Bozkurtlar Diriliyor ise 1949 yılında tamamlanarak birbiriyle bağlantılı bu iki eser Bozkurtlar ismiyle edebiyatımızın önemli öğelerinden biri olarak yerini aldı.

nihal_atsiz_sinematik_yesilcam02nihal_atsiz_sinematik_yesilcam05

Nihal Atsız Bozkurtlar

Bozkurtlar’ı ilk olarak 2000 li yılların başında okuma şansına sahip olmuştum. Birinci eser olan Bozkurtların Ölümü’nü bitirdiğimde aklımda oluşan ilk düşünce böyle bir çalışmanın neden sinemaya uyarlanmamış olmasıydı. Zira olay örgüleri ve her birinden ayrı bir hikaye yaratılabilecek kadar zengin karakterleriyle mükemmel bir Orta Asya senaryosu kaleme alınmıştı. Üstelik anlatılanlar Cüneyt ArkınAytekin Akkaya ikilisinin Natuk Baytan yönetmenliğinde gerçekleştirdiği Hakanlar Çarpışıyor’un çok ilerisinde bir hikayeydi.

M.S 7. yy.da geçen eser, kimi kahramanların gerçek tarihi kişiliklere dayanması ve Atsız’ın tarihi araştırmalar konusundaki uzmanlığını içeren pek çok hoş detayla mükemmel bir okuma zevki verdiği gibi beyaz perde de aslına uygun şekilde uyarlandığı takdirde unutulmaz sinema filmlerinden biri olabilirdi.

nihal_atsiz_sinematik_yesilcam04 nihal_atsiz_sinematik_yesilcam03

Yeşilçam’ın böyle bir çalışmayı neden ele almamış olduğunun bir soru işareti olarak varolmaya devam ettiğini düşünürken sevgili dostum Serkan Akgöz’ün hatırlattığı bir makaleyle 1967 yılında Yeşilçam’ın Nihal Atsız’a danışmadan gerçekleştirdiği ve 1971 yılında bizzat Atsız tarafından cevabını aldığı iki filmin olduğunu öğrendim. (Muhtemelen aynı anda çekilmiş) iki filminde yönetmeni Cavit Yörüklü. Başrolde ise Fikret Hakan yer alıyor.

Sırasıyla Bozkurtlar Geliyor ve Bozkurtların İntikamı(Bozkurtların Öcü) olarak yayınlanan iki filmi de şu ana kadar izleyebilme şansım olmadı. Bununla beraber Nihal Atsız’ın dönemin kültür bakanına hitaben kaleme aldığı makalenin aşağıdaki bölümünde yer alan eleştirisi her iki filminde Tarihi filmler furyasının temel kodlarına sadık kalırken, hamaset üzerine şekillenmiş pek çok tarihi roman içerisinde ayrı bir yerde ele alınması gereken Bozkurtların nasıl heba edilmiş olduğunu göstermekte.

Makalenin giriş bölümü ise bugünün anlayışıyla değerlendirildiğinde içerik danışmanlığının sinema açısından ne kadar önemli bir detay olduğuna dair tarihi filmler furyasında ki tarihsel bakış açısından yanlışlara parmak basmakta.

nihal_atsiz_sinematik_yesilcam06nihal_atsiz_sinematik_yesilcam01

Nihal Atsız anlatıyor …

Milli ruhu şahlandırmak için tarihi filmler en iyi vasıtadır. Türk tarihinden, gerçeklere sadık kalınarak alınacak parçaların sinemalarda gösterilmesi yıllardır üstümüze çökmüş olan kabusu atmaya yarayacaktır. Bizde ilk yapılan tarihi filmler oldukça başarılıydı. Bu son yapılanlar bir maskaralıktır.

Türk yiğitleri dövüşürken havada takla atmaz. Amerikan filmlerinde olduğu gibi, her biri sığır devirecek yumruklarla dakikalarca düşe kalka dövüş olmaz. Şimdi bunlar yapılıyor. Türkler’e acayip kılıklar giydiriliyor. Amerikalıların maskaralıkları bize de uygulanıyor, sözün kısası Türk filmi olmaktan çıkıyor.

Eski çağlarda kadın çok serbest olduğu halde Türk kızlarının çıplak olarak erkekler önünde şehevi raks yapması gibi bir olay yoktur. Hacı ağalarının zevkini tatmin için böyle sahneler icat ediliyor. Rejisörler Türk tarihini ve geçmişini hiç bilmiyor.

Sözde tarihi film diye ’Bozkurtlar Geliyor’ ve ’Bozkurtların Öcü’ adında iki film çevrilmişti.

Bunlardan birini dört kişi birden seyrettik. Konu benim iki tarihi romanımdan, ’Bozkurtların Ölümü’ ile ’Bozkurtlar Diriliyor’ dan alınmış daha doğrusu çalınmıştı. Biraz değiştirmişler, iki romanı birbirine karıştırmışlar. Konuyu da, eseri de, tarihi kahramanları da, tarihi de rezil etmişlerdi. Çağdaş olmayan Göktürklerle Alanlar savaştırılıyordu. Koca Türk Kağanı, teneke kalkanlı sekiz kişiyle yola çıkıyordu. İkinci romanımdaki ’Deli Ersegün’ adlı kahraman burada Hacivat kılıklı bir maskaraya çevrilmişti.

Halbuki aslında bu iki roman tarihe titizlikle sadık kalınarak düzgün Türkçe ile yazılmış, adeta destan gibi kaleme alınmış eserlerdi ve bugünkü Türkçü gençliğin yetişmesinde büyük rol oynamıştı.

(Nihal Atsız Makaleler IV)

Nihal Atsız Bozkurtlar : http://www.otuken.com.tr/KitapDetay/bozkurtlar

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

nihal_atsiz_sinematik_yesilcam07

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikFantastik Türk Sineması – GALERİ 011
Sonraki İçerikGüneş Şensoy Washington Film Eleştirmenleri Birliği ödüllerinde aday gösterildi
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.