007 JAMES BOND vs YEŞİLÇAM

007_Yesilcam_00_02

Bir önceki yazımda James Bond kötülerinin Yeşilçamın efsane kötü adamlarıyla karşılaştırmalarını yaparken benzer bir çalışmanın esas oğlanlar arasında olması gerektiğinide düşünüyordum. Böylelikle hem bir zamanların hemde günümüzün Bondlarının öncelikle Yeşilçam ve ardından günümüze uzanan olası temsilcileri üzerine aşağıdaki çalışma ortaya çıktı.

Listede yeralan eşleştirmelerin elbetteki kişisel bir görüşle ortaya çıktığının özellikle altını çiziyorum.

007_Yesilcam_00_Sean_Ayhan

Bond’u Bond yapan, işin kimyasından bugünki efsane statüsüne erişmesini sağlayan tüm zamanların en başarılı James Bondu Sean Connery, Yeşilçamın kralı Ayhan Işıktan başkasıyla özdeşleşemezdi.

007_Yesilcam_00_George_Irfan

George Lazenby‘nin sinematik talihi ve Bond serisindeki konumu Irfan Atasoyun avantür ve Yeşilçamdaki jön oyunculuk kariyeriyle çok yakın noktalar barındırıyor. Her ikiside kavga etmeyi seven. duygusal ve bu yönlerinden ötürü kötü adamın ağına kolaylıkla düşebilen, filmlerin finallerinde kazanıp kaybettikleri net hatlarla belli olmayan karakterler.

007_Yesilcam_00_Roger_Tamer

Roger Moore sarışın olmaya yatkın ilk Bond. Aynı zamanda serinin görkemiyle B film hayranlarını gülümseten tarzda aksiyonun, birazda 70’li yıllar erotizm soslarıyla 80’lerin dinamizminin öncül habercisi. Aynı dönemde Yeşilçamı incelediğimizde Moore’nin erotik ve kavgacı aynı zamanda jön fiziği olarak muhtemel yansıması Tamer Yiğit. Bununla beraber iki sanatçının yaşlılık dönemlerini ele alırsak bir yanda muşmula haline gelmiş Moore bir diğer yanda ise hala zengin bir fiziğe sahip Tamer Yiğit bulunmakta.

007_Yesilcam_00_Timothy_Cem

Timothy Dalton, Lazenbynin ardından en mahkus talihli Bond olsa gerek. Ay Işığında Suikastle (Living in Daylights) Bond serisinin en iyi senaryoya sahip filmlerinden biriyle kervana katılmışta olsa, Öldürme Yetkisiyle (Licence to Kill) sosyalizm sonrası henüz yolunu bulamadığı için uyuşturucu kaçakçılarının peşine düşecek kadar kariyerini kaybetme riskiyle karşı karşıya Bond filmlerinde endam etti. Yeşilçamda hem jön, hem kötü adam, hemde biraz antremanla avantürcü olabilecek fiziğiyle Lazenbynin temsilcisi Cem Erman olabilirdi. (Kendisini saygıyla anıyoruz)

007_Yesilcam_00_Pierce_Tarik

90’larda Bondun yeniden doğuşu ve kökenine görkemli dönüşü sağlayan Pierce Brosnanı aynı dönemlerde artık bitmiş hatta Türk sinemasının bile ‘bitti’ olarak anılmayla yüzyüze kalacağı ara geçiş döneminde ülkemizde yeni yeni filizlenen özel televizyonculuğun bugünkilere kıyasla kat kat üstün ilk dizi – tv filmi zamanlarının büyük jönüyle temsil edebiliriz. Tarık Tarcan fizik ve 90lar usulü maçolukta Brosnanla köprüyü kuracak milli kahramanımızdır. 

007_Yesilcam_00_Daniel_Gurkan

2000li yıllarla beraber kahraman olgusu geçen yüzyılın yenilmez yıkılmaz adamlarından ziyade öncelikle adam mottosuyla yeniden ele alınmaya başladı. Bu yeni devirden nasibini alan Bond aşık oluyor, aldatılıyor, amirinin altında nerdeyse ezik durumda görevden göreve koşuyor. Tüm yükü sırtlanan durumunda olsa dahi bir şekilde ikinci adamlıktan esas oğlana henüz terfi etmiyor. (Skyfallin finali ve nihayet öldürülen M karakteri sayesinde artık gerçek bir Bond izleyeceğimizi umuyorum) Daniel Craigin bu yönleriyle canlandırdığı karakter yine 2000li yıllarda Türkiyede yeniden dizayn edilen kahraman imajının kendisine en yakın örneği olarak Gürkan Uygunu hatırlatıyor.

Yazan: Gökay GELGEÇ

One thought on “007 JAMES BOND vs YEŞİLÇAM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: