Söyleşi: Engin Çağlar – Bir torba parayı reddettim

1
2180

engin caglar 002

O, Yeşilçam’ın altın dönemlerinde jön olarak en ünlü aktrislerle başrolü paylaşmış, kendi halinde, adı hiçbir zaman skandalla anılmamış, efendi ve düzgün karakterli bir oyuncu. Tüm bu özelliklerin sahibi olan ve İzmir Sinema Burada Festivali için İzmir’e gelen Engin Çağlar, sektörü, günümüz oyuncularını ve Yeşilçam’ın efsanevi aktirislerini muhabirimiz Kahraman Durak’a değerlendirdi. Türkiye ve Avrupa eski güzellerinden Filiz Çağlar ile evlenen Engin ÇağlarYakışıklı olmama rağmen çok güzel bir kadınla evlendiğim için kıskançlık kavgaları yaşamadım” diyor. 1970‘li yıllardan günümüze kadar tüm yaşadıklarını, hatıralarını, samimiyetle anlatan yakışıklı jön, saygı göstermeyenlere ise taviz vermediğinin altını çiziyor.

engincaglarİzmir Fuarı’na yıllar sonra tekrar geldiniz neler hissetiniz? Fuar sizin için ne anlam ifade ediyor?
İzmir Fuarı sanat ve şov dünyasının Türkiye lansmanıydı. Çünkü yazın İstanbul’daki tüm gazinolar kapanır, film setleri İzmir ve çevresine gelir ve sanatla şöhretin nabzı burada atardı. Bir de 1970’li yılların sonlarına doğru aile sineması kavramı çıkınca para kazanmanın -hem de iyi paralardan bahsediyorum- adresiydi İzmir Fuarı.
Yeşilçam’ın içine düştüğü seks filmleri furyası birçok ismi İzmir Fuarı’na mı yönledirdi o zaman?
Evet. O dönem kriz yaşandı. Bu kriz sonrasında o furyada yer almak istemeyen birçok jön ve aktris maddi sıkıntı yaşamamak için İzmir Fuarı’nda sahne aldı. Üç şarkı ezberleyip sahne alıyorlardı. Çok büyük paralar kazandılar o dönem. Türkan Şoray, Cüneyt Arkın ve niceleri…
Siz neden sahne almadınız?
Belki almalıydım ancak o dönem böyle bir gereksinim duymadım. Sinemadan başka bir şey yapmak istemiyordum, hedefimi o yönde belirledim. Daha sonra ise gelen teklifleri geri çevirdim.

Teklifler cazip miydi?
Hem de nasıl cazip… Hiç unutmuyorum fuarda bir gazinoda Emel Sayın, Feri Cansel ve Cüneyt Arkın sahne alıyordu. Gazinoya ünlü isimleri ayarlayan ise Öztürk Serengil’di. Bir gün onları dinlemeye gittim destek olmak için. Öztürk ağabey, gazino sahibinin beni çağırdığını söyledi. Odasına gittim. “Enginciğim sen de sahne al” dedi. Ben de, “Nota bilmem, şarkı bilmem. Nasıl olur ki” dedim. “Sen üç şarkı ezberle, Emel Sayın’la sahneye çıkacaksın. Üç şarkıyı söyle, alkış kopar, gerisini getirirsin” dedi. Reddetim. Sonra kasadan bir torba para çıkarttı.
Parayı görünce yine fikriniz değişmedi mi?
Önce paraya baktım. İçimden dedim ki; “Al parayı, bir ay çık sahneye”… Çok büyük meblağ idi. Para tatlı gelir insana, karşısında durmak zordur. Sonra dedim ki, “Şimdi bu parayı alsam, kendi içimde kavga yaşayacağım” Ve reddettim. Ama şimdiki aklım olsa alırdım.

engin caglar 1_nGENÇLERİ UYARDI
Yeşilçam emekçilerinin birçoğu parasızlık ve bakımsızlıktan hayatını kaybetti. Para kazanmadınız mı hiç?
Hayır burada bir yanlış anlaşılma var. Başrol oyuncuları bir yapımcıyla anlaşır ve setten ayrılamazdı. İyi de para kazanırdı. Örneğin ben ikinci filmimden sonra üç kat fazla para kazanmaya başladım. Alt kadrolar ise günde iki-üç sete giderlerdi. Daha çok yorulurlardı ancak fena para kazanmazlardı. Parasız kalanlar içinde elbette hakkı yenenler olmuştur ancak o çok para kazanılan dönemlerin bitmeyeceğini düşünenler hiç birikim yapmadılar. Neticesi de ağır oldu elbette.
Yeni nesil oyuncularla aranız nasıl?
Kimisi çok saygılı, kimisi ise saygıdan hiç nasibini almamış. Bazen görüyorum; bulunduğum ortamda bacak bacak üstüne atmış, elinde sigara… “Toparlan lan” diye bağırıyorum , “Saygı biraz. Utanmıyor musunuz” diyorum, hemen toparlanıyorlar. Bakıyorlar bana, halen spor yaptığımdan gücümde yerinde. “Tamam ağabey” diyorlar.
Sporla aranız iyi zaman?
Yazın biraz ara veririm ancak kışın ağırlık çalışırım. Spor benim fiziğimi korumamın en büyük nedeni. Yaşımız ilerledi ama gücümüzden bir şey kaybetmedik.
Eşiniz Filiz Hanım sizi hiç kıskanmadı mı?
Eşim Filiz, Avrupa ve Türkiye güzeli. Çok güzel bir kadın. Mahallemizin kızıydı. İlk olarak o benle irtibat kurdu, tanıştık. Aradan geçen zaman sonrasında da evlendik. Ama kıskançlık kavgaları yaşanmadı çünkü eşim de çok güzel bir kadın. Birbirimizi dengeledik.

Ünlü aktrislerle 70’in üzerinde rol aldınız. O isimler nasıldı?
Emel Sayın ile çektiğimiz filmlerin sonrasında birbirimize çok yakıştırıldık ve ikili olduk. Emel, sesi, teni, gözleri güzel bir kadındır. Fatma Girik ise hem yardımsever hem de uğurludur, çok cana yakın ve rol arkadaşına destek çıkan bir özelliği vardır. Keyiflerin en büyüğüdür onunla çalışmak. Türkan Şoray ise içine kapanık ve soğuktur. Rol arkadaşı sıkılır yanında. Rahat edemezsiniz, çalışması zor bir isimidir. Hülya Koçyiğit ise, evin kızı; haksızlığa uğramış yan köşkün hanımefendisidir.
O zaman Fatma Girik favoriniz mi?
Favori demeyelim de en çok onunla oynamak keyif verir. Uğurludur, canayakındır. Çünkü ben bu isimlerden sonra piyasaya girdim. Birçoğu bugünkü deyimle çömez muamelesi yapar gibiydi. Ancak Fatma tam tersidir.

KAHRAMAN DURAK

Kaynak: http://www.yeniasir.com.tr/Sarmasik/2011/09/25/bir-torba-parayi-reddettim

Görseller için Recep Görhan’a teşekkürler

eeeeebj6