Zerrin Egeliler – Yanlız Kalp / Uçurum (1978)

0
4257
Zerrin Egeliler

Yücel Uçanoğlu’ndan Sıradışı Bir Zerrin Egeliler Filmi ; Yalnız Kalp (Uçurum)

Erotik furyanın üretim bazında yavaş yavaş sonuna gelindiği 1978 yılında, kariyerinde Arabesk filmlerden siyah beyaz melodramlara, hatta doksanlı yıllarda televizyona islami filmler bile çeken ve 180 film gibi kuvvetli bir filmografinin sahibi senarist yönetmen Yücel Uçanoğlu, furyanın en çok aranan kadın oyuncusu Zerrin Egeliler ile Solan Yaprak isimli bir film çeker, bu filmin gişede olağanüstü başarısının ardından hiç beklemeden senaryosunu da kendisi yazdığı, bu kez Zerrin Egeliler’in yanına furyanın aranılan oyuncularından olan Bülent Kayabaş ve Hadi Çaman’ı da alarak bence furyanın giriş gelişme sonuç bakımından en derli toplu üç filmi arasına girecek olan duygusal erotik tadında YALNIZ KALP isimli kuvvetli bir aşk filmine imza atar.

Zerrin Egeliler yanlız kalp

Filmin konusu : Sevda (Zerrin Egeliler ) ve Niyazi (Hadi Çaman) nişanlanma hazırlığında olan iki sevgilidir. Birlikte gittikleri bir doğumgünü partisinde Niyazi, sevgilisini en yakın arkadaşı olan Kamil (Bülent Kayabaş) ile tanıştırır. Kısa sürede Sevda ve Kamil yasak aşk yaşarlar, ancak bir süre sonra Sevda nın her şeyini alan Kamil gözünü Sevdanın kız kardeşine dikince olaylar bir uçuruma sürükleniyor.

Aslında klişe bir konu diyebiliriz, bu filmden yıllar yıllar sonra bile benzer senaryolar hem televizyonlarda dizi hem de sinema filmlerinde karşımıza bolca çıktı. Ama erotizmle birlikte işlenince emsallerinin içinde seyir zevki biraz daha yüksek olan, damaklarda mayhoş tat bırakan bir film olmuş Yalnız Kalp.

Film klasik 1978 İstanbul’unda boğaz manzarasında bir gün batımı sekansıyla açılıyor. Rejisör UÇANOĞLU gayet kibar planlarla çalışmış. Tıpkı İtalyan meslektaşları gibi soft erotik bir film yapmak için uğraşmış ve bana göre de başarmış. Erotik sahneler, pornografiye kaçmadan kotarılmış ancak ses miksajı için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef. Furyanın filmlerinin nasıl seslendirildiğini bildiğim için kendi kendime kahkaha attım filmi tekrar izlerken.

Film, her ne kadar 1978 yapımı olsa da, doksanlı yılların sonlarına kadar ayakta kalmaya çalışan semt sinemalarında oynamaya devam etti.

Zerrin Egeliler, bence döneminin hem fizik hem de oyunculuk açısından sinemamızın en iyi oyuncularından biri, keşke yönetmenler ve yapımcılar kendisinden furya haricinde de faydalanabilselerdi. Ve daha da önemlisi; nasılki erkek meslektaşları durumdan aklanarak çıkarken o ve hemcinsleri bu işin ebedi günah keçisi ilan edilmeseydi, Rahmetli Hadi Çaman’ın ölmeden önce hasta yatağında verdiği son röportajda dediği şu cümle durumu tam anlamıyla özetliyor bence : “ Bizden sonra iki kadını yatağa atıp seviştirdiler, adı sanat oldu, biz pornocu olduk!” ( Sıkı sinefil ve Yeşilçam takipçileri rahmetli üstadın neyi kastettiğini çabucak anlamışlardır herhalde, benim ayrıca açıklamama gerek yok)

Zira Zerrin hanım diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmde de Sevda karakterinde çok başarılı bir performans sergiliyor. Sadece erotik sahnelerde değil, oyunculuk gerektiren duygusal sahnelerde de üstesinden kolayca gelmiş. Bülent Kayabaş ve Hadi Çaman da hiç sırıtmıyor. Yalnızca Bülent Kayabaş‘a Sadettin Erbil seslendirmesini pek yakıştıramadım, çok yaşlandırmış.

Zerrin Egeliler

Film yardımcı karakterler açısından da hayli doyurucu kadrosuyla dikkat çekiyor. Renan FOSFOROĞLU, Diler SARAÇ ve İlknur AVCI gibi Yeşilçam’ın emektar oyuncuları rollerinin yine hakkını veriyorlar.

Yazımın sonunda klişe cümleyi tekrar etmek istiyorum. Sinema, içinde türleri barındıran bir sanatsa, korku, gerilim, dram, komedi vb. erotizm de bunların bir türevidir ve bu unsurlardan birini çıkarırsanız bütünü bozmuş olursunuz…

Zerrin Egeliler

ZERRİN EGELİLLER SİNEMASININ BURSA DAKİ HAZİN SONU

Meraklısına dipnot;

Bilindiği üzere Zerrin Egeliler, doksanlı yılların ortalarında geçtiğimiz yıllarda rahmetli olan Bursalı bir gazino patronuyla hayatını birleştirerek Bursa ya yerleşti. Tevafuk bu ya, artık patroniçesi olduğu gazinonun karşısında da babamın da bir dönemler makinistlik yaptığı bir sinema vardı, ve bu sinema da ayakta kalan son semt sinemalarından birisiydi. Zerrin hanım ve eşi işyerine her geldiklerinde sinemanın önünden geçiyorlardı, haliyle boy boy Zerrin hanımın afişleri; tabiî ki bu duruma dayanamayan eşi, sinemanın sahibine nezaketen ! bir kahve içmeye gidince aynı gece bir kamyona yüklenen 60 adet Zerrin Egeliler filmi, Bursa ya bir daha hiç gelmemek üzere İstanbul da bir film şirketinin deposundaki soğuk raflarda yerini aldı…

Sinematik Yeşilçam için Yazan: Levent Demirci

Yorumlar