Korku sineması konseptine özel ülkemizdeki tek dergi olan Alacakaranlık Dergi, 15. Sayısı olan Haziran sayısıyla raflardaki yerini aldı.

D&R, Remzi Kitabevi, Migros, Nezih Kitabevi, Dost Kitabevi, Mephisto Kitabevi (Beşiktaş, Kadıköy, Taksim), Rüzgâr Kitabevi (Edirne), Gerekli Şeyler (Kadıköy), TveK Kitap Kırtasiye Mağazaları ve Dreamers Figure (Kadıköy)’den temin edebilirsiniz. Detaylı dağıtım noktaları için tıklayınız.

15. Sayının ön ve arka kapağı biri Amerikalı diğeri Kanadalı, korku çizgi romanlarına gönül vermiş sanatçıdan geliyor. Ön kapakta Darren Merinuk’un bu sayıyı adadığımız açık hava sinemalarına ithafen tasarlanmış, “Kara Gölün Canavarı” illüstrasyonu yer alırken arka kapak, Doug Randazzo’nun “Jack the Ripper” çizimi ile Londra’nın tekinsiz sokaklarına bürünüyor.

Alacakaranlık Dergi, 15. Sayısı olan Haziran sayısıyla raflardaki yerini aldı. 

Haziran sayısında Kaya Özkaracalar, 37. İstanbul Film Festivali’ni masaya yatırırken, festivalde korku sinemasının eksikliğine değinmeden geçmiyor.

Deniz Cansever, Mayıs’ta ülkemizde vizyona giren Truth or Dare filmini “Popülist Muhafazakârlığın Dijital Düşü” yazısında ele alıyor.

Anıl Koç, “Ava Giden Avlanır: Primal Rage” yazısıyla 2018 yapımı bir Kocaayak efsanesinin izini sürüyor.

“Kapalı Kapılar Ardında Spiritüalizm: A Dark Song Üzerinden Spiritüalizm” yazısında Burak Bayülgen, A Dark Song filminin spiritüalist sürecine ve içerdiği katılığın toplum içindeki rolüne değinirken, filmin Viktoryen dönemin spiritüalist yaklaşımına olan benzerliklerine bakıyor.

Alacakaranlık koleksiyoner röportajları serisi bu sefer okunu, koleksiyoner ürünü üreten Atilla ve Türker Akan kardeşlere döndürüyor. Diorama sanatçısı olan kardeşlerle Anıl Koç, markaları Brothers Workshop ve diorama sanatı hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştiriyor.

Korku sineması ve gastronomi kültürünü birleştiren Beril Köroğlu, “Tarımda Verimlilik Vaatleri ve GDO: The Curse” yazısıyla The Curse (1987) filmini, çağımızın problemlerinden biri olan GDO üzerinden yorumluyor.

Ege Sorkun, “Cannibal Holocaust ve Sömürgeci Kameranın Dehşeti” yazısında yasaklı kült filmi, emperyalist çağda kendine farklı formlar bulmuş olan sömürgecilik anlayışının kameranın kendisinde vuku bulunuşu üzerinden inceliyor.

“Zayıf ve Yaralıda Yaşıyorum Doktor” yazısında Yasemin Akman, Session 9 filminin korku sineması severler üzerinde yarattığı kalıcı etkiyi, adeta bir neşterle deşiyor.

Hazal Bayar, “Korku Sinemasında Süregelen Kadın Temsiliyetleri” yazı dizisinde, “İstismar Sineması: Lezbiyen Vampirler” bölümüne giriş yapıyor.

“Sinemasal Bir Cadı Avı: Cin Filmleri Furyası” yazısında Sertaç Koyuncu, cin filmlerinde asıl konu alınan cadı avının nedenlerini sorguluyor.

Yusuf Sümer, “Gotik Sinemada Tekinsiz Öğeler” yazısında, Freud’un “uncanny” kavramını Gotik Sinema örneklerinde inceliyor.

Gizem Şimşek Kaya ise, “Korkunun Bilim Kurgu Halleri” yazısıyla bilim-kurgu öğeleri içeren korku filmlerine bir kılavuz yaratıyor.

Yorumlar