Ayşen Gruda ‘nın Ardından…

0
534

Türk Sineması ve tiyatrosunun önemli ismi Ayşen Gruda’nın ardından Sinematik Yeşilçam yazarları olarak O’na güle güle demek istedik…

Semra Uygun: Güzellikle ilgili değer yargılarına domates fırlatmış, komedyenliği kendine silah edinerek asla sessiz kalmamış, ipince eleştirileriyle güldürürken dumura uğratmış, şeffaf bir kadındı o. Hem insanlık hem kadınlık hem de iyilik adına onun çağına denk geldiğim için şanslı hissediyorum.

Burak Gülgen: Cennete gidecekmiş iki gözümün çiçeği!..

Mesut Kara: O hepimizin, tiyatronun, sinemanın güzelidir. Çok az insanın başarabileceği, toplumun tüm kesimlerince sevilmeyi başarmış değerli bir oyuncudur. Sinemanın gülen yüzü, komik rollerin, silinmez izler bırakan unutulmaz ismiydi. Bitirimler Sınıfı’nın Cevriye’si, Bizim Aile’nin Feride’si, Delisin’in Şaziment’i, Hanzo’nun Feride’si, Aile Şerefi’nin Ayşe’si, Süt Kardeşler’in Emine’si, Tosun Paşa’nın Tellioğlu Zekiye’si, Gülen Gözler’in Fikret’i, Hababam Sınıfı Tatilde’nin Ayşe’si, Çöpçüler Kralı’nın Hacer’i, Şabanoğlu Şaban’ın Safinaz’ı, Neşeli Günler’in Nilgün’ü, Davaro’nun Ayşo’su, Gırgıriye’nin Sevim’i, Hababam Sınıfı Güle Güle’nin Melahat’ı, Doktor Civanım’ın Şadiye’si, Çiçek Abbas’ın Şükriye’si, Şekerpare’nin Peyker’i, Namuslu’nun Naciye’si, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü’nün Kam Ana’sı ve daha birçok filmin, televizyon dizisinin Ayşen Gruda’sıydı o.

Can Sönmez: Güle Güle Feride abla, Hizmetçi Hacer, Evlatlık Peyker, Fikret, Ayşo, Ayşe Huyugüzel güle güle Ayşen Gruda. Vasiyetinde dediğin gibi bu halk seni nasıl gömeceğini bilir, toprağa değil kalbine… (Ayrıca Bkz)

Murat Çelenligil: Bazılarından farklı olarak sadece beyaz perdede değil gerçek hayatta da çok yakın. Komşumuz gibi.

Dilek Gürses Güven: “Ayşen Gruda” değil “Ayşen Guruda” … çocukluğumda Almanya’da video kiraladığımızda annem öyle derdi “ Ayşen Guruda’nın filmi”… Sonraları bazı film jeneriklerinde “Guruda” yazdığını bile gördüm. O değil de; nasıl ki Adile Naşit’in, Münir Özkul’un, Kemal Sunal’ın gönlümüzde ayrı bir yeri vardıysa, o gönlün bir köşesinde Ayşen Gruda’nın da bir yeri vardı. Düşünüyorum da gönül paramparça oldu be… onların sayesinde benim çocukluğum süper geçti, kahkaha ile, espiri ile, eğlence ile geçti. Çocukken en sevdiğin artistler diye sorulduğunda ben onların adını yazardım anketlere. Yerli ve milli. Yerli ve bizden. Yerli ve aileden. Yerli ve biricik. Hoşçakal Fikret, hoşçakal, çiçekçi Sevim, hoşçakal Nahide Şerbet, hoşçakal Tellioğlu Zekiye… sen bizi mutlu ettin, dilerim ötelerde sen de mutlu olasın.

Tamer Yiğit: Ayşen Gruda içimizden biri gibiydi halk bu yüzden onu bağrına bastı. Çıkar peşinde koşmadı dik durdu yeri geldi sözünü esirgemedi.kimseyi kandırmadı. Sinema var oldukça yaşayacaktır.

Kaya Özkaracalar: Küçükken önce “domates güzeli” olarak tanımıştım kendisini. Yaşım büyüdüğünde, algım geliştiğinde sinemamızın en iyi oyuncularından olduğunun ayırdına varacaktım. Yaşamının son döneminde ayrıca sözünü sakınmayan, eğilip bükülmeyen, omurgalı, mert bir yurttaş olduğunu gördük.

Melis Zararsız: Çocukluğum Gırgıriye serilerini izlemek, diyalogları ezberlemek ve aileme onları oynamakla geçti. Ayşen Gruda, Gülşen Bubikoğlu, Adile Naşit, Münir Özkul ve pek çok Yeşilçam oyuncusu akrabammış gibi hissederim hep. Bizim Aile, Hababam Sınıfı, Şabanoğlu Şaban, Gülen Gözler… O hep kendine özgü tavırlarıyla, özgüvenli komedyenlik becerisiyle biz izleyicileri kendine hayran etmeyi başardı, ailemizden biri oldu. İlerki yıllarda Ana dizisini de büyük bir zevkle izledim, katıldığı tüm TV programlarını da mümkün mertebe takip ettim. Özü sözü bir, dobra, tatlı sert, muhalif ve aşırı komik bir kadındı benim için. Türk tiyatro ve sinemasından usta bir kadın komedyen geçti, ne şanslıyız.

Suzan Dilek Yılmaz: Sinemadaki maskesi çokluk ”Öyle Olsun ”filmindeki ”Ayşe Huyugüzel”dir . Yani idealı olmayan ,esas erkeğin asla ona bakmayacağı genç bir kadın . Gerçek yaşamda ise Ayşen Guruda bütün o genç ve güzel esas kızlar güzelliklerini yitirerek sinemayı bırakırken ve bazende sinema onları bırakırken daima kendisine televizyonda ve sinemada roller bulabilmiş bir oyuncudur . Yaşlanırken gençleşen nadir oyunculardandır benim için

Adnan Yarar: Ertem Eğilmez’in Yeşilçam Sinemamıza kazandırdığı, Arzu Filmin çağları aşacak derinlikteki kadrosunun temsilcilerinden biriydi Ayşen Gruda. Eğilmez’in eğitici ustalığı Gruda’nın yeteneği ile birleşince nesiller boyu izlenecek bir karakter meydana geldi. Bunun yanında emekten, bağımsızlıktan ve Cumhuriyet’den yana düşünce kişiliği ayşen Gruda’danın sanatında vücut bulmuştu.

Ayku Emrel Akalın: Alternatifi olmayan eşsiz bir oyuncuydu. Türkiye’nin en iyi komedi oyuncuları olan Şener Şen, İlyas Salman ve de Kemal Sunal’ın partneri olarak onun seçilmesi ona alternatif oyuncu bulunmadığını göstermiş oluyor.

Ayşe Havva Geyik: Ayşen Gruda esas kız olmayı bir kenara itip komedyenliğin sadece erkeklere mahsus olmadığını gösteren bir oyuncu. Türkiye’de komedyen kadınların yolunu açmış bir isim. Evin kızı ama asla edilgen değil. Komik ama bir o kadar da hassas ve duygulu.

Gökay Gelgeç: Işıklarla uyusun.

Sabahattin Bilgiç: Çocukluk kahramanlarımız gidiyor teker teker, Görmediğimiz bilmediğimiz diyarlara, Dünya döndükçe izlenecek o güzel filmler, Dokunacak nice hayata o güzel insanlar, Her daim tebessümle hatırlanacak Ayşen Gruda, Yeşilçam Cennetinde kal sağlıcakla.

Nesrin Yavaş: Benim çocukluğum, televizyonun henüz yaygınlaşmadığı ama yine de her mahallede bir evde televizyon, bazen video da olan zamanlarda geçti, bizim mahallenin televizyonlu videolu evinde de ben yaşıyordum. İşte Ayşen Gruda, Çöpçüler Kralı, Gülen Gözler, Hababam Sınıfı, Tosun Paşa ve daha bir çok filmiyle, komşular ve kahkahalar ile çocukluğumun en güzel hatıralarındandır, bu yüzdendir ki Ayşen Gruda sadece sinemamızın değil benim çocukluğumun ve mahallemin de kıymetlisidir…

Yigilante Kocagöz: Yeşilçam dendiğinde akla gelen bir büyük neşeli tablonun olmazsa olmazıydı; ancak adı asla ilk anılan olmadı. Gözlerin jönlerle, arzulanan kadınlarla büyülendiği bir çağda başka bir tabloyla çıktı karşımıza Gruda, önce ablamız sonra teyzemiz oldu. Bazen şaşkın, bazen sinsi; ancak asla tam olarak kızamadığımız yakın akrabamız. Belki de bu yüzden tüm başroller zamanla unutulurken Gruda’nın rolleri baki kaldı. İddia edilenin aksine güzel bir kadındı, sadece başka bir perdeden girmeyi seçmişti muhabbete, çirkin demeyi seçtik. Bizim tüm dediklerimize rağmen Gruda sevildiğini biliyordu. Ne de olsa aile içinde insan insana neler der, gene affeder birbirini.

Gürol Yüksel: Galiba Türk Sineması’nın ablasıydı. Yoo öyle yaşı büyük olan ablalardan değil, mesela bir Adile Abla gibi değil. Daha çok genç yaştakilerin ablasıydı. Hani biz ortaokula giderken, o ailenin evde kalmış, koca bekleyen kızıydı. İşe giderdi, çalışırdı, insanlarla ilişkileri olurdu. Kızdı mıydı, kızdıranı döven bir ablaydı. Hadsizlik yapana ağzının payını verirken, sevdiğine de sevgisini gösterirdi. Kızarken de bizdendi, gerzek gibi ona özgü bir kelimeyi söylerken de bizim ablamızdı. Mutlu olduğu zaman bunu içinden gelerek gösterirdi. Ayşen Gruda bizdendi, samimiydi. Evin büyük ablasıydı…

Emre Siyahoğlu: Hangi çalışmada yer alırsa alsın, o çalışmayı varlığıyla özel hale getirebilmesi, kendisinin özellikle kültürel birikim ve gözlemciliğinin başarılı bir sonucuydu.

Hüseyin Batur: 70’ler Yeşilçamının olmazsa olmazlarındandı kendisi. evde kalmış kız kurusu rollerini o kadar gerçekçi oynardı ki annem her izlediğinde sanki kendisi duyacakmış gibi gibi ona bir şeyler söylerdi televizyona bakarak. ben de her seferinde annemi bu çabasından vazgeçirmeye çalışırdım. Mekanı cennet olsun. Artık her izlediğimizde onun da aramızdan ayrılmış olduğunu hissedeceğiz.

Cemal Berktaş: Cevat Kurtuluş gibi karikatürize bir dış görünüşe sahip olmakla birlikte sıradan bir vatandaş kadar bizden bir siması vardı O’nun… Mühim bir kabiliyetti Ayşen Gruda… O filmlerde Kemal Sunal’ın yanına en çok yakışan kadın oyuncumuzdu… Sinemamızda nadir bulunan kadın komedi oyuncularından birisi belki de en önemlisi olması hasebiyle de sinema tarihimizde teferruatlı bir şekilde incelenmesi gereken bir değerdir kendileri… Özdemir Asaf’ın meşhur bir sözü vardır. “Gidişiyle boşluk yaratanlardan ol…” Ayşen Gruda gidişiyle büyük bir boşluk yarattı. İnşallah o boşluğu görenler bu sorunumuzun üstüne giderler… Ruhu şad olsun. Üzgünüz vesselam.

Halit Çevirgen: Tiyatro ve sinemamızın büyük oyuncularından Ayşen Gruda’yı da sonsuzluğa uğurladık ..Arkasında hafızalarımıza işlenen unutulmaz tatlar bırakarak sonsuzluğa gitti .Filmlerinin tamamını izlediğimi söyleyebilirim .. sahnede izleme fırsatını ise malesef yakalıyamadım. Son röportajlarından birinde şöyle demişti . ” Ben neyim oyuncu .. oyun nedir çok güzel önemli öğretici bir şey fakat oyunu hem çok ciddiye alacaksın hemde oynarken eğleneceksin ben sadece ciddiye alanlarla oynayamıyorum eğlenmiyorsan komiğime gider ‘ demişti .. bu düşündürücü bir tespit .. Bir anısını anlatırkende şunları demiş ” halkın içinden çıkmamamalı onlardan kopmamalı çünkü biz aslında onlardan besleniyoruz , mesela pazarcılar ve minibüsçüler dünyanın en iyi esprisini ve reklam cıngılını yapan insanlardır .. ikizlere takkeee diye bağırır sen nereye çekersen çekersin şu ironiye bakın . Bir gün minibüsle gidiyoruz bir teyze dalgın karşıya geçmek için yola atladı şöför ani bir fren zar zor durdu , camı açtı ve ‘ Teyzee bu enişteye benzemez altına aldımı öldürür ‘ dedi böyle spontane ironik bir cümleyi biz oyuncu olarak bile zor üretiriz .o yüzden halktan koparsan bitersin .. Saygı ve rahmetle …

Utku Uluer: Sinemamızın ve Tiyatromuzun en önemli kadın komedyenlerinden birisini kaybettik. Bnece önemli bir siyasi duruşu simgeleyen bir sanatçıya da dönüşmüştü son yıllarda. Büyük sanatçılar vefat ettikten sonra ölümsüzleşirler. Biz de yazılarımızla kendisini yaşatmaya devam edeceğiz…

Sedat Akkurt: Ayşen Gruda Yeşilçam’ın komik kadınıydı, Yeşilçam’da onu hep gülen yüzlü rolleri ile sevdik.

Oğul Can Çomak: Münir Özkul, Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, İlyas Salman, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Müjdat Gezen, Şevket Altuğ, Şemsi İnkaya, Ali Poyrazoğlu, Bülent Kayabaş, Aydemir Akbaş, Hadi Çaman, Ercan Yazgan, Mehmet Ali Erbil, Cem Yılmaz ve AYŞEN GRUDA

Hepsinin ortak noktası mizah. İlmek ilmek örülen bir mizah anlayışını sadece bize değil, doğmamış çocuğumuza kabul ettirirdi bu sanatçılar. İsmi geçen erkek oyuncularla bazen sinemada, bazen tiyatroda, bazen dizilerde karşılıklı oynadı Ayşen Gruda. Elbette onun aşması gereken engeller erkek sanatçılara nazaran daha fazlaydı. Kadınları komik görmeyen eril zihniyeti düşman mı bellemeliydi, yoksa kendisini işine adayarak kalpleri mi fethetmeliydi. İkincisini yaptı Ayşen Gruda, üstelik entelektüel birikimini mesleğine yedirerek, bambaşka bir pencere açarak ortalığı daha ferah kıldı. Sizin anlayacağınız “çaktırmadan” taç taktı. Benim için “Domates Güzeli” değil, bir “Domates Tarlasıdır”. Tek seferliğine doyurmaz, çoluğumuza çocuğumuza, torunumuza yetecektir. Ne mutludur ki, Ayşen Gruda’nın gösterisini seyretmişim. Ne mutludur ki, onunla bir fotoğraf karesine girmişim. Ne mutludur ki, tarlanın yolunu ezbere biliyorum. Bugüne dek beni doyurdun, sıra doğmamış oğlumda/kızımda AYŞEN TEYZECİĞİM. Toprağın bol olsun.

Sinematik Yeşilçam – 24 Yazar’dan yorum – 2019

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikYeşilçam’ın Unutulmazlarını Fethiye ‘de Yaşatıyor
Sonraki İçerikBir simge olarak Ayşen Gruda
1974'te Moda'da doğdu. İtalyada 1 4 yıl yaşadı. Italyanca ve Ingilizce dillerinde profesyonel turist rehberliği yapıyor. 1994 yılında Doğuş FM de Katiller de Ağlar müzik programı ile başlayan DJ'lik tutkusu DJ Legoman ismiyle farklı bir noktaya taşındı. 2007 yılında Sinematik yeşilçam sitesini kurdu, 2016 yılından beri Açık Radyo'da Yeşilçam Arkeolojisi programını yapıyor...