Seyyal Taner – Müzik ve Yeşilçam’a Giden Yol

0
1169

Seyyal TanerUrfa’nın ileri gelen aşiretlerinden ve varlıklı ailelerinden Küstozadeler’e mensup Seyyal Taner, 1950 Urfa doğumludur. Aralıklarla üç yıl kadar bu ilde kaldıktan sonra ailesi ile beraber İstanbul’a kesin dönüş yapar. İlk ve ortaokuldan sonra Amerikan Kız Koleji’nden mezun olur. İlkokul yıllarında Madam Olga’dan klasik bale eğitimi, ortaokul öğrencisi iken Şerif Yüzbaşıoğlu’ndan solfej dersleri alır. Denizcilik Yüksek Okulu’nun bir orkestrası ile tanışarak amatör olarak müzik çalışmalarına başlar.

1965 yılında Caddebostan Plajı‘nda düzenlenen müsabakada ”Türkiye Plaj üçüncü Güzeli” seçilir.

1967 yılında, üvey babasının arkadaşının sahibi olduğu Şişli’deki Batı Kulüb’de amatör olarak ilk sahne deneyimini yaşar. Ankara’dan gelen Kanat Gür Orkestrası’nın solistliğini yapar. Kulübün programında Rüçhan Çamay, Gönül Yazar, Timur Selçuk ve Selçuk Ural gibi isimler vardır. Aynı yıl, Black is Black hitiyle dünyayı sallayan İspanyol rock grubu Los Bravos’un Fitaş Sineması’nda konseri vardır. Konseri organize edenler de babasının arkadaşıdır. Batı Kulüb’e davet edilen topluluğun menajeri tarafından sahnede farkedilir ve beğenilir. Bu sırada lise son sınıf öğrencisi olan Taner, konser sonrası kuliste Los Bravos’un menajerinden hayatını değiştirecek ilk teklifi alır: ‘’ – Sende Latin fiziği var. İspanya’da müzikal film yapacağız. Oynamak ister misin? ‘’

Seyyal Taner
Ünlü aktör Robert Mitchum ve Seyyal Taner yan yana… Meşhur ‘’Pancho Villa’’ serisinin devam filmi olan Villa Rides film setinden bir kare (1968)

Yaşının küçük olmasından dolayı yurtdışına çıkmak için annesinin vereceği izne ihtiyacı vardır. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen üç aylık şartlı izin ile erken yaşta yurtdışı macerasına atılır. Madrid’de çevrilen Los chicos con las chicas (1967) isimli filmde yer alarak sinemaya ilk adımı atar. İspanya’da Flamenko dansı öğrenir. Bir ay süren film çalışmalarından sonra İspanya TV’sinde mankenlik yapmaya başlar. Bu sayede Orta Avrupa ve Kuzey Afrika’yı bir baştan bir başa dolaşır. Üç ay diyerek çıktığı ilk Avrupa seferi dokuz ay sürer.

Los Bravos’un bas gitaristi Peter Harold ile beraberlik yaşamaya başlayan Taner, bu kez de Los Bravos’un menajeri aracılığıyla Paramount’tan teklif alır ve “Pancho Villa’’ serisinin devam filmi Villa Rides (Yön: Buzz Kulik – 1968) da kendini Yul Brynner, Robert Mitchum ve Charles Branson gibi efsanevi aktörlerin karşısında bulur. At binme yeteneğinden dolayı bu filmde Gerilla Kızı’nı canlandırmıştır. Film çalışmaları altı ay sürer. Brynner ve Branson ile dostluklar kurar. Sonrasında birtakım girişimlerle Hollywood’da şansını denemek isteyen Taner, yapması gereken fedakarlıklarda ısrarcı olmaz ve yirmi gün sonra İspanya’ya, aşkı Harold’a geri döner. Yurtdışında oynadığı filmlerle Türkiye’deki gazetelere haber olmuştur. Kısa süren Amerika macerasından sonra memlekete tatile gelen Taner, İstanbul’da olduğunu öğrenen film yapımcılarından teklif üzerine teklif alır. Yönetmen Yavuz Yalınkılıç’ın Kafkas Şeytanı – Aslan Bey (1968) isimli filminde Yılmaz Güney ve Erol Taş gibi aktörlerle beraber rol alır. Aynı yıl Şan Sineması’nda Müzisyenler Sendikası yararına düzenlenen Moğollar konserinde ekibin yaptırdığı kafesin içinde dans eder ve sansasyon yaratır, go – go girl ünvanıyla basında haber olur ve ilgi toplar.

1969 yılı başında ZOOM adlı Hollandalı toplulukla tüm avrupayı dolaşan Taner, o sıralarda Vampires grubunda müzik yapan Harold ile evlenir ve böylece yeni bir yurtdışı macerasına başlar. İkilinin, Melanie isimli kızları olur. Evlilikleri İki yıl kadar sürer. Bu dönemde yurtdışında fotomodellik yapan Taner, İngiltere’de yayınlanan, 1972 tarihli English Hammond Hits ve Hammond Hits House uzunçalarlarının kapağını süsler.

Seyyal Taner, eşinden ayrılıktan sonra birkaç aylığına memleketi ziyarete gelir. Kızını Almanya’da bırakmıştır. 1972 Şubat’ında Arda Uskan’ın yönettiği bir fotoroman çekiminde rol alır. İkilinin tanışmaları kısa sürede aşka dönüşür. Böylece memlekete kesin dönüş yapar. Uskan ile tanışması kariyerinde bir dönüm noktası omuştur. Art arda filmlerde rol almaya başlar. Aynı yıl PAZAR isimli mecmuada kendisi ile ilgili çıkan bir haberden aktaralım: Beş Ayda On Film

Taner, Erotik Furya’nin ayak seslerinin duyulduğu dönemde pek çok Yerli Western ve Avantür filminde genellikle vamp kadın rollerinde görünmüştür. Aytekin Akkaya, Tamer Yiğit, Yılmaz Köksal, Kadir İnanır, Levent Çakır, Serdar Gökhan gibi jönlere eşlik ettiği Yeşilçam kariyerinde 40’a yakın filmde rol almıştır.

1974 Mayısı’nda Cannes Film Festivali’nde film gösterimlerini izlemek ve Arda Uskan’ın Hey Dergisi için yöneteceği bir fotoromanda yer almak için Fransa’nın yolunu tutan Taner, 15 hafta süresince yayınlanan Ölüm Kararı isimli fotoromanda başrolü genç fransız aktör Jeff Cartier ile paylaşır. Mylene Demongeot ve Richard Harrison gibi ünlü oyuncularla sohbet ederken Uskan tarafından çekilen fotoğrafları, Uskan’ın cinliği ile fotoroman senaryosuna uygun olarak diyaloglaştırılır ve bu iki yıldız isim böylelikle fotoromana dahil olurlar. Cannes sonrası Venedik ve Milano ziyaretlerinden sonra memlekete dönülür. Hemen hemen aynı tarihlerde ülkemizde yayınlanan Erkin Koray destekli ilk 45’lik Tanrı Şahidimdir – Şimdi Sen Varsın / 1 Numara Plakçılık – 017 ile yıllar sonra müziğe dönüş yapmış olur. Aynı yıl 43. İzmir Enternasyonal Fuarı ve Ankara Köşk Gazinosu’nda seyirciyle buluşur.

1975 yılı Taner için trajik başlar. 30 Ocak günü İzmir – İstanbul seferini yaparken Yeşilköy açıklarında Marmara Denizi’ne düşen Bursa adlı uçağın içersinde hostes olarak görev yapan Serap isimli kardeşi de vardır. Elim kazada kardeşini yitirir. Zor günler geçirir, bir süre sahneye ve film setlerine ara vermek zorunda kalır. Toparlandıktan sonra Mayıs ayında yayınlanan ikinci 45’lik Nene Hatun – Yalnızlığı Sen Bir De Bana Sor / 1 Numara Plakçılık – 029 ile artık tamamen müziğe yönelmeye karar verir. Piyasaya sürülen ilk iki plak pek ses getirmese de gönlünden geçen sahne ve şarkıcılık kariyeridir çünkü Yeşilçam’dan artık sıkılmıştır. 1-7 Haziran tarihleri arasında Mersin’de düzenlenen 1. Akdeniz Tekstil ve Moda Festivali‘nde sahne alır. Uzun bir süredir Neşet Ruacan ile gerçekleştirilen çalışma evresinden sonra gazino programları için artık hazırdır. Anadili gibi konuştuğu Almanca, İspanyolca, İngilizce dillerindeki şarkılardan oluşturulan repertuardaki tek istisna yerli şarkı; Erkin Koray’ın memleketi sallayan hiti Şaşkın dır. Sahne kostümleri Yıldırım Mayruk tarafından dikilir. Bu süreçte en büyük destekçileri Arda Uskan, Selda Bağcan ve Ferhan Üçoklar’dır. 6 Temmuz 1975 tarihinde Osman Kavran’ın Lalezar Gazinosu’nda, Emel Sayın’ın Assolist olduğu kadroda yer bularak gazino sahnesine adım atar. Ekim sonunda Arda Uskan ile nişanlanır. Yıl sonunda Seyhan Karabay (Gitar) ve Sedat Avcı (Davul) ile biraraya gelen Taner, Seyyal – Seyhan – Sedat üçlüsü olarak sahne çalışmalarına devam eder.

1975 yılının sonunda piyasa sürülen üçüncü 45’likte yer alan Son Verdim Kalbimin İşine (Orjinali: Enrico Macias – Je Suis Content Pour Toi) deyim yerindeyse bomba gibi patlar. Şarkıcı kimliğiyle kendisini daha geniş çaplı şöhrete ulaştıracak bir hite kavuşmuştur sonunda. Popülaritesinin somut örneğini, ertesi sene sonra vizyona girecek Hababam Sınıfı Uyanıyor da görebiliriz. Mevzubahis şarkı, hepimizin izlerken hala güldüğü klasikleşmiş komedi sahnesinde Hafize Ana tarafından seslendirilir. Harika bir Seyyal Taner parodisi sahnelenmiştir. Taner, 1976 yılında yayınlanan 45’lik Kalbimi Affettim – Sarmaş Dolaş / Yavuz Plak – 1581 ile başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayarak rüştünü ispat eder. 31 Aralık gecesi TRT’de yayınlanan yılbaşı programına bu şarkılar ile katılır. Lalezar’ı, kısa sürede Bebek Maksim, Caddebostan Maksim, Maçka Taşlık Gazinosu gibi diğer elit mekanlar takip edecektir. Plaklarında çalıştığı aranjörlerin etkisiyle kolay dinlenebilir pop sounduna sahip eserler yeğlense de, sahnede Rolling Stones, Pink Floyd ve The Who gibi dönemin popüler İngiliz rock ekiplerinin şarkıları icra edilimektedir. Gazino izleyicisine rock müzik sunulmaya başlanmıştır. Seyyal Taner, dansları, dansçıları ve renkli sahne gösterileriyle tam bir showgirl’ dür.

Bu dönemde Yeşilçam‘daki son filmi olan Çizmeli Kedi filmini çeker. Filmde geçen bir sahnede artık sinema yerine sahneye ağırlık vereceğinin adeta duyurusu da yapılır:

‘’Sevgili Misafirlerimiz, gazinomuzda bir kedi dolaşıyor şu anda. Adı bir bomba gibi göklere yükselen çizmeli bir kedi. Sizi yarının en büyük yıldızı Seyyal Taner’le yani Çizmeli Kedi ile tanıştırmak istiyorum. Ve karşınızda Çizmeli Kedi Seyyal Taner’’.. VEEE Sarmaş Dolaş (Yavuz Plak 1581) şarkısıyla gerçek bir yıldız sahnededir.

Çizmeli Kedi filminden sonra uzun süre filmlerde yer almaz. 1986 yılında Perihan Dizisinde yer alan Seyyal Taner, 2000’li yıllarda bir kaç dizide yer alır. Son olarak 2016 yılı yapımı Bana Git De filminde beyaz perdeye dönüş yapar.

Yazan: Sabahattin Bilgiç

Yazarın Notu: İnternette kaynak olarak kullanılan çoğu sitede 1948 veya 1952 doğumlu olduğu yazıyor oysa sanatçı çeşitli röportajlarında net olarak 1950 doğumlu olduğunu söylemiştir.

Eski mecmualardan görsel malzeme, bilgi temini konusunda yardimlarini esirgemeyen ve fikirlerini her daim benimle paylaşan degerli arkadaşlarim Bilal Türküresin, Ercan Demirel, Emrah Tirsi, Emir Ağırman, Engin Benli, Muhammet Enes Aksoy, Utku Uluer’e teşekkür ederim.

Yorumlar