Anadolu Westernleri : İrfan Atasoy & Meral Orhonsay – TOPAL (1973)

0
244

Topal, İrfan Atasoy’un ortak yapımlar döneminin öncesinde çektiği Yılmaz Güney tekrarı filmlerinin yanında az sayıda bulunan ve her biride Yeşilçam’ın derinlerde kalmış güzel yapımlarından birisi.

Kan davası sebebiyle dört kişiyi öldürmüş ve yıllarca hapis yattıktan sonra köyüne dönen Müslüm’ün  (İrfan Atasoy) bundan sonraki hayatı için tek amacı İdris Ağa’nın (Altan Günbay) kızı sevdiği Zühre (Meral Orhonsay) ile evlenmektir. Üstelik hapse girmeden önce döndüğünde düğününü yapmak üzere ağanın sözünü dahi almıştır. Ancak köyüne döndüğü gün ağanın kızının Kasımoğlu Şakir’e (İhsan Gedik) sözlendiği ve düğün hazırlıklarının yapılmakta olduğunu görür.

Yörenin iki soylu ailesi bu yolla birleşecektir, Müslüm ise kendisine verilen sözün yerine getirilmesini istemektedir.

Anadolu’da kadın figürüne bakışın en yalın diyaloglarından biriside bu esnada seslendirilir :

‘Avrat dediğin nedir Müslüm ? İki direği çatmışlar, avrat diye satmışlar.’

‘Benim için avrat iki direğin çatılmışı değil, yiğitliktir.’

Ağa ve Müslüm arasındaki sürtüşme, aşıkların köyden kaçmasıyla bir kan ve namus davası haline döner. İdris ağa, Ömer Gaffar (Eşref Kolçak) Yusuf (Bilal İnci) ve Musa’yı (Yıldırım Gencer) kaçak aşıkları buldukları yerde kurşunlanmaları için peşlerinden yollar. Öte yandan Zühre’nin sözlüsü Şakirde Müslüm’ün bütün ailesinin öldürdükten sonra kaçak aşıkların peşine düşmüştür.

Kötüler Kulübü :

Yılmaz Atadeniz ekolünün özelliklerinden biri olan geniş kadrolu kötü karakterler yelpazesi, Yeşilçam’da kavgacı ve lider kötü adam rollerindeki zenginliğin ardında yatan sebeplerden birisidir. Örneğin Yıldırım Gencer, Atadeniz ekolünün sinemamıza armağanıdır desek yanlış olmaz. Bununla beraber Reha Yurdakul, Bilal İnci, Yavuz Selekman, İhsan Gedik gibi kötüler kulübünün ve kavgacılar ekibinin güçlü isimleri de kimi zaman tek başlarına kimi zaman ise hep birlikte bu filmlerin izlenme seviyesini yükselten kahramanlar olmuşlardır. Dolayısıyla denenmiş ve başarılı olmuş hikaye tipleri tekrardan filme alınmış olmalarına rağmen bu karakterlerin filmlere kattığı enerji kimi zaman yeniden çevrimleri asıllarından daha başarılı hale getirmiştir.

Yeşilçam’da kötülüğüyle nam salmış karakter oyuncularının kimi zaman gerçek hayatlarında oldukları gibi babacan ve yardımsever rollerle izleyici karşısına çıktıkları filmlerin tadı ise bir başkadır. Topal bu sürprizi içerisinde barındıran ve karakter değişimlerini ağanın kulu olmaktan yiğitliğe dönüş yolculuğu içerisinde veren bir örnek. Eşref Kolçak, Yıldırım Gencer ve Bilal İnci’den oluşan bu güçlü karakterler grubunun yanısıra film boyunca kötülüğünden hiçbir taviz vermeyen İhsan Gediğin son dakika sürprizi ise filmin kanlı finalinin kilit adamı olmasını sağlıyor.

Anadolu Westernlerinde Zulüm ve Mekan :  

Topal, Yeşilçam’da Anadolu Westernlerinin daha az aksiyonlu ancak kurmaca çatısı açısında Anadolu izleyicisine en çok yaklaşan örneği olarak bir nevi Arabesk müzik kaderciliğiyle Anadolu Western avantürününde dengelenme örneği. Gerilim açısından ise temposu gerçekten düşmeyen ve bir kaç ayrı eleştirel konuyu birarada sunabilen bir film. Anadolu Western’in esin kaynağı olan İtalyan Spaghetti Westernlerinin vazgeçilmez özelliği olan işkence teması ise zulüm etme derecesinde başarıyla işlenerek filmin ikinci yarısına damgasını vuruyor. Orhan Elmas imzalı bu örnekte, kangren olmak üzere olan bacağın baltayla kopartılması Yeşilçam’ın Gore örneklerden birisi olarak tarihe geçiyor.

Yeşilçam filmlerinde mekan seçimi 1970’li yılların şartları düşünüldüğünde henüz 80’ler usulü Turizm Patlamasıyla tanışmamış insanlar için bir çeşit turistik izlence görevini de üstlenmekteydi. Filmlerin ait olduğu kategoriler kadar tematik özelliklerde mekan seçiminde önemli bir yere sahiptir. Örneğin Rumeli Hisar’ı olmayan bir kostüme film düşünülemeyeceği gibi Anadolu’yu eşsiz kılan kimi coğrafi güzelliklerde Anadolu Westernlerinde mekan seçiminin vazgeçilmezidir. Türün zirvedeki örneklerinden Yılmaz Güney’in Acı filmi Ihlara Vadisi haricinde bir yerde çekilmiş olsa  belkide o yerel havayı yakalayamamış olacaktı. Bu açıdan Peri Bacalarının beraberinde Aksaray Sultan Hanı’nında filmde yer alması Topal’ın dönem izleyicisi için Anadolu’yu tanıtma görevini yerine getirişini sağlamakta.  

Detaylarda Kalanlar:

Yönetmen Orhan Elmas, Yeşilçam’da Konuk Oyuncu Yönetmenler kervanına katılarak zalim işveren rolünde kolormatik gözlükleriyle kısa bir diyalogla İrfan Atasoy’a acı çektirenler kervanına katılıyor. Öte yandan Yeşilçam kariyerinde ağırlıkla içten pazarlıklı ve kötülerin safında yer alan karakterlere hayat veren Nizam Ergüden ise iyi niyetli işveren rolüyle kısa bir sahnede sürprizini izleyiciyle paylaşıyor.

Necip Sarıcıoğlu’nun ses teknisyenliğini üstlendiği film ağırlıklı olarak Metin Bükey’in Yılmaz Güney Acı filmi için bestelediği temalara yer verirken, Yeşilçam’da düğün sahnelerinin vazgeçilmezi üstat Binali Selman’ın zurna performanslarıyla bir Anadolu Western’in müzik altyapısını başarıyla oturtmuş durumda.  Bununla beraber böyle yerel bir filmde Tarkan filmlerinin imzası haline gelen Dimitri Shostakovich temaları ve Jerry Goldsmith imzalı Patton müziklerinin de yer alıyor oluşu ise insanı gülümseten stok müzik kullanımı örneklerinden.

Yazan : Gökay Gelgeç – Yojimbooo

Gökay Gelgeç yazdı: Sinemamızdaki Anadolu Westernlerin önemli örneklerinden birisi; İrfan Atasoy ve Meral Orhonsay'ın başrollerini paylaştığı: TOPAL (1973)
YönetmenOrhan Elmas
Yapımcıİrfan Atasoy
Senaristİrfan Atasoy, Safiye Yankı
Oyuncularİrfan Atasoy
Meral Orhonsay
Bilal İnci
Görüntü yönetmeniMuzaffer Turan
KurguMevlüt Koçak
Stüdyoİrfan Film
CinsiSinema filmi
TürüMacera, Dram
RenkRenkli
Yapım yılı1973
Önceki İçerikGerçekleşmeyen Projeler : Yerli Bonnie & Clyde (Selçuk Ural – Ajda Pekkan)
Sonraki İçerikAbluka : Belirsizlikler, hayaller, şüpheler, gerçekler
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı.1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı.1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi.1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti.2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu.2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı.2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı.2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.