Kemal Sunal – En Büyük Şaban (1983)

0
630

Sevgili Sinematik Yeşilçam okurları bugün sizlere bir Kemal Sunal klasiği olan En Büyük Şaban filmini, filmden yakaladığım görseller eşliğinde anlatacağım. Başrollerinde Kemal Sunal, Nilgün Bubikoğlu, Kamuran Usluer ve Reha Yurdakul oynadığı En Büyük Şaban 1983 yapımı bir Türk komedi filmi.

Filmin yönetmenine gelince o da çoğumuzun tanıdığı bir isim; Kartal Tibet. Kartal Tibet ve Kemal Sunal ikilisinin 1980’li yılların ortalarında birbiri ardına ürettikleri ”Şaban” filmlerinin hiç kuşkusuz en güzelidir bence. Filmin hikayesi ise sessiz sinema klasiklerinden olan Charlie Chaplin‘in Şehir Işıkları isimli filminden uyarlanmıştır.

Faik adlı zengin iş adamı karakterinde Dr. Jekyll ve Mr. Hyde durumları filmde çok güzel işlenmiş, Kamuran Usluer‘in hakkını vermek gerekli. Boks sahnesin de Charlie Chaplin tadında, güzeldir. Şehir Işıkları’na tıpatıp benzeyen sahneler de var. Volkan Sel isimli bir blog yazarının yakaladığı aşağıdaki kare de bunlardan bir tanesi…

Daha ilk başta Şaban her zaman ki gibi saf ve iyi niyetinden dolayı kazık yer. Film Şaban‘ın memleketinden İstanbul’a amcasının oğlunu araması için gelmesiyle başlar. Otobüsten inmesiyle tokatlanması bir olur. Uyanık bir adam, Şaban‘ın cebindeki 140.000 lirayı görür ve Şaban‘a Boğaziçi Köprüsü‘nün kendisinin olduğunu söyler, sonra da Boğaziçi Köprüsü’nü ona satarak Şaban‘ı dolandırır ve parasını ele geçirir.

-Şimdi bu köprü benim dimi
-Evet ama bi kaç ortağım daha var, ucuza araba geçirirsen sen kazanırsın
-İşin o tarafın bana bırak! -Hehehe kazıkladım herifi

Siz bir komedi filmi olduğuna bakmayın gerçekten hüzünlendiren bir Kemal Sunal filmi. Benim için sonradan çektiği onlarca aynı filmin arasından sıyrılmıştır. Neyse biz kare kare film incelememiz geçelim:

Ve büyük tanışma…. Şaban, Çiçekçi Kız ile tanışır.
– Çiçeklerim var, sevenler sevilenler için..
Güler yüzlülüğü ve samimiyetinden dolayı Şaban ondan çok hoşlanır . Bu arada not : Çiçekçi kızı canlandıran Nilgün Bubikoğlu, Gülşen Bubikoğlu ile öz kardeştir.

Ve Faik Bey Sorunlu iş adamı… alkolik… Nasıl bir hastalık varsa adamda artık… İçkici olan Faik Bey ayılınca hiçbir şeyi hatırlamamaktadır ve de Şaban‘la da hep sarhoş anında dost olur. Ayılınca hiçbir şey hatırlamaz
Faik: – kendimi asıcam!
Şaban: niye? çamaşır mısın sen ?

Filmin Afiş’ine konu olmuş en önemli sahnelerinden birisi de Boks sahnesidir. Charlie Chaplin tadında, güzeldir özellikle Dinçer Çekmez‘in katkısı önemlidir. Yukarı da Yadigar Ejder, Dinçer Çekmez ve Kemal Sunallı maç öncesi bir sahne yakaladım. Epey şamata sahnelerden birisi idi…

Yukarıda yazdığım gibi En Büyük Şaban aynı uyarlandığı Şehir Işıkları gibi izlerken insanı sürekli gülmekle ağlamak arasında bırakan bir film. Gözlerin dolu dolu olduğu anda kahkaha patlatmak ya da tam tersi mümkün.

Kör kızın evine giden Şaban ona kitap okumak ister, raftan bir kitap alır. ve tam okuyacakken arada bir kağıt görür, “aa bir kağıt, üzerinde birşey yazıyor..” der. Kör kız, “okur musunuz?” diye karşılık verir. “tabii.. birikmiş kira borcunuzu ödemezsiniz x günü içinde evi boşaltın…” kız ağlamaya başlar. “Sen ağlama.. lütfen ağlama.. ben ne eder ne yaparım bulurum parayı…” der ve çıkar Şaban.

Faik ve Şaban dertleşirken Faik gene sızar ve eve hırsız girer Şaban bunun farkında olur ve olaylar başlar. Aklına Çiçekçi Kız gelir ve Reha Yurdakul’dan paraları alır ve kaçar.

Parayı kıza ulaştırır ve sessizce kaçar.. Çiçekçi Kızı sahura uyandır gibi uyandırır. Meyhanede son kez içerken son kez polislerden izin isteyip ekmeğini kuru fasulye ye banıp yemesi ayrı bir güzel an ve detay. Polisler zengin arkadaşının parasını çalmaktan Şaban‘ı tutuklarlar…

Velhasıl bu güzel filmin sonuna geliriz… Fazla söze gerek yok:

Belkide Türk sinemasının en güzel finallerinden biridir bu sahne. Elbette sahneye duyguyu katan da Cahit Oben‘dir…

Film müzikleri :
Cahit Oben, Şaban filan dinlememiş ve filme “haber bülteninde çalınsa acıklı haber fonu” olabilecek güzellikte, herkesi etkileyebilecek ve yüksek kalitede bir müzik yapmıştır. Canım Kardeşim çalışmasında olduğu gibi gök gürültüsünü bile ihmal etmemiş.
Müziğiyle bünyenizi altüst ediyor, bu müziği dinlediğinizde aklınıza gelen ilk kişi size en çok acı verendir. kalbe sapladığı ağrının başka bir açıklaması olamaz.

Yorumlar