Ekrem Gökkaya ile Yeşilçamlı Yıllar – 1

1
2172

Yeşilçamın, sinemamızın kamera önü ve arkasında yer almış önemli bir isim Ekrem Gökkaya

Su an istiharete çekilmiş ve kitabı üzerine çalışıyor olsa da bir şekilde sinemadan kopmadı. Onunla yaptığımız bazı yazışmalardan sonra Halit çevirgen ile birlikte Sinematik Yeşilçam için tamamen Ekrem Gökkaya’ya ait bir köşe yapmaya karar verdik. Özellikle bu konuda Halit bey’e gösterdiği özveriden ve alakadan dolayı teşekkür ederim sanki yıllardır site üzerine içerik üretiyor gibiydi.

Ekrem Bey ile yaptığımız sohbetleri belirli aralıklarda Ekrem Gökkaya ile Yeşilçamlı yıllar adı altında sizlerle paylaşacağız. Amacımız hem Ekrem Beyin deneyimlerden faydalanmak hem de onunla sohbet ederek Yeşilçam külliyatına katkıda bulunmak. Aşağıda kendisi ile ilk yaptığımız söyleşiyi okuyacaksınız:

Ekrem Gokkaya banner 001

Sinematik Yeşilçam: Sinemaya girmeden once bir Memuriyetiniz olduğunu biliyoruz peki memuriyeti bırakma kararınız nasıl oldu. Sinema içinmiydi yoksa başka bir nedenle ayrılıp sonradan mı sinemaya yöneldiniz?

Ekrem Gökkaya: Memuriyetim sırasında, yasak olduğu halde, kaçak birkaç filmde oynadım, ismimi yazdırmamıştım. Bilahare, devletin politik konuları yüzünden, 1961 yılında görevden uzaklaştırıldım. Zaten bu arada, YILDIZ MECMUASI’nın yarışmasını kazanmıştım. Böylece sinema girmem kolay oldu. Zaten önceden deneyimim vardı.

Ömrüm böyle geçti afisSinematik Yeşilçam: Demekki önceki birkaç denemeyi saymazsak esas sinema serüveniniz yıldız mecmuası artist yarışmasından sonra başlıyor yarışmayla ilgili söylemek istedikleriniz var mı ? Sizin le beraber yarışanlardan tanıdık  ve sizinle sinemaya geçenler var mı?

Ekrem GökkayaEkrem Bora, Baki Tamer, Nilüfer Aydan, Leyla Sayar… finale kalanlar arasındaydık. Erkeklerden ben, Leyla Sayar da bayanlardan 1 numara olarak kalmıştık. Fakat final yapılmadı. Ben o zamanda memurdum. Fazla öne çıkamıyordum. Mecmuanın müsabaka resimleri bende mevcut. Kitabıma koyacağım. O ayrı bir macera idi,çok uzun. Bu saydığım isimler sinemada tanındı. Daha alt kadrolardan da isim yapan olmuştur.

Sinematik Yeşilçam: İlk oynadğınız filmin önemli bir kadrosu vardı sizde hatırı sayılır bir roldeydiniz..ilk tecrübenizi anlatırmısınız. Kimler yardımcı oldu mesela..

Ekrem Gökkaya: Ben ilkokul,ortaokul ve lise hayatımda,okullarda verilen müsamerelerde hep başrol oynardım .Biraz amatörce de olsa rol kesmeyi öğrenmiştik. Arif Hanoğlu (Yıldız Mecmuasının sahibi) beraberinde, Muzaffer Tema ve Ayten Çankaya, İstiklal Caddesinde önüme geçip sinemaya girmemi ve bu arada mecmuanın açtığı müsabakaya girdim, kazandırdılar. Yeşilçam’da ,başlangıçta kimse kimsenin elinden tutmazdı. Senaryoyu bile vermezlerdi. Sette rolümüzü okurduk.Rejisör,kafasında benim oynayacağım role verdiği şekli anlatır,mesela, Fahrettin Arslan gibi gazinocu oynayacaksın,Dündar Kılıç gibi kabadayı oynayacaksın derdi. Provalarda da oyunu biraz bastır,biraz büyült veya küçült diye yönlendirirlerdi .Beğenilen kıvama gelince de çekerdi.

Sinematik Yeşilçam: Genellikle afişte ve jenerikte adınız yoktu ama o yıllarda filmi izleyen çok olmuştur sizi tanıyanların tepkisi nasıl dı?

Ekrem Gökkaya: Genelde kötü adam rolü oynadığım için birçok kere tepki almama rağmen,sinemaya girmeden önce de, Beyoğlu’nda dolaşırken, fiziğimin düzgün olması nedeniyle,insanlar geçerken,döner döner bakarlardı.

Sinematik Yeşilçam: Sinemaya basladiktan sonra 70li yillarda neler değişti 80li yıllarda 70lerden farkli neler oldu?

525008_4048655273108_196850892_n

Ekrem Gökkaya: 70′li yıllarda, yılda 400 film çekiliyordu. Günde 3 ayrı filmde oynadığım oluyordu. O ara, Erol Taş 1 numaraydı bizim çizgimizde.Onun kabul etmediği,anlaşamadığı roller bana kalıyordu ve ben biraz ,tipim gereği mopdern göründüğümden daha da fazlaca çalışıyordum. 1980 yılına kadar sinema adet olarak çok hızlıydı. 1980‘e gelince, ben Cem Filmde prodüksiyon müdürlüğüne başladım.Yılda 4 film çekiyorduk.İşin başında durmam gerekiyordu.Firmamız tamamen stara dayanan bir sistemle çalışıyordu.2 adet Cüneyt Arkın, 2 adet Türkan Şoray, 2 adet Fatma Girik, 2 adet Hülya Koçyiğit filmi ile 15 adet KemaL Sunal ve 10 adet Ferdi Tayfur filmi çekti. Ben bu yüzden Yeşilçam‘ın sıkıntıya düştüğü zamanlarda iş yönünden hiç sıkıntıya girmedim. Arada boşluklar da da başka şirketlerde roller oynadıım. 70 ile 80 arasındaki farkı bu yüzden hiç anlamadım.Yalnız 1992′de renki televizyon çıkınca televizyon kanalları çoğalınca, filmciler de ellerindeki filmleri hemen kanallara satmaya başlayınca sinemalar bıçak ile keser gibi müşterisini kesti ve son Koltuk Belası filmiyle (Kemal Sunal) sinema devrimi kapadım ve İstanbul’dan da sağlık nedeniyle ,doktor tavsiyesi ile uzaklaştım.

Sinematik Yeşilçam: İlk donem en fazla çalıştığınız yönetmen ve yapımcılar kimlerdi kimlerle setlerde daha rahat ediyordunuz.

Ekrem Gökkaya: Her dönem,hep kaliteli rejisörlerle çalıştım.Metin Erksan, Atıf Yılmaz, Osman Seden ,Halit Refiğ, Natuk Baytan, Aram Gülyüz en sevdiğim ve oynadığım rejisörlerdir. Metin ağabey ile Natuk ağabeyi çok ama çok severdim. Aram Gülyüz‘ün de şahsına, insanlığına hayrandım. En rahat sette Aram ağabeyi seti idi.Allah uzun ömür versin. Ölenlere de rahmet dilerim.

ekrem gokkaya 0098

Sinematik Yeşilçam: Birçok yönetmenle farklı pozisyonlarda çalıştınız peki sizi setlerde zorlayan birisi veya bir durum oluyor muydu?

Ekrem Gökkayaİstediklerini yerine getirdin mi, zamanından evvel gelip gecikme yapmadın mı hiç bir zorluk olmazdı. Ben karşılaşmadım. Yapım yönetmenliğimde de, patronum Dündar Kılıç idi. Saygın bir otorite içinde herkes korunurdu.

Sinematik Yeşilçam: Bugün geriye dönüp baktığınız da sinemaya girdiğiniz icin memnun musunuz?

Ekrem Gökkaya: Sinema aşk işi. Sevdiğin işi yapacaksın derler hayat boyunca. Hele aşk ile sevdiğin olursa, 2 katlı EKMEK KADAYIFI. Bir daha dünyaya gelsem,Yeşilçam’daki aynı insanlarla aynı çemberi dolaşmak isterim.

Oyunculuğum sırasında pek deyemezdim ama yapımcılığım sırasında ,senaryo çalışmasından itibaren,dublajın sonuna kadar herşeyi ben şekillendirirdim.

Sinematik Yeşilçam: Bu ilk söyleşimiz de eklemek istediğiniz son bir şey varmı?

Ekrem GökkayaÖzel bir not daha ilave edeyim. 4 yapraklı yoncayı sahiplenen erkekler,sinemanın saltanatını süren,en zengin adam,en zengin prodüktör oldular. Hala da emekçinin hakkını telif hakları vermeden sömürüyorlar. En baş kısmına bunu korsan çok sevinirim.Yalnız TÜRKAN ŞORAY hanımı 4 yapraklı yoncadan ayırıyorum. Dediklerimi aynen yazabilecek misiniz ben onu merak ediyorum.

Ekrem Gokkaya-1

İstanbul‘da Kuzguncuk‘un deniz kıyısında , şimdi de Bartın İnkum’unun deniz kıyısında oturuyorum. Hayat bize hep kıyıdan gitmeyi kaderimiz olarak çizmiş.

Devam edecek…

Sinematik Yeşilçam 2013

Röportajı yapanlar: Halit Çevirgen ve Utku Uluer

Not: Bazı fotolar (filmden yakalanmış kareler) Hasan Uçan‘ın arşivinden alınmıştır