Zamanla Alışırız – Ustam ve Ben

Korkmayın korkmayın Elif Şafak'ın Ustam ve ben kitabıyla ilgili bir yazı olmayacak. Yandaki Adriana Lima fotoğrafı ise konuya ilgi çekmek içindi. Belki o şekilde...

İnsanları Seveceksin: Fantastik Sinema’da Derin Mesajlar

Bu pazar sinemada ki derin göndermelere göz atmak için basit bir örnek üzerinden hareket etmeye karar verdim. Yazının konusu oldukça basit bir soruyu kaynak...

İnsanları Seveceksin: Türk Sinemasında Sınır Ötesi Mevzular

Sınır Ötesi terimi ülkemizde askeri amaçlar ve siyasi söylemlerin bilindik öğelerinden birisi. Üstelik sadece 90'lı yıllarda literatüre giren bir olgu değil. 80'li yıllarda Asala,...

Pazar Yazısı: Agah Özgüç – Viva Hale Soygazi !

6 Mayıs 2012 tarihli yazısında Agah Özgüç ‘Milliyet Sanat’ dergisindeki ‘portre’ köşesinde Hale Soygazi’yi anlattı

KORE SİNEMASI’NDA YEŞİLÇAM EKOLÜ

KORE SİNEMASI bir zamanların Yeşilçam ruhunu tematik olarak bugünün şartlarına uygulamış ve bunu başarılı senaryolarla gerçekleştiren bir endüstri... 범죄와의 전쟁, 왕의 남자

İnsanları Seveceksin: İçinden İstanbul geçen filmlerde Oryantalizm

Popüler kültürle ilgimin normal bir seyri bulunmuyor. Skyfall'ı sinemalara geldiği anda izlemiş olmama karşı, Taken 2 için izleme eylemini filmin çoktan unutulmaya yüz tuttuğu...

İnsanları Seveceksin: Ennio Morricone Budapeşte’de

0
Ennio Morricone My Life in Music konser turlarının bu haftaki ayağı Budapeşteydi. Önümüzdeki hafta aynı turne kapsamında İstanbul'u da ziyaret edecek olan..

Zamanla Alışırız: İçeriklerde Fast Food tüketime karşı bir yazı

1
Herkes yemek yemeyi sevecek ve özenilerek yapılmış yemeklerden tadacak diye bir kural yok bazıları yemek yemeyi bir görev olarak görebilirler. Ancak şunu kabul etmelidirler ki iyi ve güzel yemek hızlı yapılan değildir...

Zamanla Alışırız: Türkiye’nin yeniden seks filmlerine ihtiyacı var mı?

79 yılından beri ne değişti peki ? Galiba bir ara poşete düşen bazı dergiler poşetten çıktı sadece....

Ali Murat Güven – Türk Sineması mı, yoksa Türkiye Sineması mı?

Ali Murat Güven: Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılında "Türklük" kavramı, sözgelimi Alman Anayasası'ndaki "Alman" tanımının aksine, aynen Amerikan yasalarındaki liberal vatandaşlık tanımı gibi "ülkü birliği"nden öte bir anlam taşımadı; an itibarıyla da taşımıyor.