Dilber Ay – Bunalım / Gece Yaşayan Kadın (1979)

0
41764
Dilber Ay

Sinemamızda ilginç ve denenmemiş örnekler maalesef günümüze çok sağlıklı ulaşamıyor. Bu yüzden bazen sinekten yağ çıkartmaya çalışıyoruz. Özellikle 70‘li yıllar b sinema adına oldukça üretken ve deneysel yıllar olarak karşımıza çıkıyor.

Dilber Ay denildiğinde ya şarkıcıyla isim benzerliği ya da seks filmleri akla geliyor. Bir kaç aksiyon filminden sonra özellikle seks furyasında başrollerin değişilmez oyuncusu olarak 3 yıl yer almış olsa da epey üretken bir 3 yıl geçirmiş Dilber Ay. Oyunculuğu ile vasatı aşamayan oyuncumuz 80 darbesinden sonra şarkıcılığı denemiş, bir süre pavyonlarda yer aldıktan sonra gözlerden kaybolmuş. Bugün hayatta olduğuna dair elimizde bir bilgi yok ancak öldüğünü de bilmiyoruz. Demek ki izini kaybettirmek istemiş ve başarılı da olmuş.

Dilber Ay‘ın filmografisinde Behçet Nacar ile oynadığı Karpuzcu filmi epey önemli. Oynadığı pek çok film “malum” nedenlerden dolayı oldukça çok gişe yapmış.

Filmin Künyesi ve Konusu

Yavuz Özfigen‘in 1979 yılında çektiği ve başrollerini Dilber Ay, Ata Saka ve Hakan Özer‘in paylaştığı Bunalım filmi aslında epey ilginç bir film. Epey ilginç bir film derken filmin iyi çekildiği için yazmıyorum. Ama avrupa korku ve gerilim sinemasına istemeden göz kırpılmış. Düşük bütçe ve 3 mekanda çekilmiş olan bu film, öte yandan oldukça cömert sahnelere de sahip.

Dilber Ay‘ın canlandırdığı Necla sakat, Dadısı (Güler Özonuk) ile yaşayan yürüyemeyen bir kadındır ama geceleri kişilik değiştirip siyahlar giyinerek kırmızı peruğunu takıp bambaşka birisi olur. Komşusu ressam Fikret (Hakan Özer) ile aşk yaşamaya başlarlar. Daha sonra bu tutkulu aşk bir cinayete dönüşür, Necla’nın kızkardeşi Selma (Güven Gül) suçlanır. Ruh doktoru eşi Kemal (Ata Saka) konuyu çözmeye niyetlidir ve sonunda da tüm olayı çözer.

Filmi izlememiş olanlar için çok fazla detaya girmeyeceğim. Filmin içeriği, konusu ana hatlarıyla bu. Zaten film Dilber Ay‘ın üzerine kurulu, ağırlıkla ressam Fikret ve Dilber Ay‘ın sevişme sahnelerinin yer aldığı, Ata Saka ile Güven Gül‘ün de bir sevişme sahnesinin yer aldığı, psikolojik gerilim ile soft porno karışımı bir yapım.

Filmin birden fazla versiyonu var o detaylara yazının sonunda yer vereceğim…

Filmden Detaylar

Özellikle kızıl saç peruğu taktığında ve siyahlara büründüğünde çok ilginç bir femme fatale kimliğine bürünüyor Dilber Ay. Oyunculuğu için çok fazla yorumda bulunamayacağım çünkü filmlerde vücudunu kullanması isteniyor ve Dilber Ay da biraz abartıya kaçsa da rolünün hakkını veriyor ancak aynı şeyi Ressam Fikret’i oynayan Hakan Özer için söylemek zor. Çünkü oyuncuyu bir kaç saat evvel zorla kamera önüne geçirmişler gibi davranıyor sık sık. Bir de sanırım oldukça çekingen ama Dilber Ay‘dan epey memnun bir performans sergiliyor.

Öte yandan Ata Saka, filmde oyunculuk adına bir şeyler veren tek isim. Belki biraz zorlama olacak ama filme İtalyan tarzı erotik gerilim filmi havasını veren de zaten Ata Saka. Oynana psikolojik oyun, tavırlar ve bol bol Dilber Ay odaklı balık gözü ve yakın çekimler İtalyan tarzına veya Jess Franco‘ya yakın kadrajlar ortaya çıkartıyor.

Filmdeki dadı Güler Özonuk ise genellikle dadı ve hizmetçi rolleri ile tanınmış.

Farkındaysanız filmin konusundan pek bahsetmiyorum. Oldukça yapay diyaloglara sahip filmde nedense garip bir gerilim havası yaratma isteği öne çıkıyor. Çift kişilikli psikolojik sorunlu kız konusu ise Dilber Ay’ın robotik tavırları ile yapaylaşıyor. Çok az mekan kullanılmış film bir erotik gerilim filmi olmaktan oldukça uzak olsa da en azından denemişler diyebiliriz. Bu sebepten filmi bir gerilim soft porno/erotik kategorisinde ele almak en doğrusu.

Filmin yönetmeni olarak jenerikte Yavuz Özfigen yazılmış. Oysa bu isimle bir yönetmen veritabanında yok. Aklımıza hemen Yavuz Figenli geldi ancak bu kadar benzer bir isimle takma isim kullanmak çok mantıklı değil. İşin komiği TSA’da filmin yönetmeni olarak Yavuz Figenli‘nin ismi geçiyor ve künyesinde afiş yok oysa afişte böyle yazmıyor.

Veritabanlarındaki kafa karıştırıcı bilgiler…


Filmi dvd’ye basan ve yayın hakları elinde olan Fanatik Film ise yönetmen olarak Naki Yurter‘i yazmış ancak kendi vcdlerinde jenerikte Yavuz Özfigen yazıyor ayrıca afiştede aynı şekilde. Kısacası 3 olasılık var. Tahminimiz bilinen bir yönetmenin takma bir isim kullanmış olduğu.

Fanatik vcd kapağı

Bu arada filmi ilk olarak vcd olarak piyasaya süren Fanatik de çok ilginç bir uygulama yapmış ve tüm vcd’de filmde olmayan sahneleri kullanmış. bu da sanırım dünyada eşine az rastlanır bir durumdur sanırım. Kapağında alakasız bir filmde Kadir Kök‘ün de yer aldığı başka bir filmden, filmin içeriği ile de alakası olmayan bir kapak basılmış. Gece Yaşayan Kadın için plajdan bir görsel yerine daha farklı bir görsel seçebilirlerdi. Ancak “Gizli Seri” olarak piyasaya sürülen bu soft porno kıvamındaki erotik serinin tek amacı Erkek izleyiciye 77 sonrası Türk porno filmlerini hatırlatmaktı sanırım.

Bize ulaşan bir okurumuz filmin erotik sahnelerinin 40 dakika civarında olduğunu Fanatik vcd’sindeki 51 dakikalık versiyonun da kısa olduğunu filmi 60 dk üzerinde olduğunu söyledi. O yüzden dilerseniz sinemamızdaki bu karışık konuya çözüm niteliğindeki rehberi sizler için hazırladım:

Furya dönemi Bilgi Dağarcığı:

Yeşilçam’da Miki Film Rehberi! Sinemamızda filmleri sağlıklı ele almak çok zor. Kayıtların çoğu günümüze kçtü bir şekilde ulaşmış. Daha da ilginci 80 darbesi ile bıçak gibi kesilen Erotk/Porno film furyasından günümüze ulaşan film sayısı da az. Çoğu tezgah altı dağıltılmış bu durumda farklı farklı versiyonlar ortaya çıkmış. Bu nedenle bazı filmlerin 4 versiyonu oluyor:

  1. Orijinal versiyon (araya parça eklenmemiş ve değiştirilmemiş hali)
  2. Araya parça eklenmiş versiyon
  3. Temiz versiyon (hiç bir çıplak sahne olmayan sansürlü)
  4. Erotik versiyon (film hardcore bir filmse bu sahneler çıkartılmış, çok açık bir film değilse de araya sadece erotik sahne eklenmiş)

Yazan: Utku Uluer 2019

Yorumlar