Turhan K resim sergisi – Sesleri Alan: MARKO BUDURİS

0
1527
TÜRVAK SİNEMA –TİYATRO MÜZESİ VE SANAT KİTAPLIĞI
ka sergi34
TURHAN KA.
RESİM SERGİSİ
“Sesleri Alan: MARKO BUDURİS”
Sinema emekçilerine ithafen…
Türvak Sinema –Tiyatro Müzesi, TURHAN KA.’nın “Sesleri Alan: MARKO BUDURİS” isimli resim sergisini 4 Mayıs – 4 Haziran 2011 arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
Sergi, sinemaya farklı bir bakış açısıyla odaklanan otuz altı eserden oluşuyor. Tuval üzerine kolaj ve boya uygulamaları ile yaratılan eserlerde grafik ile resim arasında geçişler gözleniyor.
Sanatçı, Türvak Sinema – Tiyatro Müzesi’nde gerçekleşecek olan sergiyi, MARKO BUDURİS’in şahsında Yeşilçam filmlerinde emeği geçen, adları afişlerde yer almayan, birçoğumuzun tanıyıp bilmediği “Sinema emekçilerine ithafen” hazırlıyor.
turhanK2.posSergide yer alan eserler arasında 2 Film Birden, Gizli Görev, Mutlu Pazar, Birgün, 18 Aralıkta Sinemalarda, Red&Blue, Balon Yarışı, Kral’a Selam Olsun, Çok Özledik Be Abi, Sancı, Ben de Aksiyon Oynamak İstiyom, Duvardaki Che, Aranıyor, Aşk Yorgunu, Dombili Modası, Başka Dilde Aşk, Şimdi, Rol, Sinemalarda, Sevmek Zamanı, Film Kulübü, Kısa Filmciler Toplanıyor, Son Şarkı, Adamım Benim, Gençlik Rüzgarı, Saklanan Film bulunuyor.     
TURHAN KA. çocukluğunda ve gençliğinde yaz akşamlarında seyrettiği filmlerden etkilenerek hayal dünyasını kendisine has bir üslupla tuvale taşımış. Yaklaşımını Benim resmim hiç bilmediğim, fakat bulmak için inatla uğraştığım bir yer.” olarak tanımlayan sanatçı, geçmişinde yaşadığı birçok olayı resimlerine yansıtıyor; bugüne kadar yaşadığı tüm deneyimler, kendi belleğinde hazırda bulunan imgelerle birleşince de tuval üzerinde dün ile bugünün bir sentezi olarak ortaya çıkıyor.
İlk bakışta çok parçalanmış gibi görünen resim yüzeyi, dikkatli bakıldığında aralarında birebir ilişkili olmasa da tarihsel süreç içinde peş peşe gerçekleşmiş olaylar bütününü anlatıyor. Özellikle kolaj tekniğiyle tuvalin yüzeyine uygulanan kağıt parçalarının büyük çoğunluğu, geçmiş ve günümüz sinema afişlerinden, el ilanlarından, gazete ve dergi kupürlerinden oluşuyor.
Kolaj, TURHAN KA.’nın resimlerinde hem teknik hem de anlamsal olarak kullanılmış. Sanatçı geçmişten günümüze uzanan süreç içerisinde siyasi-toplumsal-sanatsal anlamda tarihe damgasını vurmuş olayların yazı başlıkları ile Türkiye gündemine oturmuş film yıldızları, şarkıcılar, politikacılar ve daha birçok ünlü kişiyi öne çıkartmış.                                                                                                                   
TURHAN KA., resimlerinde kullandığı malzeme ve özellikle boyalarda kendisini tamamen özgür bırakıyor. Eserlerinde çok farklı renk ve boyalar (akrilik, yağlı boya, sanayi boyaları, pastel boyalar, kurşun kalem) kullanıyor. Resim yüzeyi üzerine fotoğraflarla ilişkili rakam, baskı ya da el yazısıyla yazılar ve şiirler de yerleştiriyor. Bir bütün olarak bakıldığında, resmin yüzeyine yapılan bu tür müdahalelerin eserin biçimsel yapısıyla oldukça uyumlu ve hatta kaligrafik bir nitelik taşıdığı, grafik bir etki sağladığı da görülüyor.
Resimleri bize bir dönem Türkiye’sinde çok rastlanan duvarları da anımsatıyor. Sanatçının sanat serüvenine göz attığımızda, zaman zaman bu tarz denemelerini de görmek mümkün.
buduràs fault
TURHAN KA.’nın resimleri günümüz sanat dünyasında çok kullanılan kolaj tekniği ile sınırlandırılmamalı; kullandığı göz alıcı renkleri ve formları özgürce seçimi ve onları ustaca kurgulamasının yanında eserleri, Pop Art’ın biçimsel özelliklerini de taşıyor.  
Günümüzde artık sanat yapıtını tek bir stilde ifade etmenin imkansız olduğunu düşünecek olursak, TURHAN KA. resimleri evrensel bir dille, günümüz modern dünyasından izler taşıyan, fakat devrimci alt yapısı sayesinde klasik sanatla bağlarını kopartmayan yönüyle, resim sanatı tarihinde iz bırakacağa benziyor.
Tüm sanatseverleri hayal perdesi ardında gizli bir zaman tünelinde yolculuğa çıkaracak bu duygu yüklü sergiyi 4 Mayıs – 4 Haziran 2011 tarihleri arasında Beyoğlu’nda Türvak Sinema – Tiyatro Müzesi Sergi Salonu’nda gezebilirsiniz.
TÜRVAK SİNEMA VE TİYATRO MÜZESİ SANAT GALERİSİ ZİYARET SAATLERİ VE GÜNLERİ:
Sanat galerisi, Müzenin giriş katında CİNETELE CAFE’yle iç içe olan bir mekandır. Sergiyi gezmeye gelen sanatseverler CAFE’nin hizmetlerinden de yararlanabilecek. Haftanın yedi günü açık olan Türvak Sanat Galerisi ve CİNETELE CAFE, her gün saat 10.00 – 21.00 saatleri arasında ziyaretçilere hizmet verecektir.       
ADRES: Yeniçarşı Caddesi No:24 Galatasaray Meydanı – 34430- Beyoğlu – İstanbul
TEL: 0212 245 80 91/92/93
Sesleri Alan: MARKO BUDURİS
Size Marko Buduris kimdir diye sorsam?…
Marko Buduris mi, o da kim acaba?” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Çocukluğumda, mahallemizde yazlık bir açık hava sineması vardı; yaz akşamları mahallenin bütün çocukları dışarıda oynardık. Sinemadan gelen film sesleri bütün mahalleyi kaplardı. Bazen kaçak olarak, bazen de büyüklerimizle sinemaya giderdik. Televizyonun henüz yaygın olmadığı zamanlar. Hemen herkes çekirdek çitler, kovalarda buzların içinde satılan gazozlardan içerdi. Sohbetler edilir, sonra ışıklar söner, film başlardı. Beyazperdede yazılar akmaya başlayınca bir isim hep dikkatimi çekerdi:
Sesleri Alan: MARKO BUDURİS…
Aradan uzun yıllar geçti; MARKO BUDURİS’i hiç görmedim, fakat unutmadım da. Bu isim aklımdan hiç çıkmadı. Araştırmama rağmen kendisi hakkında çok da bir bilgiye ulaşamadım. Bu resimleri, MARKO BUDURİS’in şahsında o güzelim filmlerde emeği geçen, adları afişlerde yer almayan, çoğumuzun tanımadığı, bilmediği sinema emekçilerine ithaf ediyorum.
Dikkatli izleyiciler aynı zamanda resimlerde sinema afişleri, duvarlar ve yazılarla birlikte 1950 sonrası Türkiye’sinden günümüze kadar gelen süreçte toplumu derinden etkileyen olaylardan kesitleri bulacaklar.
“Evet, Sesleri Alan: MARKO BUDURİS!”
                                                                                                               TURHAN KA.
 
MARKO BUDURİS KİM Mİ?
1950-1960’lı yıllarda Türk sinemasında kamera arkasında çalışan teknik ekibin büyük bir çoğunluğu ülkemiz vatandaşı gayri müslümlerdi.
Yuvakim, Diamandi, Manasi Filmeridis kardeşler, Mike Rafaelyan, Kriton-Yorgo İlyadis kardeşler, Kosta Psaras, Yorgo Saris ve diğerleri… Bu değerli ustalar yanlış bir karar ve uygulamayla ülkemizden hudut harici edildiler veya gitmeye zorlandılar.
Bu büyük ustaların büyük bir çoğunluğu ağlayarak ülkeyi terk etti.
Ülkemizde çok az sayıda kalanlardan biri de Yıldız Film Stüdyosu’nun ses teknisyeni Marko Buduris’ti. Kısa boylu, neşeli, yürekten bir Türk dostu ve herkesin sevgilisiydi Marko. Benim çok yakın dostumdu, arkadaşımdı. En az 50 filmimi seslendirdi.
Yeşilçam’da filmler 1970 başlarında renklenmeye başlayınca siyah-beyaz çalışan Yıldız Film Stüdyosu’da kapandı. Marko Buduris’te ortadan kayboldu. Kimi Yunanistan’a kimi Gökçeada’ya gitti dedi.
Aradan 4-5 sene geçmişti ki Beyoğlu’ndaki ofisime bir garson paket getirdi, açtım içinde çok şık meyveli bir pasta ve “afiyetle ye” diye başlayan bir pusula vardı.
Marko pastacı olmuştu.
Şişli’deki dükkanına gittim. Beni görünce başladı ağlamaya. Sarıldık, göğsümden ayrılmak istemiyordu. “Bre neydi o günler?” diyordu. Birkaç sene sonrada
Marko Buduris’in vefat haberini aldık.
Türk sinemasının 1000’nin üzerinde filmi seslendiren Marko Buduris’i anmak çok güzel.
                                                                                            TÜRKER İNANOĞLU

Marko’yu hatırlamak çok güzel
Marko çok çalışkandı, işini severdi. Samimi dost canlısı, hoş sohbetti. İstanbul aşığıydı. Çok saygılı ve görgülüydü.
Erman Film’in yanındaki Yıldız Ses Stüdyosu’nda senelerce Yeşilçam’ın tüm yönetmenleriyle çalıştı.
Marko bu işi bıraktıktan sonra Şişli’de Bomonti’de İnci Pastanesi’ni açtı. Onu ziyarete giderdik. Eski günleri konuşurduk, bize pastalarından ikram ederdi.
 Marko’yu hatırlamak ne güzel!
                                                                                         JEYAN MAHFİ AYRAL
İyi insan Marko!
Marko, çok iyi bir insandı. ‘’Doğma büyüme ‘’ Arnavutköylüydü:
Ertem Göreç’in yakın arkadaşıydı. Onun kanalıyla dost olduk. Bir kaç filmde de beraber çalıştık. Sık sık pastanesine gider sohbet ederdik. Gerçek bir İstanbulluydu.
                                                                                       MEMDUH ÜN
Ses Mühendisi Marko Buduris:
Arnavutköy’de, çoğunlukla Rumların oturduğu ‘’Mega Revma Mahallesi’’ Palacı Sokak No:28 evde doğdu. Şimdi bu evde tiyatro sanatçısı Toprak Sergen oturuyor.
Marko sinemayla yolculuğuna, büyük usta ORHAN ATADENİZ’den makinistliği öğrenerek başladı. Ağabeyim ORHAN ATADENİZ, bu akıllı delikanlıyı yanına alarak ona negatif montaj, ses montajı, kurgu ve senkronu da öğretti. Marko, kısa sürede piyasada aranan bir isim haline geldi.
Bakırköy Halk Film Stüdyosunda montaj yaparken onun başından geçen komik bir olayı hatırladım. Marko, bir filmin negatif montajına başlıyor, aksilik bu ya 20-25 karelik bir parça negatifi bulamıyor. Sonra bulurum diyor ve işine devam ediyor. Gece yarısı parçayı buluyor. Fakat o kadar kızgın ki parçayı eline alıyor ‘’sen benim canımı çıkardın, çek bakalım cezanı diyor’’ve dışarıya çıkıp parçayı ipe mandalla asıyor. Güneşin doğuşuyla negatif montaj bitiyor. Parçayı alıp yerine koyacak, bir de ne görsün bütün gece negatifin üzerine yağan yağmur parçayı şeffaf yapmış üzerinde hiç resim kalmamış.
İşte benim tatlı sevimli Marko Buduris’im böyle bir adamdı, adam gibi adamdı. Saf, becerikli, çalışkandı. Pratik zekasıyla çok zorlu işleri kısa zamanda başaran tatlı samimi bir meslektaşımızdı. Toprağı bol olsun.
  Arnavutköy’ de doğdu ve orada da öldü. Mahallesindeki büyük ayazmanın içinde bulunan kilisenin hemen yanındaki Profiti İliyas mezarlığına defnedildi.
                                                                                                       YILMAZ ATADENİZ
Bir Marko Buduris usta geçti bu dünyadan!
1928’ de geldin 1998’de göçüp gittin. Arnavutköy Taksiarhi Kilisesi’nde yine o tepelerde Ayazma mezarlığında sonsuzluğa uğurlandın.
İlk iş yerin Bakırköy Halk Film Stüdyosu. Fuat Rutkay’ın en gözde elemanı oldun. Matipo (baskı), senkron montaj, negatif montaj. Sesçi değildin henüz.
Daha sonra Şişli Camii yanı eski Atlı Polis Kışlası, Haka Film Halil Kamil Stüdyosu, Montaj, senkron ve sesçilik. Akabinde Sıracevizler Ferdinand Manukyan’ın Yıldız Film Stüdyosu, ses odası ve tonmaysterlik. Turgut Ören’in Erman Stüdyosunu almasıyla yüzlerce filmin ses kaydı.
Emeklilik, Levent’te Tadal Pastanesi patronluğunla en güzel tadları sundun, o semte.
Pastanenin bir başkasına devriyle, evine yakın olan Bomonti İnci Pastanesi’ni alarak sürdürdün işini. Esnaf ve Pastacı olarak çok sevildin. Aşık olduğun eşin Hrosulan ve biricik kızın Yoda’yla huzurlu hayat derken amansız hastalık yapıştı yakana. Çok sevdiğin Yeşilçam’dan Meslek onur ödülünü aldın ve gittin öbür tarafa.
yolun aydınlık toprağın bol olsun. Biricik dostum Marko’ 
                                                                 
                                                                               NECİP SARICI
                                                                    Arkadaşın ve Meslektaşın