Cüneyt Arkın : Sevgili Oğlum – 1977

0
2665

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_08 Sevgili Oğlum

SEVGİLİ OĞLUM

Cüneyt Arkın, 1977 – 78 sezonuna Berker İnanoğlu‘nun prodüktörlüğüyle Perihan Savaş ve (dönüşümlü olarak) İranlı oyuncularla ( Simini Gaffari, Mahmut Tahrani, Firuz ) beraber rol aldığı üç filmle giriyordu.

Ölüm Görevi , Satılmış Adam ve Sevgili Oğlum.

Yeşilçam’ın büyük yönetmeni Remzi Jöntürk‘ün yönetmiş Satılmış Adam’ın yanında Ölüm Görevi ve Sevgili Oğlum ise Arkın’ın yönetmenlik koltuğunda yer aldığı filmleri oluşturuyordu.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_04 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_02

İnternette daha sonraki yıllarda fotoğraf kolajlama şeklinde tasarlanmış ikinci nesil afişlerin aksine üç filminde birinci elden çizim olarak hazırlanmış birbirinden değerli ilk nesil afişleride bu seriyi bir bütün haline getirmektedir. Mevcut afiş çizimleri dönemin lobi kartları veya 80’li yıllarda Almanya için hazırlanan video kaset kapaklarında bulunabilmekte.

Cüneyt Arkın’ın baba filmleri serisinin son halkası Sevgili Oğlum, bu üç film içerisinde senaryo ve karakter açısından diğerlerinden ayrılan halkadır. Geleneksel aile ve toprağın insanlarını konu alarak başlayan film, ikinci kısımda ise gerilim ve aksiyona evriliyor.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_03 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_06

İskender (Cüneyt Arkın), kızı (Perihan Savaş), oğulları ve çiftlik çalışanlarıyla beraber yüz senedir toprağa bağımlı bir yaşamı sürdüren ailenin reisidir. Son derece sade bir yaşam sürdüren aile için dünyada en önemli şey soylarını devam ettirme ve baba ocağından kopmamaktır.

Aile küçük mutluluklarla doğaya bağlı yaşamlarını sürdürmeye devam ederken küçük oğul Ahmet’in (Tuğrul Meteer) büyük şehire gitme arzusunu dile getirmesiyle sade yaşamları bir daha geri dönülemeyecek şekilde değişir.

Büyük şehre yerleşen Ahmet’ten bir süre sonra haber kesilince baba İskender oğlunu bulabilmek için şehre gelir ve oğlunun ölüm haberiyle yüzleşir. Ancak oğlunun ölüsünü bulmadan vazgeçmeye niyeti yoktur ve kaza süsü verilen ölümü derinleştirdikçe şehrin yeraltı dünyasının içine dahil olur.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_11 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_09

Yönetmen Cüneyt Arkın :

Sevgili Oğlum’da Cüneyt Arkın’ın kendi yönettiği filmlerin bir özelliği olarak zum ve balık gözü objektifiyle zenginleştirilmiş kamera fokuslamaları ilk dikkati çeken öğeler. Bununla beraber Arkın’ın sinemanın kamera önü kadar kamera arkasında da bilgi sahibi olduğunu gösteren detaylar mevcut.

Hikayenin taşra bölümünde özellikle John Wayne klasiklerine, şehire geçiş aşamasında ise Orson Welles‘in Third Man‘ine göndermeler bulunuyor. Üçüncü adam faktörüyle zenginleşen gerilim mezarlık ve cinayet sahnelerinde doruğa ulaşıyor. Finalde ise Arkın tarzına yakışan bir infaz izliyoruz.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_07 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_01

Sansür’e bir not :

1990’lı yıllarda özel televizyon kanallarının emekleme dönemi esnasında öğleden sonra kuşaklarında sıkça yayınlanan bu filmin son yıllarda maruz kaldığımız sansür problemi sebebiyle mezar açma ve infaz bölümlerini artık sadece video kayıtlarından bulabilmek mümkün.

Günümüz yayın ve gösterim yönetiminin artıkö Yeşilçam’la barışık olması ve eğer insanların gelişimini olumsuz etkileyebilecek öğelere karşı bir kısıtlama getirilmeliyse bunun televizyon yayın akışlarında mantar gibi türeyen onlarca çöp programda aranmasının gerektiğinin altını çizmeliyim.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_09 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_12

Detaylarda Kalanlar :

Cüneyt Arkın’ın takip eden yıl Erman Film adına kameraya alacağı ve daha önce incelemesini yapmış olduğumuz Baba Kartal‘ın ön hazırlığı olarak düşünülebilecek bu filmi halef selef ilişkisi içerisinde birbirinden ayıran en önemli özellik Sevgili Oğlum’un toplumsal eleştiriden çok aile birlikteliği üzerine bir epik yaratma arayışı içerisinde oluşu.

Her iki filmde de eşini kaybeden taşralı aile reisinin mücadelesi işlenirken, iki filminde dönüm noktasını baba ve oğulun kuşaklar arası çatışma ve beraberinde gelen hayal kırıklığının doruk noktası olarak birbirleriyle yüzleştikleri ve baba tokadıyla biten sahneler oluşturmaktadır.

Sevgili Oğlum, oyunculuklar açısındanda bazı hoş sürprizleri içermekte. Erol Taş filmde rol alan İranlı oyuncular gibi kısa bir süre konuk olarak perdede gözüküyor. Türk Sinemasının ve siyasetinin önemli ismi Berhan Şimşek ise ilk kez bu filmle kamera karşısına geçiyor.

cuneyt_arkin_sevgili_oglum_10 cuneyt_arkin_sevgili_oglum_05

Müzik seçimleri konusunda filmin ana teması Jim Helms‘in bestelediği 70’li yılların popüler dizisi Kung Fu‘nun ana teması olarak seçilmiş. Bu temanın özelliği İnanoğlu’nun Sezercik serisinde de sıkça kullanılan bir tema olması. İlginçtir ki bu temayla duygusal bir yakınlık içeren Jerry Goldsmith‘in Papillon‘u da yine aynı dönem Cüneyt Arkın filmlerinin favori temalarından birisiydi.

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Kung Fu Ana Tema :

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikYAPIMCI YÖNETMEN SENARİST OYUNCU – Cüneyt Arkın
Sonraki İçerikLeblebici Horhor Şimdi de Televizyon’da
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.