Bir Gün Mutlaka (1975)

0
1336

Bir Gün Mutlaka’yı izlediğinizde rahatlıkla bu bir Yılmaz Güney filmidir diyebiliyorsunuz çünkü bu film bir işçi sınıfı filmidir. Büyük Sinemacı’nın senaryosunu yazdığı bu yarı belgesel olan film ilginçtir kitap olarak birinci baskısı 1977 de çıkıyor Güney Yayınlarından ancak senaryonun kitap olarak basıldığından bunun pekte önemi yoktur. Filmin yönetmeni Bilge Olgaç ise bu film ile birlikte insanın insana olan sömürüsüne karşı olan dünya görüşü hakkında bir fikir sunuyordu izleyiciye. Çekildiği tarih olan 1975 yılına baktığımızda devrimci işçi liderlerinin etrafında toplanan işçı sınıfının bilinçlenmeye başladığı emek ve alın terine sahip çıkma kavgasını ve ülkeyi saran öğrenci olaylarını ele alış biçimiyle halka dönük bir film yapma gayretine girdiğini görürüz Bilge Olgaç’ın. Ayrıca filmde oynayan sanatçılar dışında işçi sınıfına mensup işçiler ile birlikte devrim mücadelesi veren kişilerde bu filmde rol almış olup filmin oyuncu kadrosundakiler ile birlikte bu kişilerin Tandoğan ve Taksim Meydanı gibi alanlarda katıldıkları ve sloganlar attıkları kitlesel eylem mitinglerinden görüntülerde filmin içine ustaca kurgulanmıştır. Bilge Olgaç bu filmi çektikten sonra erotik furya dediğimiz döneminde başlaması ile sinemaya yaklaşık 10 yıl kadar bir ara verecektir.

bir gün mutlaka kitap
Bir Gün Mutlaka kitabının kapağı

Bir Gün Mutlaka (Kitap)
Giriş : Sansür
Filmin Hikayesi
Senaryo

Yılmaz Güney‘in senaryosunu yazdığı ve Güney Film’in çektiği “Bir Gün MutlakaTürkiye sinemasının içinde bulunduğu koşullara, egemen sınıfların baskılarına karşı halka dönük, halka bir şeyler verebilme çabasını sürdürmeye çalışan, üzerinde zorlukların, baskıların yoğunlaştığı bir olaydır. Film yer yer kopyalarının kaçırıldığı, yakıldığı, gösterildiği sinemaların bombalandığı, seyircisine baskı yapıldığı bir dizi olay içerisinde sinemalarda gösterilmiştir.
Bir Gün Mutlaka“ya hem sağ, hem de sol çevrelerden çeşitli eleştirler geldi. Sağ çevrelerden gelen tepkiler elbette ki egemen güçlerin korkularının bir filmle nasıl açığa çıkabileceğini kanıtlar. Çünkü doğrusu, eksiği bir yana, “Bir Gün Mutlaka“ya halkın sahip çıkması önemlidir.
(Kitabın Girişinden)

  1. Basım 1977 Güney Filmcilik Yayınları  –  178 Sayfa

Bir gün mutlaka 11

Bir Gün Mutlaka (Film)

Türkiye sinemasının içinde bulunduğu koşullara, egemen sınıfların baskılarına karşı halka dönük, halka bir şeyler verebilme çabasını sürdürmeye çalışan, üzerinde zorlukların, baskıların yoğunlaştığı bir olaydır. Film yer yer kopyalarının kaçırıldığı, yakıldığı, gösterildiği sinemaların bombalandığı, seyircisine baskı yapıldığı bir dizi olay içerisinde sinemalarda gösterilmişti.

bir gün mutlaka afişFilmin Künyesi:

Yönetmen: Bilge Olgaç
Senaryo: Yılmaz Güney
Görüntü Yönetmeni: Hüseyin Özşahin

Oyuncular:
Oktay Sözbir, Semra Özdamar,
Güven Şengil, Birtane Güngör
Azra Balkan, Göktürk Demirezen
Devrimci İşçi Liderleri
Şadan Adanalı, Mümtaz Ener
Osman Alyanak, Gülten Kaya,
Renan Fosforoğlu
Nilgün Ceylan, Muadelet Tibet

Filmin Sansür ile olan mücadelesi

Sansür 6 yıl sonra bile filmin 1981 yılında Kıbrıs Türk Federe Devletinde gösterimine izin vermemiş
D.10/82 YİM 159/81
Yüksek İdare Mahkemesi Olarak Oturum Yapan.
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
Mûstedi: Mehmet Kahraman, Halk Sineması, Lefkoşa.
Müstedaaleyh: Sansür Heyeti vasıtasıyle KTFD ve/veya Bakanlar Kurulu
Vasıtasıyle KTFD arasında.
Müstedi namına: Mustafa Menteş ve Kemal Aktay.
Müstedaaleyh namına: Doğan Erozan.
Yasa Maddesi: Fasıl 43 Sinematografik Filimler Yasasının 5 ve 9. maddeleri.

İstemin Özeti: KTFD Sansür Komitesince verilen kararı istinaf eden Müstediye Sansür Heyetinin verdiği istinafı red kararının, ilgili Yasa ve Tüzüğe aykırı olduğu, yasal dayanaktan ve/veya herhangi bir gerekçeden yoksun olduğu iddiasına istinaden, red edilmesi istemi.

birgün 4

OLAY: Filim işletmeciliği yapan Müstedi, 6 haftalığına kiraladığı

“Bir Gün Mutlaka” filminin KTFD sınırları dahilinde gösterilmesi için sansür komitesinden izin talep etti. Sansür komitesi milli ve siyasi hisleri rencide ettiği gerekçesi ile filmin gösterilmesi talebini reddetti. Müstedi sansür komitesinin kararını Sansür Heyetine istinaf etti. Sansür Heyeti istinafı reddetti. Müstedi bu karar için Mahkemeye başvurdu.

SONUÇ: Müstedi, komite veya heyetin, filmin gösterilmesini red · ederken yetkisini aştığı veya kötüye kullandığı hususunda Mahkemeyi tatmin etmiş değildir.

Başvuru reddolunur.

HÜKÜM

Ülfet Emin, Başkan: Müstedi başvurusu ile Güney Film İşletmeciliğınden ıraladığı “Bır Gün Mutlaka” filminin K.T.F. Devleti sınırları dahilinde gösterilmesine izin vermeyen ve Sansür Heyeti üyelerinin

imzalarını taşıyıp müstediye 30:9.1981 tarihinde tebliğ edilen 30.9.81 tarih ve 35(i) numaralı karar ve/veya işlemin tamamen hükümsüz ve/veya geçersiz ve/veya etkisiz olup hiçbir sonuç doğuramayacağına emir verilmesi isteminde bulundu.

birgün 5 göktürk demirezenMüstedi Lefkoşa’da sinema film işletmeciliği yapmaktadır. Müstedi takriben 14.9.1981 tarihinde “Bir Gün Mutlaka” filmini 6 haftalığına kiraladı. Müstedi takriben 16.9.1981 tarihinde K.T.F.D. Sansür Komitesine başvurarak filmin K.T.F.D. sınırları dahilinde gösterilmesi için Fasıl 43, Sinematografik Filmler Yasası ve Yasa uyarınca çıkarılan Tüzük gereğince izin talep etti. Sansür Komitesi 25.9.1981 tarihinde müstediye gönderdiği bir yazıda film Türk toplumunun büyük bir bölümünün milli ve siyasi hislerini rencide edecek materyal ihtiva ettiği cihetle gösterilmesine izin verilmeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine Yasa uyarınca müstedi 28.9.1981 tarihli bir yazı ile Sansür Komitesinin kararını Sansür Heyetine istinaf eyledi. Sansür Heyeti istinafı inceleyip tezekkür ettikten sonra müstediye 30.9.1981 tarihli başvuru konusu olan yazıyı gönderdi ve işbu yazı ile “Sansür Komitesinin 25.9.1981 tarih ve 35 numaralı ve ‘Bir Gün Mutlaka’ isimli filmin gösterilmesine izin verilmemesi kararına karşı yapılan istinaf Sansür Heyeti tarafırıdan incelenmiş ve istinafın reddedilmesine karar verilmiştir” diye bildirildi.

Müstedinin başvurusu Sansür Heyetinin kararının ilgili Yasa ve Tüzüğe aykırı olduğu, ilgili kararın yasal dayanaktari ve/veya herhangi bir gerekçeden yoksun olduğu ve/veya yetki gasbı ve/veya yetki tecavüzü ve/veya yetkinin kötüye kullanılması yolu ile istihsal edildiği iddiasına dayanmaktadır. Diğer taraftan müstedaaleyh başvuru konusu kârarın Yasa veya Tüzüğe aykırı olmadığı veya yetki gasbı ve/veya yetki tecavüzü ve/veya yetkilerini kötüye kullanma yolu ile istihsal edilmediğini ileri sürdü.

Başvurunun duruşması esnasında gerek müstedi gerek müstedaaleyh tarafından filmin konusunun ve amacının ne olduğu hususunda Mahkemede şahadet verildi. Müstedi tarafından çağrılan şahitler filmin baştan sona kadar gerçekleri yansıttığını ve eğitici nitelikte olduğunu, filmin Türk milletinin milli ve siyasi hislerini rencide edecek nitelikte olmadığını söylediler. Diğer taraftan müstedaaleyh adına şahadet veren Sansür Heyeti üyesi filmin Türk ulusunun milli his ve siyasi hislerini rencide edici materyal içerdiğini, Türk milletini, Türk kanun yetkililerini, kanun uygulayıcılarını küçük düşürücü olduğunu söyledi. Mahkeme huzurunda film hakkında verilen şahadete göre filmin ilk sahnesinde bir toplantı yeri gösterilmekte, bu toplantı yerinde kalabalık bulunmakta, kalabalığın arka tarafında iki kişi görülmekte, bu iki kişi aralarında birşeyler konuşmakta birgün 2ve birisi bir tabanca çıkarıp ötekine vermektedir. Bu tabanca verildikten hemen sonra filmde bir çatışma gösteriliyor, bir afişleme görülüyor ve bunun hemen arakasında silâhların patlama sesi işitiliyor. Filmin daha ileriki bir sahnesinde bir yandan işçi emeğini gösteren sahneler bulunmakta ve onun hemen arkasından tamamen aksine yeme içme eylence sahneleri gösterilmektedir. Başka bir sahnesinde polis kuvvetleri yaralıyı sorguya çekerken tabanca ile tehdit edilmeler, polis kuvvetleri ifadesini almak istediği kişilere küfür ve hakaret etmekte olduğu gösterilmektedir. Başka bir sahnede ise hapishanede bir arama yapılıyor ve arama yapılırken yataklar yere atılıyor, herşey alt üst ediliyor. Türkiye’nin bağımsız devlet olmadığı anlamına gelen “Bağımsız Türkiye” afişleri gösterilmektedir.

Fasıl 43 Sinematografik Filmler Yasasının 5. Maddesi uyarınca hiçbir kimse bir Sansür Komitesi tarafından veya bu Yasanın 9. maddesi uyarınca yapılan bir istinaf üzerine Sansür Heyeti tarafından önceden onaylanmamış bulunan herhangi bir sinematografik film veya onun bir kısmını sunamaz veya birgün 1gösteremez veya sunulmasına veya gösterilmesine müsaade edemez. Yasanın 9. maddesine göre her kim Sansür Komitesinin herhangi bir kararından ötürü mağdur olursa söz konusu kararın kendisine bildirildiği tarihten başlayarak 21 gün içinde Sansür Heyetine istinaf edebilir. Sansür Heyetinin vereceği karar kesindir. Yasanın 13. maddesine göre Bakanlar Kurulu yasa amaçlarını yerine getirmek üzere Tüzük yapabilir. Yasa uyarınca bir Tüzük yapılmıştır. Tûzüğün 6A(a) maddesine göre Sansür Heyeti veya Sansür Komitesi tasvip için sunulan bir filmi veya afişi Türk ulusunun dini, milli veya siyasi hislerini rencide edebilecek materyal ihtiva etmesi halinde filmin gösterilmesini reddetmeye yetki sahibidir.

Verilen şahadetten Sansür Komitesinin başvuru konusu filmin gösterilmesini Türk toplumunun büyük bir bölümünün milli ve siyasi hislerini rencide edecek materyal ihtiva ettiği nedeni ile reddettiği görülmektedir. Sansür Heyetine yapılan istinaf da reddedilmiştir. Yasa ve Tüzük esaslıca incelendiğinde gerek Sansür Komitesinin gerekse Sansür Heyetinin KTFD sınırları dahilinde gösterilmek istenen filmlerin gösterilmesi için izin verilip verilmeyeceği hususunda takdir yetkisi verilmektedir. Bu nedenle birgün 6 göktürk demirezenSansür Komitesinin filmin gösterilmemesi için verilen kararın ve Sansür Heyetinin, Sansür Komitesinin kararına karşı yapılan istinafın reddi ile ilgili verilen kararın yetkisiı verildiği söylenemez. Gerek Sansür Komitesinin gerekse Sansür- Heyetinin ilgi Yasa ve Tüzük uyarınca böyle bir karar vermeye yetkileri vardır. Bu durumda Sansür Komitesinin ve Sansür Heyetinin Yasa ve Tüzük uyarınca sahip oldukları yetkileri aşıp aşmadıklarını ve/veya kötüye kullanıp kullanmadıklarını incelemek gerekir. Filmin bazı esas sahnelerinin neleri içerdiğini daha önce belirtmiştik. Mûstedi başvurunun duruşması esnasında filmde gösterilen tüm sahnelerin bir gerçek olduğunu ve bu nedenle filmin eğitici bir yönü olduğunu, filmin esas amacının düzen değişikilğini sağlamak olduğunu ancak bu düzen değişikliğinin silâh zoru ile değil de başka yasal yollarla sağlanmasını öngördüğünü iddia etmektedir. Diğer taraftan müstedaaleyh ise filmde gösterilen sahneler gerçek olsa dahi Türk milletinin kanun kuvvetlerini küçük düşürdüğünü, düzen değişikliğinin yasal yollardan değil de silâh zoru ile yapılmak istendiğini iddia etti. Öyle anlaşılıyor ki filmin esas amacının ne olduğunu kesinlikle saptamak müşküldür. Bu filmi seyreden kişiye göre değişebilir. Bazı kişilere göre filmin bütün sahneleri gerçek olduğu nedeni ile eğitici addolunabilir, bazı kişilere göre ise filmin bazı sahneleri gerçek olsa dahi Türk milletini ve Türk milletinin kanun kuvvetlerini de küçük düşürücü nitelikte olduğu nedeni ile Türk ulusunun milli ve siyasi hislerini rencide ettiği addolunabilir. Filmde her iki görüşü destekleyici nitelikte sahneler bulunmaktadır. Bu hususta kesin karar vermek ilgili komite veya heyetin yetkisi dahilindedir. İlgili komite veya heyet takdir yetkisini kullanırken nazarı itibara alması gereken bütün faktörleri nazarı itibara almış ise veya nazarı itibara almaması gereken bütün faktörleri nazarı itibara almamış ise mahkeme, komite veya heyetin takdir yetkisine müdahale etmek yetkisine sahip değildir. Bizzat mahkeme komite veya heyet görevini yapmış olsa ve kendisi takdir yetkisini kullanmış olsa, bu takdir yetkisini kullanırken komite veya heyetin takdir yetkisini kullandığı şekilde kullanmayacak olsa dahi, sadece bu sebepten mahkemenin komite veya heyetin tâkdir yetkisini değiştirmeye yetkisi yoktur. Mahkemenin komite veya heyetin takdir yetkisini kullanarak almış olduğu herhangi bir kararın hükümsüz veya geçersiz olduğuna karar verilebilmesi için ilgili komite veya heyetin ilgili kararı almastnda ya yasal yetki olmaması veya yasal yetkisini kullanırken yetkisini aşmış olması veya yetkisini kötüye kullanmış olması gerekir. Komite veya Heyetin yasal yetkisini aştığı ve/veya kötüye kullarıdığı hususunda mahkemeyi tatmin etmek yükümlülüğü müstediye düşer. Müstedi komite veya heyetin yetkisini aştığı veya kötüye kullandığı hususunda mahkemeyi tatmin etmiş değildir. Bu nedenle başvurunun reddolunması gerekir.

Sonuç olarak başvuru reddolunur.

(Ülfet Emin) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç

8 Mart 1982

birgün mutlaka 7

Yorumlar