Türk sinemasında tecavüzcüler

Türk sinemasında tecavüzcüler maalesef sinemamızda çok büyük bir sorundur tecavüzün nasıl ele alındığı… Filmlerde çok uzun süre de sanki bir marifetmiş gibi sunulan filmler de vardır. Maalesef kanayan yaramız ve sinemamızın kadına nasıl baktığının bir izdüşümüdür.


Top 10:
Türk sinemasının en ünlü tecavüzcüler

Türk sinemasın da yer alan en ünlü tecavüzcüler

10. Coşkun Göğen:
Coşkun’un en büyük özelliği sakallı ve sırıtkan olmasıdır. En büyük silahı ise dilidir.

9. Nuri Alço:
Türk sinemasının en ünlü ikinci tecavüzcüsüdür. İyi giyimli olması sizi yanıltmasın. Sinsiliği ve gazozlara kattığı ilaçlar en büyük silahlarıdır. Beyaz takım elbisesi, sarı bıyıkları ve boynundaki altın zincir ise tarzıdır.

8. Şahin K:
Deniz kenarlarında ve ormanlarda yaşayr

7. Sırrı Elitaş:
O her zaman tecavüzcü değildir hatta iyi olduğu roller de vardır ama genelde çalıların arkasından nehirde çamaşır yıkayan köylü kızları dikizlemesiyle tanınır. 

6. Hikmet Taşdemir:
Soğuk, mesafeli ve snopur. Siyah Ray-Ban gözlükleri en önemli aksesuarıdır. Her zaman trençkot giyer ve çok az sahnede görünür. Arkaya taranmış John Travolta saçları bozulmasın diye de az hareket eder.

5. Salih Güney:
Türk sinemasının filmlerdeki en yakışıklı züppesidir…  Alkole, hapa ihtiyaç duymayan tek tecavüzcüdür. En büyük silahı tipidir.

4. Eray Özbal: Faruk Peker’in çırağı gibi durur. Yüzünden cinlik, güvensizlik akar ama saf kızlar bütün numaralarını yerler. Bağımlı ya da psikopattır ve narkotik, fuhuş ya da cinayet masası affetmez, her filmin sonunda muhakkak yakalanır.

3. Faruk Peker:
Türk sinemasının piyon tacizcisidir. Diskolarda ve barlarda takılır. Önce kendine bir drink alır ve bar kısmında ayakta dikilir. Sonra barda oturan yalnız ve saf kızlara yaklaşıp yakışıklılığı ve pezevenk gülüşüyle onları oyalar, içirip sarhoş eder, eve götürür ve çıplak fotoğraflarını çeker. Bazen de sevişir. Genelde uyuşturucu ve beyaz kadın ticareti yapan mafya babaları adına çalışır. En büyük özelliği ıslak ve arkaya taranmış saçları; en büyük silahı nefes alan her şeye tecavüz edebilme gücüdür.

2. Önder Somer:
Baksanız melek yüzlü, kaytan bıyıklı, alaturka bir adamcağızdır. Mavi gözleri ve sarı saçlarıyla hiç zarar vermeyecekmiş gibi durur. İşte en büyük silahı da bu masumiyetidir. Kendisi adeta şeytanın oğlu gibi, genç kızlara uslu uslu yaklaşır, onlara güven verir, ailelerine sızar, aile dostları olur, kocaları yurtdışına gidince de onları yatağa atar. Onları iğfal etmez ama onları soyar ve uyandıklarında yanlarında yatıyor olur. Yorganın altında çıplak yatan kızlar da kirletildiklerini düşünürler.

1. Nihat Ziyalan:
Türk sinemasının saçı hep önüne düşer ve beyaz atletlidir. Genellikle Hülya Koçyiğit’e tecavüz etmeye çalışır filmlerinde. Fazla zeki değildir hatta onun için şapşal bile denebilir. Çünkü bazen 2-3 yaşındaki bir çocuk bile onun foyasını ortaya çıkarabilir. En büyük düşmanları Sezercik ve Yumurcak’tır. Çünkü hükümet gibi kötü kadınların kontrolünde hareket eder. O, Türk sinemasının bir nevi Frankenstein’ıdır.

10 thoughts on “Türk sinemasında tecavüzcüler

  • 6 Haziran, 2011 tarihinde, saat 08:23
    Permalink

    Blogunuzu her zaman zevkle okuyorum. Ancak bugün sizi kınayacağım. Hem de ciddi biçimde hayal kırıklığına uğrayarak!

    "5. Salih Güney: Türk sinemasının en yakışıklı tecavüzcüsüdür. Onun tecavüz ettiği kadınların neden mutsuz olduğunu bir türlü anlayamazsınız."

    Yakışıklı erkeklerin tecavüz ettiği kadınların neden mutsuz olduğunu anlayamamak mı? Böyle bir cümleyi hangi ruh haliyle yazabildiniz gerçekten merak ediyor ve ayıplıyorum sizi.

    Yanıtla
  • 7 Haziran, 2011 tarihinde, saat 04:04
    Permalink

    Merhaba
    Yaziyi hazirlayan ve paylasanda bir kadin. O yuzden kendi ruh halini kendisinin aciklamasini tercih ederim.

    Benim yazidan anladigim ise su:
    Yesilcam da zaten kadin ata erkil bir yapi icerisinde ele alinip kullanilan bir mal gibi sunulur (bkz Turkiye). Bu ata erkil durumun icinde yani sistemin kendi dinamikleri icerisinde tecavuz edilen kadinin kendini kotu hissetmesi sacma olacaktir adam yakisikli zevk almalidir kadin, bizim gozumuze bu sokulur… Ama bir adim geriye cekilip sistemin kendisine baktigimizda eski Turk filmleri ata erkil kliseleri devamli gozumuz soktugu icin genel olarak elestirilmelidir. Tecavuzculer bu ata erkil tavrin en bariz ornekleridir…

    Ote yandan zaten sizin gibi insanlar tepkilerini ve yazilarin acilimlarini genisletsin ve bizimle paylassin diye yorum kismini acik birakiyorum.
    Bu yuzden ozellikle tesekkur ederim.

    Ama eger cevap verecekse Frau Doll'un cevabini okumanizi tavsiye ederim
    Utku

    Yanıtla
  • 7 Haziran, 2011 tarihinde, saat 13:28
    Permalink

    Nuri Alco'nun tecavuz teknigi gecenlerde youtube'da kucuk Emrah kliplerine bakarken dikkatimi cekti.

    Normalde bir insan(tahmin ediyorum)tecavuz ederken direkt isi bitirmeye calisir. Fakat Nuri yaptigindan zevk alarak yapiyor. Öpuyor, oksuyor vs. Yani foreplay yapiyor. Sanki tecavuz ettigi kadina'da biraz zevk ettirme cabasinda.

    //Neco

    Yanıtla
  • 8 Haziran, 2011 tarihinde, saat 03:00
    Permalink

    yazılarım genelde var olan durumlarla dalga geçmek şeklinde olduğu için o kısmı da kesinlikle abartarak yazdım. tecavüz asla onaylamadığım bir şey ama ironi yaparak kadının Türk sinemasındaki -istisnalar hariç ki o da kişinin kendinden kaynaklı- ezik lanse edilmeye çalışılan yerini dillendirmiş oldum. ciddiye alın ama fazla ciddiye almayın lütfen.

    Yanıtla
  • 8 Haziran, 2011 tarihinde, saat 16:41
    Permalink

    Tecavüz, bir kadının ya da erkeğin onaylamayı dahi düşünmemesi gereken bir şeydir zaten. Bu konuda hemfikir olmadığım herkesi hastalıklı addettiğim için kesinlikle olması gereken şeyi, erdemli bir hareketmiş gibi algılamıyorum. İroniden de anlarım lakin özellikle de bir kadının (bu konuda) zarfı, mazruftan ayırmaması gerektiğini düşünüyorum. Bizler; daha kullandığımız dilde batmaya başlarsak, çok daha ilkel olan insanlar o dili yanlış yorumlamak konusunda kendilerini (ne yazık ki) daha güçlü hissederler. Bkz: "Fatmagül'ün suçu yok, biz onu Bihter sandık."

    Şunun akıl alır tarafı var mı? Şunun insanlıkla bağdaşan herhangi bir noktası var mı? Onlar da akılları sıra espri yapıyorlar aslında, ancak "gerçek"le karşı karşıya kaldıklarında güzel şeyler yapacaklarından şüpheliyim ben.

    Abartıya, ironiye… Hepsine varım. Ama madem hemcinsimsiniz, kadına karşı kullanılan dilde bizim çok daha dikkatli ve özenli olmamız gerektiğini düşündüğümü söylemeden geçemeyeceğim.

    Yanıtla
  • 8 Haziran, 2011 tarihinde, saat 23:28
    Permalink

    Bu noktada bir parantez acmak istiyorum Utku birlikte yazidigi arkadasini koruyor olarak ele almazsiniz umarim 🙂

    Site alternatif yesilcam kulturu uzerine, mesela bu sitede Turkan Soray galerisi olmayacak cok uzun sure ama Mine Mutlu olacak.Bunun bir sebebi de var aslinda.

    Bazi yazarlar Provokasyonu veya direkt olmayi ve boyle bir dil kullanmayi secebilir…
    Yani bazen toplumun bazi dinamikleri yerine farkli bir tarz secilmis olabilir. Bu notada onemli olan kisinin tecavuze karsi olmasini bilip anlamaktir.

    Ozguluk sanirim boyle bir durum, yani birisi kullanilan bazi diller yerine " ok sizin tarziniz o ancak ben provoke ederek o duruma karsi tepkimi koyuyorum, kovana sopa sokuyorum veya ben direkt gitmeyi tercih ederim" diyebilir bu o dili secenin ozensiz veya dikkatsiz oldugunu bazi seyleri onayladigini gostermez.

    Mesela Nuri Alco kizlarin ickilerine ilac atan bir tipi canlandiriyor ama adam tvlerde bas bas bagrip "biz o filmleri uyarmak icin yaptik" diyor, ama adami izleyen birisi Nuri Alcodan taktik ve feyz alabilir, onu izleyen birisi onun filmde kullandigi yontemleri uygulayabilir de. Bu olasilik gercekten cok yuksek. Ve ickiye ilac atma yontemini filmi izlememis bir genc kiz uzerinde uygulan birisi icin Nuri Alco tecavuz yollarini filmlerde gosteren bir aktor olarak da degerlendirilebilinir.

    Eger bazi noktalara kafa yoruyorsak pek cok aciyi gozonunde bulundurmamiz gerekebilir. bence herkesin ironiye yaklasimi farkli. ben bazi insanlarin ironi konusunda rahat olmasini ironi yaptigi konuda ayaklari yere bastigi ve durusunun zaten saglam olmasindan dolayi oldugunu dusunuyorum.

    Yanina bir erkek oturdugunda namusuna ters birseyler yapildigini dusunen kadinlar ve onun oyle olabilecegini onceden onlemeye calisan erkekler var Turkiyede. sehirler arasi otobuslerde "bayan yani" denilen birsey var. Evet bazen bazi erkeklerin kadinlarin yaninda oturmasi rhatsiz edici olabilir ama bu yuzden butun erkekleri genelleyerek "bayan yani" namus beksciligini uygulamak gerekiyor mu? beni neden potansiyel tacizci olarak addediyorlar? Boyle bir ulkede bazi konulari daha acik konusmak ve bazen ironiler konusunda daha genis bakmak gerekiyor olabilir cunku ben toplumun bu sekilde muhafazakarlasmasini pek hayirli bulmuyorum.

    Sizin muhafazakar bir tepki koydugunuzu dusunmuyorum ancak bizler bu sitede seksist ve ata erkil yapiya tepki veren insanlariz genellikle. Bu yuzden yazilari o acidan ele alirsaniz daha farkli bir bakis acisi olusacaktir. Acik ve net olarak tecavuzu onaylamadigimizi soylemiyoruz; bu ulkede ata erkil bir 2 yuzluluk oldugunun altini ciziyoruz.

    Yanıtla
  • 9 Haziran, 2011 tarihinde, saat 08:41
    Permalink

    Ben dış kapının mandalı olduğum için, Utku'nun beraber yazdığı arkadaşını korumasını gayet makul buluyorum. Lakin korumasına hacet olmadığını düşünüyorum zira severek takip ettiğim bir blogun yazarlarısınız, boş bulunup da yazılmış bir kelime grubunun arkasına takılarak karalamaya çalışmıyorum kesinlikle. Beğenimi ifade ettiğim tonlama ve ölçüde yergimi de iletiyorum sadece.

    Bazı yazarlar, bazı yöntemleri seçebilir haklısınız. Benim yaptığım ise bu seçimi eleştirmek. Benimki de seçim yani. Sizin tarafınızdan aynı oranda kabul görmesi gereken şey. Farklı noktalardan bakan, farklı insanların birbirlerini eleştiriyor oluşu, "onun tecavüz ettiği kadınların nasıl mutsuz olduğunu anlamıyor" yazabilen bir yazarın arkasında duran birinin kocamaaaan kucaklaması gereken bir tavır. Bence. 🙂

    Provokatif konuşan bir başbakanımız var biliyorsunuz, "panzere tırmanan biri var, kız mı kadın mı bilemeyeceğim" diyor. 70 milyonluk ülkenin idarecisi de gayet provokatif. Her kelimeyi, her heceyi nasıl tepki alacağını bilerek yumurtluyor. Buülkede ciddi bir kitle "kız mı, kadın mı" kriteriyle yoğrulduğu ve bunun uğruna cinayetler işlendiği için milyonlarca insanın yöneticisi konumundaki bir adamın bu tavrını ben kınıyorum. Aynı şekilde tecavüze uğrayıp ses çıkaramayan, tecavüz mağduru olduğu için öldürülen kadınların olduğu bir ülkede "provokatif" olmayı tarz olarak benimseyecek kadar sofistike bir "kadın" yazarın gittiği yolu kınıyorum.

    Yazdığınız çoğu şeyle hemfikirim, ataerkil ve seksist düzene tepki vermenin her yolunu takdir etmiyorum sadece. Çok daha dikkatli ve özenli olmak gerektiğini düşünüyorum. "Ölüm Pornosu"nun çevirmeni kadına karakolda "sen manken misin, niye buralara düştün" denmiş. Tam da bu noktada "hangi ironi?" diye sorarak konuyu bağlıyorum. Nezaketiniz için teşekkür ederim, aynı hevesle blogunuzu takip etmeye devam edeceğim hem içerik, hem de yaklaşımınız nedeniyle.

    Yanıtla
  • 9 Haziran, 2011 tarihinde, saat 12:29
    Permalink

    Ben sizi anlıyorum amacım sizin de farklı bir acıdan bakmanıza calışma . O kurgulanmis dünya icinde ele alırsanız salih guney ile ilgili cümle sizi rahatsız etmez çünkü Yeşilçam dunyasını gercek dünyadan zaten ayrı tutarsınız.

    Ben niyetler belli olduktan sonra bazı noktalarda geniş düşünmeyi savunuyorum. Başbakanın provakatif dili ile benim bahsettigim provakatif dili ayıran da bu olacaktır 🙂

    Birde verdigim Nuri alço ornegini yeniden hatırlatırım böte yandan kötü adam rolü oynayanın sokakta dayak yediği bir U ülke.:). kadina siddetin bu hale geldigi bir ulekde yine de dikkatli olmak gerekli uyariniza tesekkur ederiz bu yorumlar da yaziyi farkli bir yere goturecektir

    Yanıtla
  • 12 Haziran, 2011 tarihinde, saat 10:38
    Permalink

    Kudret Karadağ, Erol Taş, Kazım Kartal Bu isimlerde olabilirdi bazı isimlerin yerine.

    Yanıtla
  • 6 Kasım, 2012 tarihinde, saat 14:30
    Permalink

    ahhahaha :)) Harikaymış ya. Tanıtımlara bayıldım.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir