Cüneyt Arkın ve Fatma Girik – Kolsuz Kahraman ALPAGO (1966)

0
1101

1951 senesinde dönemi için dev bir bütçe ve devlet yardımıyla çekilmiş İstanbul’un Fethi filmiyle beraber Yeşilçam sineması için Tarihi Filmler (Dönem Filmleri) furyasının ilk ciddi başlangıcı gerçekleştirilmişti. Takip eden yılda çevrilen Kızıl Tuğla beraber ise 1906 doğumlu Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun Türk edebiyatı için olduğu kadar sinemamız içinde geçerli olan katkısının ilk örneği beyaz perdede yerini almıştı. Kozanoğlu’nun 1945 yılında yazdığı Kolsuz Kahraman, 21 sene sonra tarihi filmlerin bir furyaya dönüştüğü dönemin eserlerinden biri olacaktır. Kozanoğlu eserlerini beyaz perdede en iyi canlandıran oyuncu ise kuşkusuz sinemamızın dev aktörü Cüneyt Arkın’dır.

Sinemamıza 1950’li yıllardan itibaren eserler kazandırmış Nejat Saydam’ın yönetmenliğini üstlendiği Kolsuz Kahraman , temelinde Orta Asyayı mekan edinmiş bir intikam hikayesi. Tarihi filmlerimizin bir tür olarak en başarılı yönetmenleri olan Natuk Baytan ve Remzi Jöntürk’ün sektörde henüz başlangıç aşamasında görevler üstlendiği yıllara denk gelen bir çalışma. Dolayısıyla türün tamamen aksiyona dayanacağı yıllar için henüz erken bir dönem. Bu sebeple aksiyon açısından biraz daha durgun, akıcılık yönünden ise 1960’lı yılların ilk yarısındaki salon filmlerinin etkilerini taşımakta olan bir film.

Kolsuz Kahraman ALPAGO (1966)

Küçük yaşlardayken babası (Reha Yurdakul) Çinliler tarafından katledilen atsız kahraman öldürülen babasının canı için cani kanı için kan almadıkça isimsiz bir savaşçı olarak kalacaktır. Yaşı ilerledikçe amansız bir bahadır haline gelip karşısına çıkan tüm Çin bahadırlarını alt eder ve sonunda babasının katili İmparator Hu Bing Siung’u öldürür. İsmini bileğinin gücüyle elde etmiş Alpago, başbuğ Gültekin’in en güçlü savaşçısıdır. Aynı esnada Çin cenahında başka bir intikam için hazırlıklar sürmektedir. Babası Alpago tarafından öldürülen prenses Sarı Çiçek (Suzan Avcı) Türklerden intikamını alması için en amansız savaşçıları olan Ming Chen’in oğlu Tay Camoka’yı (Murat Soydan) saraya davet eder. Tay Camoka saraya doğru hareket ederken Alpagoda Başbuğ Gültekin’in emriyle Çin sarayına sızmak için görevlendirilmiştir.

Cüneyt Arkın özellikle Battal Gazi filmlerinde sıkça başvurulan bir senaryo dahilinde baba ve oğul kahramanları eş zamanlı canlandırdığı filmlerinin bir öncülü olarak Kolsuz Kahraman‘da da hem Alpago hemde Kolsuz Otacı olarak iki ayrı karakteri canlandırmaktadır.

Yeşilçam filmlerinde vamp ve fettan kadın rolleri kimi zaman ana kadın karakterin önüne geçmekte ve izleyicinin ilgisine esas kadın oyuncudan daha fazla odak olmaktadır. Bu filmde esas kadın oyuncu olmasına karşı komedi unsurunu güçlendirmek amacıyla filme dahilmiş yan karakterlere (Topal Tilki ve Hancı gibi ) daha yakın tutulan Bela Çiçeği Fatma Giriği film süresince dans ederken dövüşürken ve belli ölçüde sevişirken izleme şansını elde ediyoruz. Bununla beraber Suzan Avcı’nın canlandırdığı Çin Prensesi Sarı Çiçek ise klişeleştirilmiş vamp kadın imajı için biraz daha hafif kalmaktadır. Böylece Yeşilçam Tarihi Filmlerinin formülasyonu içerisinde yer alan namuslu esas kadın ve fettan kadın paylaşımı bu filmde arzu dengesini Fatma Girik lehine kullanarak tamamlanmış oluyor.

Kolsuz Kahraman ALPAGO (1966)

Kolsuz Kahraman filmi Murat Soydan’ın Yeşiçama adım attığı ilk film olma özelliğinide barındırmaktadır. Soydanın kalkık kaşları ve sarkık bıyıklarıyla desteklenmiş Tay Camoka karakteri, 60’lı yılların vazgeçilmez özelliği olan briyantinli saç modeliyle Cüneyt Arkın’ın beyaz perdedeki göz alıcılığıyla yarışmakta.

Soydanla beraber kısa bir süre içerisinde Yeşilçam Fantastik Filmlerinin aranılan bir yüzü olacak ve ilerleyen yıllarda Cüneyt Arkın ile iyi bir ikili oluşturacak olan Aytekin Akkaya ise zindan baskını sahnesinde ve baskından kurtulan tek Çin askeri olarak (belkide Yeşilçamdaki ilk rolü olarak) karşımıza çıkmaktadır.

Soydan ve Arkın’ın Tay Camoka ve Alpago olarak handa karşılaştıkları sahnede aralarında geçen maskülen diyalog 60’lı yılların ortalarından itibaren dünya sinemasını tümden etkileyen Spaghetti Western filmlerinin sert adamlarına bir gönderme niteliğindedir.

İnsan geldiği yeri bilmez mi ?

Söylemek istemezse bilmez.

Biz adamı söyletmesini biliriz.

Biz söylememesinide biliriz.

Sert adamlar öğesiyle beraber erkekler arası dostluk temasıda özellikle Western filmleri ve Fransız Suç Sinemasının bir gereği olarak Yeşilçam’ıda etkisi almış, Alpago ve Tay Camoka arasındaki yiğitlik ve saygı temalı dostluk filmin finaline doğru güçlü bir işbirliğine dönüşmüştür. İkili kardeşliklerini kımızla kutlarlar.

Müzikler konusunda filme özel bestelenmiş ve hafif Türk Sanat Müziği esintileri taşıyan sözlü parçaların beraberinde Tarkan filmlerinde olduğu gibi bol bol Dimitri Shostakovich eseri kullanımına rastlanmaktadır.

 

Bütçelendirme açısından oldukça kısıtlı imkanlara sahip filmin Yerebatan Sarnıcı, Aya İrini  ve hisar içiyle tasvir edilmiş Çin Sarayı ve zindanlarının beraberinde, özellikle han olarak sunulan bölümde kemerin iki tarafına asılmış Mandarinceye benzetilmeye çalışılmış dekor yazılarının (sol kısımda Kemik ve sağ kısımda Batıya benzetilmiş karakterler) ve Çinli askerlerin kıyafetlerinde Japon tapınaklarına benzetilmiş ancak Mandarince’de Açık karakterine benzeyen armalar ise filmden bugüne kalan hoş detaylar arasında.

Kolsuz Kahraman ismi tarihi filmler furyasından bağımsız olarak özellikle 1970’li yılların ilk yarısında ayrı bir tür içinde marka haline gelecektir. One Armed Boxer ismiyle 1967 yılında çekilen ve ülkemizde Kolsuz Kahraman ismiyle popüler olan film, Türkiye’de tarihi filmler, dünyada Spaghetti Western filmleri furyasının bitimini hızlandıran Hong Kong filmleri furyasının ilk ses getiren yapımlarındandır. Bu film ve baş kahramanı Wang Yu’nun yarattığı popülaritenin etkisiyle Yeşilçam’da (Tarkan filmleri serisinin son bölümüde dahil olmak üzere) kısa süreli bir Tek Kollu Kahraman veya Kolsuz Kahraman devri yaşanmış hatta Öztürk Serengil dahi bu dönem içerisinde bir komedi filmiyle devre katkıda bulunmuştur.

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Sizin için hazırladığımız galeri (Görselleri üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz)

 

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikKemal İnci’nin Ardından…
Sonraki İçerikAlacakaranlık Dergisi Halloween Partisi 31 Ekim’de Karga Kadıköy’de!
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.