Top 10: Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları Vol 2

Top 10: Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları Vol 2

10. Bıyıklı ton ton amca: Pala ya da Dali bıyığı olan bazen neşeli bazen aksi yaşlı amcalar. Bu amcalar ya fakir kızın sahte babası, kocası olurlar ya da balıkçı, kunduracı, iş adamı gibi pozisyonlarda esas kıza ve erkeğe yardım eden sevimli insanlardır.

9. 15 dakikaya tekabül eden baştan yaratılma durumu: Genellikle kadın oyuncunun saçının başının düzeltilmesi, konuşmasının köylü ağzından şehirli ağzına evrilmesi, şarkı söyleme yeteneği kazanması şeklinde vuku bulur. Kadına bunları öğreten değerli hocaları vardır. Bazen de kadının sokak kültürünü öğrenmesi icap eder. Tabi o zaman da değerli hocalara başvurulur. Tüm bunlara sebep çoğu zaman nispettir.

8. Çocuk korosu: Hep bir ağızdan şarkı söyleyen temiz giyimli sarışın çocuklardan oluşan topluluk. Ortalıkta şakıyarak dans ederler. Sevimli mi sevimlidirler. Korolarının “Şen Çocuklar”, “Minik Kuşlar”, “Neşe Korosu” gibi zekice isimleri vardır. Üzülünce küser, sevinince hoplaşırlar.

7. Uçurumdan yuvarlanan oyuncak araba: Kaza anında uçurumdan düşmesi gereken gerçek araba yerine kullanılır. Bazen başka film görüntüleri alınarak da bu eksiklik giderilebilir tabi. Bu durum tamamen yönetmenin inisiyatifine kalmış.

6. Uçurumdan yuvarlanan insan kuklası: Kaza ve intihar anlarında uçurumdan ya da binadan düşmesi gereken insan yerine kullanılır. Kolu başı ayrı oynar. Hemen anlarsınız bezden yapıldığını. Ama çığlık atarak düştüğü için yine de inandırıcıdır.

5. Şapşal ya da kurnaz kanka: Esas adamın yanındaki çok konuşan yaratık. Çoğunlukla esas adam kadar yakışıklı olmaz. Hatta mümkünse çirkin olur. Ama kendisine çok güvenir. Olayları eline yüzüne bulaştırır ve hep yalnız kalır. Ya ada ortamın çirkin kızı ona kalır.

4. Filmle aynı adı taşıyan bir şarkı: Eğer Yeşilçam içinde bir filmin adı “Karagözlüm” falansa bilin ki filmin içinde 5-10 kere “Karagözlüm” şarkısı söylenir. Film adından mı tasarruf edilmiştir yoksa şarkı mı patlatılmak istenir bilinemez. Ama ortalıkta çok pis bir reklam kurnazlığı dönmektedir.

3. Öpüşüyor gibi yapmak: Ama asla gerçekten öpüşmemek durumu. Yani dudak, dil hiçbir şey yoktur. Suratlar birbirine yaklaşır ve kameradan kaçılır. Ya da ışık kapanır. Ya da kafa öyle bir açıyla döndürülür ki görmek için sağ sol yapsanız bile asla göremezsiniz. Eğitim ister bu.

2. Duvarı kuşlu ev: Artık kimin eviyse,  Yeşilçam Türk filmlerinde sürekli kullanılan ev. Çünkü bu ev hem lüks hem de ferahtır. Belli ki fazla masrafa ve düşünmeye gerek kalmaz ve kendisi neredeyse bütün filmlere ev sahipliği yapmıştır. Bir yönetmenin aklına da o duvardaki kuşları kapatmak gelmemiştir. Belki yerdik.

1. Sahnenin sonunda kameraya girmek: Sahne biterken adamın ya da kadının kameraya doğru iyice yaklaşması ve kafaları kamera lensine yapıştığı için görüntünün kararması durumu. Neden yapılır bilinmez. Çok felsefik bir anlamı olabileceği gibi kamera kapatma düğmesinin çalışmamasından da kaynaklanıyor olabilir.

 

Yeşilçam sinemasının olmazsa olmazları… devamı belki gelecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: