Meral Zeren’in Müzik Macerası

Hepinize selamlar Sinematik Yeşilçam’ın kıymetli okurları. Geçtiğimiz ay YouTube kanalımızda start verdiğimiz Yeşilçam Turnuvası‘nın ilk konuklarından biri Meral Zeren idi. Belleklere daha çok oyunculuğu ile kazınmış sanatçımızın bir de müzik kariyeri vardı. Bu yazımızda buna değinip, sanatçımızın müzikle ilişkisine dair eldeki verileri derleyip toplayarak sizleri buluşturmak istedim. Hazırsanız başlayalım o halde.

Diyarbakırlı bir ailenin 1956 İstanbul doğumlu kızı Çiğdem Gümüş, maddi zorluklar içersinde ilk okulu bitirmişti. Orta okula devam ederken eğitimini yarıda bırakarak henüz 13 yaşında sahnelere çıkıp şarkıcılık yapmaya başlamıştı. Yaşı küçük olduğundan dolayı kaçak çalışmak zorunda kalmıştı. Kendisine sahne ismi olarak Meral Zeren ‘i seçen genç kız, dönemin yükselen akımı Hafif Batı Müziği türünde şarkılar söylüyordu. Yetenekli olduğu kadar gayretliydi de. Esmer teni, düzgün fiziği, uzun siyah saçları ve masum güzelliğiyle dikkat çekiyordu. Bu esnada, Milliyet Gazetesi‘nin 1970 yılında açtığı Türkiye Güzellik Yarışması‘na katılmış ve finale kalmıştı. Ne var ki gerçek yaşı ortaya çıkınca koşullar aleyhine gelişmiş ve güzellik tacına kavuşamamıştı.

Meral Zeren , bu sayede sahne çevrelerinde küçük çaplı bir isim yaparken mesleğinde ilerleme evresine geçmişti. Kendisine dert olan yaş sorununu da yaşını dört yaş büyüterek çözmüştü. Tarabya Denizatı Gazinosu‘nda sahne almaya başlayan genç şarkıcı, sahne programlarına devam ettiği sırada alacağı teklifle hayatının tümden değişeceğinden habersizdi. Bir gece Yeşilçam’ın deneyimli yönetmen ve yapımcıları Atıf Yılmaz, Memduh Ün ve Kadri Yurdatap onu dinlemeye gazinoya gelmişti. Bir kaç gün sonra da yapımcı Kadri Yurdatap’tan sinema teklifi alan Meral Zeren , mutluluktan havalara uçmuştu. Önce Sev Sonra Vur (Yön: Natuk Baytan) filmiyle Yeşilçam‘a merhaba diyen yıldız adayı Meral Zeren , sahnelere veda etmiş ve tercihini sinemadan yana kullanmıştı. Yeni aşkı sinemayla, ilk göz ağrısı sahneyi bir arada götürmeyi tercih etmemişti.

Sinemadaki ilk iki yılını kendini kabul ettirmekle geçiren çiçeği burnunda oyuncu 1974 yılının ilk aylarında vizyona giren Yanaşma (Yön : Duygu Sağıroğlu) filminde Cüneyt Arkın ile olan birlikteliğiyle dikkatleri çekmişti. Akabinde ağırlıklı olarak tiyatro kökenli oyuncularla birlikte rol aldığı güldürülerdeki (Salako, Baba Bizi Eversene, Hanzo, Salak Bacılar, Şaşkın Damat, Nereye Bakıyor Bu Adamlar) başarılı oyunuyla rüştünü ispat etmiş ve böylece geniş kitlelere ulaşmıştı. Sempatikliği, masumluğu ve kendine özgü sıcaklığıyla kalpleri eritmeyi başarmıştı güzel oyuncu.

Ne var ki Yeşilçam’da erotik rüzgarlar esmeye başlamış, şöhretin keyfini doyasıya yaşayamayan ve beklediği rolleri alamayan Meral Zeren, 1977 yılının başlarında sahnelere geri dönmeye karar vermişti. Kesintisiz 6 yıldan fazla süren sinema macerasının ilk döneminde 40’tan fazla filmi ardında bırakmıştı. Artık sayıca az ve nitelikli filmlerde rol almaya devam edip, sahne ve konser programlarını aksatmamayı planlıyordu. Sinemaya ara verdiği dönemde Selami Şahin‘le tanışıp dersler almış ve genç bestecinin yönlendirmesiyle müzik anlayışında değişiklikler yaşamıştı. Üç yıl süren ve magazin basının ilgi odağı olan bu birliktelik nişanlılıktan öteye geçememişti.

O günlerde yazılan ve söylenen şarkılar da günümüze yadigar kaldı. Şimdi, kronolojik olarak Meral Zeren’in müzik külliyatını inceleyelim o halde;

Meral Zeren ‘in Söz Yazarı Olarak Katkıda Bulunduğu 45’likler

Sahneye henüz dönmediği ara dönemde (1975) şarkı sözleri yazmaya başlayan ve bu sözleri yakın çevresiyle paylaşmaya başlayan Meral Zeren , bu yeni uğraşı hakkında bakalım neler söylemiş:

”En çok sevdiğim şeylerin başında şiir yazmak ve Türk Hafif Müziği dinlemek gelir. Geçenlerde bazı şarkılar için uydurduğum sözleri kağıt üzerine dökmek geldi aklıma. Bunları kime gösterdiysem beğendiler ve bu işe devam etmem için beni teşvik ettiler. Bunun üzerine şarkı sözü yazmaya daha sıkı sarıldım ve iyi olduğuna inandığım şeyler çıkardım.”*

Şarkı sözü üretimlerini genç meslektaşlarıyla paylaşan Meral Zeren ‘in 45’lik plaklar üzerinde tespit edebildiğim dört eseri mevcut. Şimdi sırasıyla bu plakları inceleyim.

Gülistan Okan – Kanım Kaynadı Sana (Emre Plak – HE 107 – 1977)

Gülistan Okan

70’lerin başlarında piyasaya sürülen plakları ses getirmeyen ve akabinde şansını Yeşilçam’da deneyen Gülistan Okan, Emre Plak‘tan çıkan müziğe dönüş 45’liğinde Meral Zeren ‘in sözlerini yazdığı Kanım Kaynadı Sana ile büyük sükse yapmıştı. Usta aranjör Norayr Demirci‘nin modern düzenlemeleri şarkıyı uçururken, hit olan eser aynı hızla 1977 yazında listelerin zirvesine çıkmıştı.

Kanım kaynadı sana nedendir bilmem / İçimde bir ateş yanar derinden / Dünyaları verirdim gelse elimden / İşte seni seviyorum anla halimden

Senden uzakta mutsuz, inan derbederim ben / Senden kopmak imkansız, söyle ne gelir elden / Dünyaları verirdim gelse elimden / İşte seni seviyorum anla halimden

Dudaklarında aşkın bir müjdesi var / Gözlerinin çapkın bir edası var / Beni sana bağlayan gizli kuvvet var / Benden böyle hep kaçmanın ne anlamı var

Aylin Urgal – Sakın Ağlama Ardından (Ronnex – RON 1038 – 1978)

Aylin Urgal

Hayata genç yaşta veda eden Aylin Urgal, son 45’liğini yeni transfer olduğu Ronnex Plakçılık‘tan 1978 yazında çıkarmıştı. Bu firmadaki tek plağının A yüzünde yer alan Sakın Ağlama Ardından, Boney M-vari sounduyla ilgi çekmiş ve disko ateşini yakan nadir Türkçe sözlü şarkılardan biri olmuştu. Bu plaktaki düzenlemelerde yine Norayr Demirci’nin imzasını görüyoruz. Ayrılık sonrası boşvermeyi öğütleyen şarkının, Meral Zeren tarafından içtenlikle kaleme alınan sözleri şu şekilde :

Dudakların kurumuş, gözlerin nemli nemli / Söyle neden üzgünsün, terk edilmişsin belli / Ayrılık çok acıdır, katlanmayı bilmeli / Ne kadar zor olsa da için için sevmeli

Sakın ağlama ardından ardından / Üzme boş yere kendini / Bin defa pişman olsan da olsan da / Gidenler dönmüyor geri

Eski neşen kalmamış, durgun sular gibisin / Rengin sararmış solmuş, susuz çöller gibisin / Üzülmeye değer mi, kendine gelmelisin / Aşkta vefa kalmamış, kalbinden silmelisin

Meral Zeren ‘in sözlerini nişanlısı Selami Şahin müziklendirmiş. Özel hayattaki birliktelik böylece ilk defa plağa da yansımış.

Serpil Nur – Akıl Erdiremedim (Gönül Plak – GP 528 – 1978)

Serpil Nur

Yine 1978‘de piyasaya sürülen ve radarıma takılan ilginç bir 45’likle devam edelim. Serpil Nur, sahne hayatına tıpkı Meral Zeren gibi çocuk yaşta atılmış ve ilerleyen yıllarda aktris olarak Yeşilçam’a transfer olmuştu. Bu alanda dişe dokunur bir başarı elde edemeyen ve çok az filmde rol alan genç kız, Meral Zeren ile birlikte Baba Bizi Eversene (1975) filminde oynamıştı. Müziğe geri dönen şarkıcının tek plağı Ali Avaz‘ın plak şirketi Gönül Plak‘tan piyasaya sürüldü. Tek 45’liğinin B yüzü Akıl Erdiremedim‘in sözlerini eski dostu Meral Zeren yazmıştı. Yaptığı plak TRT denetiminden geçince TV’ye de çıkan Serpil Nur, sahneye ara verdiği için bu kozu yeterince kullanamamış ve sinemaya tekrar dönerek Umudumuz Şaban (1979) filmiyle son kez Yeşilçam’da görünmüştü.

Ben dalında kuruyup solan bir yaprak mıyım / Bir yudum suya hasret çatlamış toprak mıyım / Bu dünyanın içinde hayattan uzak mıyım / Elden ele dolaşan ben bir oyuncak mıyım

Nasıl değişmiş yüzüm / Akıl erdiremedim / Baktığım aynalarda kendimi göremedim

Nerde o eski halim / Böyle mi kalacağım / Uçup giden ömrümü / Kimlere soracağım

Hayatta yaşanmamış günlere yanacağım / Benim karanlık mazim / Hep seni anacağım

Nasıl değişmiş yüzüm / Akıl erdiremedim / Baktığım aynalarda kendimi göremedim

Gün yüzüne çıkmayı başaramamış bu şarkı benim çok hoşuma gitti. İnternet ortamında olmayı ve bir şekilde yeni kuşaklarla buluşmayı hak eden bir eser Akıl Erdiremedim.

Meral Gökçe – Gel Yanıbaşıma (Öncü Plak – 308 – 1980)

Meral Gökçe

İlk notasından itibaren aranjör Osman İşmen‘in etkisini hissettiğimiz bu plakta genç şantöz Meral Gökçe beklediği çıkışı yapamamıştı. Plağın B yüzünde tanıttığımız önceki plaklardaki gibi Selami Şahin – Meral Zeren müzikal birlikteliğini görüyoruz. Sevdiğini bağrına basmaya hazır anaç ruhlu bir aşığın açık çağrısını dizelere döken Meral Zeren bakalım neler demiş :

Gel yanıbaşıma anlat derdini / Yalnız değilsin uzat ellerini / Dünyam karanlık diyorsan eğer / İste vereyim al gözlerimi

Candan sevenim yok yok diyorsan / Hayatına hep kahrediyorsan / Bir sözün bile yetecek bana / Benim dünyama (kalbime) gir istiyorsan

Güzel bir günüm yok yok diyorsan / Mutsuzum diye dert yanıyorsan / Bir tatlı bakış yetecek bana / Benim kalbime gir istiyorsan

Şarkıcılıkta umduğunu bulamayan Meral Gökçe, Kartallar Yüksek Uçar (1983) isimli TV dizisi ve Küçük Emrah‘la baş rol oynadığı Ayrılamam (Yön: Temel Gürsu) filmiyle oyunculuğu denedikten sonra sessiz sedasız kabuğuna çekilmişti.

Meral Zeren’in Tek Solo 45’liği : Kalbinden Atma Beni / Hercai (Yavuz Plak – 1594 – 1979)

Meral Zeren - Hercai

Yazdığı şarkı sözleriyle dikkat çeken Meral Zeren ‘in merakla beklenen plağı nihayet piyasadaydı : Kalbinden Atma Beni / Hercai. B yüzü Hercai’nin sözlerini yazan Meral Zeren’e, Kalbinden Atma Beni‘nin sözlerini ve her iki şarkının müziklerini yazan Selami Şahin destek vermişti. Sanatçının Ahmet Sabahi ve Ünsal Emre ile baş rollerini paylaştığı Kalbinden Atma Beni (Yön: Mehmet Alemdar, Recep Filiz) ve Bülent Bilgiç ile oynadığı Hercai (Yön: Cevat Okçugil) isimli filmleri 1984 yılında vizyona girmişti.

Hercai’nin şarkı sözleri şöyleydi :

Şaşıyorum aklına / Hergün değişiyorsun / Geleceğim diyerek / Gidip de dönmüyorsun

Bir gün sanki meleksin / Kandırıyorsun beni / Bir gün şeytan olup da aldatıyorsun beni

Hercaisin hercai / Melek şeytan misali / Sanki esirin oldum / Seni sevdim seveli

Senden uzak seninle / Hasretim sana şimdi / Bir görünüp bir kaybolursun / Hayalle gerçek misali

Dudaklarımda şarkı / Hep seni söylüyorum / Geleceğin o günü / Dört gözle bekliyorum

Hercaisin hercai / Melek şeytan misali / Sanki esirin oldum / Seni sevdim seveli

Kanlı Nigar Müzikali ( Forte – 10004 – 1981)

Kanlı Nigar

Zeki Müren‘li ve Ajda Pekkan‘lı Çakıl Gazinosu’nda ikinci solist olarak sahne hayatına doludizgin devam eden Meral Zeren , Banker Bilo (Yön: Ertem Eğilmez) ile Yeşilçam kariyerine nokta koymaya karar vermiştir. Bu, yerinde bir karardır ve kendisine göre Banker Bilo en iyi filmidir.

80’lerle birlikte müzikal alanına geçiş yapan ve tiyatro oyunculuğunda kendisini geliştiren Meral Zeren, Kanlı Nigar müzikalinde rol alır. Sadık Şendil‘in sahneye aktardığı ve Esin Engin’in müziklendirdiği oyunda sahneyi Münir Özkul, Müjdat Gezen, Perran Kutman, İlhan Daner, Gülistan Okan ve Nihal Arda gibi isimlerle paylaşır.

Müzikal oyunun plağı Esin Engin’in firması Forte‘den çıkar. Müzik tarihimizde plağa basılmış olan pek az müzikli oyundan biridir bu plak. Neyse ki şanslıyız, Türk Sanat Müziği eserleri Nihansın Dideden ve Gidelim Göksuya da başarılı solo performansını duyabiliyoruz Meral Zeren ‘in.

Evet mi Hayır mı oyunuyla müzikal macerası devam eden Meral Zeren , TRT projesi Duvardaki Kan dizisiyle bu kez dizi oyunculuğuna başlamıştır. Bu diziyle yeniden gündeme gelmesi sahnelere bu kez assolist olarak dönmesini sağlar (1986).

Hikayenin bundan sonrasında ekmeğini artık sahneden kazanmaya çalışan ve beklediği oyunculuk tekliflerini alamayan bir Meral Zeren görüyoruz. 90’lı yıllarda bazı sinema ve TV filmlerinde rol olmış olsa da dişe dokunur bir çıkış gerçekleştirememişti.

Meral Zeren ‘in müzik kariyerinde Kanlı Nigar sonrası yorumladığı herhangi bir kayıtlı materyale ve yazdığı yeni bir şarkıya maalesef rastlayamıyoruz. Sanıyorum ki yaşadığı hayal kırıklıkları kendisini uzaklaştırmış üretmekten. Yukarıda bahsi geçen bir elin parmakları kadar az materyali bu yazı vesilesiyle bir araya getirip sizlere sunmak istedim. Sinematik Yeşilçam sayfalarına bu bilgileri de not düşmüşken Musikişinas köşemi her zaman ki temennimle bitireyim :

Sinemayla, müzikle ve de sağlıcakla kalın. Hoşça kalın !

*11 Haziran 1975 tarihli Hey Dergisi Meral Zeren Yeni Kararlar Aldı ”Şarkı Sözü Yazıyorum” haberinden

Sinematik Yeşilçam için Hazırlayan : Sabahattin Bilgiç – Mayıs 2021

Sabahattin Bilgiç

1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir