Şaban Düzene Karşı

0
513

Kemal Sunal ve Türk Sinemasında Politika Bölüm 2

Kemal Sunal ve Türk Sinemasında politika yazı dizimize Şaban Düzene karşı yazısı ile başlıyoruz… (tanıtım yazısı için bkz)

ŞABAN DÜZENE KARŞI
Kemal Sunal’ı biz biraz da hayatın aksayan yönlerini gösterdiği, onları kendince eleştirdiği ve bunlarla dalga geçtiği için sevdik. Sadece komediden ziyade filmlerinin bu özelliği, Kemal Sunal’ı bizden biri yapmaya yetmiştir. Örneğin tiyatronun bir büyük ustası Savaş Yurttaş’la oynadığı 1986 yapımı Davacı filmi bu hicivlerdendir. Basit bir arazi ve komşuluk anlaşmazlığı konusunda kendi aralarında anlaşamayan iki tarafın, adalet ararken nasıl mağdur edildiğini anlatır. Karşılıklı açılan davalar, iki tarafın bütün bireylerinin tanık olarak yazılması, uzayan yargılamalar, yavaş işleyen adli sistem… Bu sorunlar büyük harflerle söylenir filmde. Kemal Sunal, benzeri bir konuyla ilgili “Saygılar Bizden” adlı dizide de oynamış ve adaletteki çarpıklıkları bu sefer içerdeki taraf olarak göstermiştir.

1988 yapımı İnatçı filminde, devletin kamulaştıracağı araziyi önceden haber alarak köylülerin elinden almaya çalışan şirketlerle hesaplaşarak, rant kurumunu yargılayacaktır. 1978 yapımı Kibar Feyzo filminde ve 1974 yapımı Salako filminde, köylülük üzerinde baskı oluşturan ağalık ve feodal ilişkileri yerin dibine sokarken, 1979 yılının Şark Bülbülü filmiyle bir anda şöhret olan sanatçılarla geçer dalgasını. 1977 yılı Çöpçüler Kralı ve 1978 yapımı Yüz Numaralı Adam da aynı şekilde, meşhur olmanın ne kadar kolay olabileceği ve getireceği sorumluluğu anlatır. 1990 yılında çevrilen Koltuk Belası filmi, dürüst bir belediye başkanı olmaya çalışan adamın karşılaştığı sorunları gösterir izleyicilere.

Kemal Sunal’ın Hülya Koçyiğit’in kızı Gülşah’la çevirdiği İbo ile Güllüşah filmi de toplumsal bazı durumları eleştirir. İbo, sevgilisi Nazlı’nın başlık parası için şehre çalışmaya gider. O sırada evinin bahçesinde cezasını çekmek için yazı yazan Gülşah adlı küçük bir kız çocuğuyla tanışır. Gülşah, ünlü zenginlerden birisinin kızıdır. İsviçre’de okur, yaz tatillerinde evde Alman dadısı Hilda ilgilenir. Çikolatasını sokaktan geçen bir çocukla paylaşması gibi gerekçelerle cezayı veren işte bu dadıdır. “Paylaşmaya, eşitliğe, insanlar arasındaki ayrımlara karşı yapılanlara ceza veren Alman figürü”nü belki başka taraflara çekmek mümkündür.

Ailesinin “Rotary club”, “briç partisi” “kuaföre gitmek” gibi yoğun işleri vardır ve kızlarıyla yeterince ilgilenmezler. Gülşah’ın en iyi arkadaşı gazeteci teyzesi Oya’dır. Oya rolünü, aynı zamanda filmin senaryosunu da yazan ve ünlü yazar Vedat Türkali’nin kızı Deniz Türkali oynar.
Filmde, zenginlerin kendi dünyasındaki soğuk ve mutsuz dünyasına karşın fakirlerinkinin gönül zenginliği anlatılır. İbo’nun dedesinin ağzından “Zenginlerden kendi koru, onlar ne sevmesini ne de vermesini bilir, başın sıkışırsa yoksullara sığın” sözüyle anlatılır bu iç zenginlik. Evinden kaçan Gülşah’la yaşadıkları anlatılırken, zenginlerin aslında ne kadar mutsuz oldukları söylenir.

“Kendi kızlarını bile mutlu edemeyen aile”ye karşı, gazete okurlarının kampanya açarak başlık parası toplaması anlatılır.

Gönlü zenginlik 1980 yapımı Devlet Kuşu filminde de işlenmiştir. Film, ünlü yazarımız Orhan Kemal’in romanından uyarlanmıştır. 1962 yılında yine Memduh Ün tarafından “Avare Mustafa” adıyla çekilen filmin başrolünde Ayhan Işık oynamıştır. Filmin bu halinde, Kemal Sunal, ünlü Fransız Aktör Belmondo’yle olan benzerliği ve zengin müteahhit Zülfikar Bey’in kızıyla olan ilişkisi anlatılır.

Mustafa, “kardeşten daha ileri” dediği iki arkadaşıyla birlikte çoğunlukla serserilik yapsa da hayalleri bir köfteci dükkanı açmaktır.

Çocukların top oynadıkları boş arsanın sahibi bir gün ev yapmaya gelir ve o adamın her gün pirzola yemekten bıkan şımarık bir kızları vardır. O kız, Belmondo’ya benzettiği Mustafa’ya vurulur. Mustafa’nın yoksul ailesi ve cebi delik arkadaşları için bu kaçırılmaz bir fırsattır. Mustafa’nın o zengin kızla evlenmesi Mustafa’dan çok onların işlerine gelecektir. Arkadaş davasına yanmıştır Mustafa. Oysa Mustafaların kalbi de cebi gibi delik değildir. Sokulmak istendiği bu kalıbı bir anda kırarak kendi hayatına geri döner. Paraya teslim olmamıştır.

Aynı şekilde, Charlie Chaplin’in “Şehir Işıkları” adlı filminden uyarlanmış 1983 yapımı En Büyük Şaban filminde de aşık olduğu kör kızın ameliyat masrafını bulacaktır bulmasına ama bu uğurda hapis yatarak büyüklüğünü gösterir.

Devamı:

Bilgi Deposu: Yazıda ismi geçen Kemal Sunal Filmleri (Yazısı olan filmleriokumak için üzerine tıklayabilirsiniz) :

Salako (1974), Çöpçüler Kralı (1977), Yüz Numaralı Adam (1978), Kibar Feyzo (1978), İbo ile Güllüşah (1978), Şark Bülbülü (1979), Devlet Kuşu (1980), En Büyük Şaban (1983), Davacı (1986), İnatçı (1988), Koltuk Belası (1990)

Yazan ve Derleyen: Gürol Yüksel

Yorumlar