Canım Kardeşim – Kahraman KRAL (1973)
Canım Kardeşim Türk sinemasında pek rastlanmayan bir kaç şeyi bir arada başarabilen güçlü bir film
Canım Kardeşim Türk sinemasında pek rastlanmayan bir kaç şeyi bir arada başarabilen güçlü bir film
Sanatta işlenebilecek bir suç yoktur. Sanat hayattır, hayat sanatın üretimleriyle dönüşür, estetiğiyle güzelleşir.
Kunt Tulgar’ın yönetmenliğini yaptığı 1979 tarihli Süpermen Dönüyor (Turkish Superman) filminin künyesi ve fragmanı
Sinematik Yeşilçam sitesi olarak yayın yaptığımız ilk günden beri özellikle Fantastik Türk Sineması üzerine eğildik. Bu filmler arasına giren filmler: Korku (Horror), Maskeli süper kahramanlar (Superhero), Bilimkurgu (Sci-Fi), Western, Masallar (Fairy-Tale), Karate, Tarihi – Kostüme (Historical), Fantazi (Fantasy). Kuşkusuz bu filmleri çekici kılanların başında günümüze kadar ulaşmış afişleri ve lobileri geliyor. Yazılarımızda bol bol fotoğraflara yer veriyoruz…
Hey Gidi Yeşilçam – Aslında birbirinin devamı olan bu iki ayrı tarihli HEY Dergisi yazısı ve karşımızda Ferda Büyükgüneş
Kuzey Vargın sinemanın asi, deli dolu oyuncularındandır. Kendince haksız gördüğü şeylere tahammülü yoktur. Yeşilçam’ın James Dean’ıdır o.
Doğan Gülener’in Yeşilçam Defterin’den ilk yazımız: Gaye Film Teşekkür Eder ve Bilge Olgaç’ın Dertli Gönlüm filmi
Yeşilçam’dan miras kalan bir yarışma kaldırıldığı için üzgünüz… Altın Portakal ismi değiştirildiği için üzgündük… Sinematik Yeşilçam sitesi olarak genellikle arşivsel bir çalışmaya yapmaya özen gösteriyoruz. Apolitik bir yayın anlayışımız yok ancak bazı konularda gündemi takip etmediğimizi de söyleyebiliriz o yüzden dönemsel yaşanan polemiklere sitede yer vermediğimiz oluyor. Altın Portakal ismi sinemamızın önemli filmlerinin aldığı ödüller…
Zeki Alpan, Kara Tahta yani yeşil tahta, Şişko Nuri, Kör Akordiyoncu, Sertkabuk , Hulusi Kentmen, Lazar Yazıcıoğlu, Ayhan Işık, Aydemir Akbaş, Nisa Serezli, Altan Erbulak, Tuncel Kurtiz, Belgin Doruk, Metin Serezli, Bilge Zobu, Fikret Hakan
Türk Sineması’nın ilk ve gerçek yıldızı Sezer Sezin’dir kuşkusuz. Kuşkusuz böyledir diyoruz çünkü tarihi doğru okumak ya da doğru yazmak gerekir. Bilgi eksikliğinden, varolan eksik ya da yanlış bilgilerin çoğaltılmasından, kişisel nedenlerle yok saymaya yönelik metinler üretmekten kaynaklanan yanılgılar zincirinin her yeni yayınlanan kitapta, metinde sürdüğünü görüyoruz.