Lobilerden Kareler 005 – Salako

0
2426

Lobilerden Kareler köşemiz de bu hafta Sabahattin Bilgiç arkadaşımızın sitemizde yayınlanan detaylı yazısı; Urfalı Babi ve Salako yazısının şerefine filmin orijinal görsellerini paylaşacağız. Yani filmden yakalanmış veya üretilmiş kareler dışında resmi olarak yayınlanmış olanları.
Paylaşımlar arasında bir süre önce Arzu Film arşivlerinden gün yüzüne çıkartılmış ve instagramda paylaşılmış yüksek kalitedeki set fotoğraflarının yanı sıra bir de bir dergiden alınma bir görsel ve de TSA sitesinde yer verilen orijinal lobilerinden oluşan bir galeri derledik.
Görselelirn çoğu bilinen görseller ancak internette Salako filmine ait görselle düzenli bir şekilde değil çok karmaşık ve filmden yakalanmış görseler ile birlikte sunulmuş. Ciddi araştırmacılar için bir arşiv oluşturacağını düşündüğümüz için ve de internete sunuldukalrı için bu şekilde sizlerle paylaşıyoruz. Her zaman ki gibi Salako filmindne karelerin üzerine de tıklayarak büyütebilirsiniz.

Filmin orijinal lobilerinden 3’ü

Lobilerden Kareler 005

Uzun süredir “neden ağırlıklı olarak filmlerden yakaladığımız karelerden oluşturduğumuz galerileri sunduğumuzu” bize sordular. Kaliteli görseller ve çekilmiş fotoğrafları görmek isteyen çok fazla kullanıcı var. Son dönem sitemize epey katkı sağlayan Muhammed Soysal‘ın da önerisi ile Cuma günleri yayınlanacak bir “Lobilerden Kareler” köşesi yapmaya karar verdik. Yani haftaya film karelerinden yakalanmış görsellerle başlayıp hafta içini lobilerden kareler ile kapatacağız artık. Bu bölümde görsellerin çoğaltılabilme ve haksız kazanç sağlama ihtimaline karşı özel arşivlerden alınmış görsellere logo ve sitemizin ismini ekleyeceğiz. Görselleri beğenip bir sunum veya kitapta kullanmak isterseniz, yüksek çözünürlülük için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikUrfalı Babi ve Salako
Sonraki İçerikKöy Gerçeği ve Başyapıt Filmler
1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...