Osman Betin ile Yarasalar ve Ninjalar

2
3091

sinematik_ciko

Bu sefer de  döğüş ustası Osman Betin Sinematik Yeşilçam’a konuk oluyor. ÇIKO üzerine yaptığımız çalışmaların sonucu olarak Çetin İnanç ve efsanevi oyuncuları ile tanışmamız bu hareketi detaylandırabilmemize yardımcı oldu.

Alçakgönüllüğü ve arkadaş canlılığı ile Nihat Yiğit ve Çetin İnanç‘ı aratmayan ve sinemamızın en fantastik ve en saykodelik döneminin önemli bir şahsı olan Osman Betin ile yıllarını savaş sanatlarına vermiş ve daha sonra çizgisine vücut geliştirmeyle devam etmiş bir uzman olarak Ninjalı ve Yarasalı yılları konuştuk.

Öncelikle bir sinema filminin en önemli unsuru olan “Seyirciyi Bilgilendirme” sahnelerinde olduğu gibi sinemamızın bu özel dönemine yeni başlayanlar için Osman Betin’in ÖLÜM SAVAŞÇISI‘nın kötü ninjalarının lideri olduğunu hatırlatalım;

“Bu gece yarasalar, ninjalar yeryüzüne inecek
Ölüm Savaşçısı’nın yüreği titreyecek
Gelecek …. ve ölecek!”
Osman Betin

Öncelikle sporcu kimliğinizden bahsedermisiniz?:

“1972 yılında karateye başladım. Türkiye’de birinci nesil hocalar olarak Hakkı Koşar ve benim hocam Ahmet Doğaner‘in olduğu dönemdi. Bu iki isimde Cüneyt Arkın‘ın karate eğitmenliğini yapmıştır. Ben Ahmet Doğaner ekolünden yetişerek 1976 yılında karate hocalığına başladım, 1980’ler boyunca Cüneyt Arkın’ın karate eğitmenliğini yaptım, son yıllarda da Body Building ve Fitness eğitmenliği yapıyorum.”

Sinema ile ilk tanışmanız ?

“1980’li yıllardı. Eyüp’te işlettiğimiz bir spor salonumuz vardı, bir gün Cüneyt Arkın’ın KELEPÇE(DAYI CEMİL) filminde oynamam için bir telefon geldi. Para almayı düşünmüyordum ama başka bir düşüncem vardı ve filmin büyük bir bölümünün Eyüpte çekilmesini istedim.

Sinemaya ilk başlangıcım bu filmde Cüneyt Arkınla yaptığımız ilk kavga sahnesiyle olmuştur. Bu sahne Eyüpte çekildi ve haber yayıldıktan sonra büyük kısmı kızlar olmak üzere bizim salona 80’e yakın kayıt yaptırıldı. O zamanlar filmler sesli çekilemiyordu, montaj için stüdyoya gidilir ve bugün dizilerden aşina olduğumuz tiyatrocuları başları iki ellerinin arasında dublaj için beklerken görürdük. Beni seslendirmiş kişilerden biriside Mehmet Ali Erbil‘dir*. Tabii ki bu olaylar bana eğlenceli gelmeye başlamıştı ama bir yanda da Çetin İnanç faktörü söz konusu “

osman_betin_sinematik2 osman_betin_sinematik3

Çetin İnanç?:

“Hayatımda ikinci bir defa karşılaşabileceğim tarzda bir insan değildir. Sinemaya onun filmleriyle başladık ve gerçekten kameranın olduğu bir yerde ne yapılması gerekiyorsa onunla öğrendim diyebilirim. Ben Çetin İnanç devrini kendi açımdan ikiye ayırıyorum”

Birinci Dönem:

“İlk devremiz İzmir zamanlarıydı. Örneğin İDAMLIK orada çekilmişti.Unutabilmek ne mümkün? Konak Meydanında bir üst geçit vardır, saat kulesine ve iskeleye doğru ulaşırsınız, günün en kalabalık saatlerinden birisi Çetin abi “burada bir kavga sahnesi çekeceğiz” dedi. Herhangi bir yerden alınmış bir iznimiz veya etrafta insanların bilgilendirildiği filan yoktu.Kavga halkın arasında başlayacak ve o curcuna içerisinde devam edecekti yani bugünki eş zamanlı gerçek anlatım gibi şeyler…

Cüneyt Arkınla halkın arasında yürüyoruz, prova filan yapmadık sadece konuşarak neler yapabileceğimizi tarif ediyoruz derken bir anda kavgaya başladık kavga başlayınca kamerada motor demiş köprünün üzerinde birbirimize dalıyoruz ardından kaçıyorum ve Cüneyt kovalıyor, tekrar yakalıyor o anda ben şu taraftan vur oda ben sana şöyle karşılık vereyim diyor tekrar kavgaya başlıyoruz köprüyü bu şekilde geçtik.

Hızımızı alamadığımız için köprüden sonra iskeleye kadar bu kovalamaca sürdü. İskelede kartpostal satan seyyar sergiler vardı. Cüneyt artık burada keselim, ben sana bir tekme atayım sende yere düş sahne tamamlansın dedi. Vuruşu yanlış hesaplamışız ben yere değil tezgahın üzerine uçtum bu sefer kovalamaca tekrar başladı ama tezgah sahipleri bizi kovalıyordu.

İDAMLIK filminin bir diğer kovalama sahneside trende geçer. Buda Çetin İnanc’ın dehalarından biri, aklına gelmiş hadi trende çekelim diye, 4 kişi bilet alıp yine kimseye haber vermeden trene bindik. Kameraman, Çetin abi, Cüneyt Arkın ve ben trenin içerisinde ilerlerlerken Çetin abi arkada boş bir kömür vagonu olduğunu ve orda kavga etmemizi istedi. Doğaçlama bir şekilde kavgayı hallettik ama final olarak Cüneyt kendini trenden atınca bende atladım. İndiğimde ilk gördüğüm suratı kireç gibi bembeyazdı ve “Artık önümden bisiklet geçse atlamayacağım” gibi bir söz etmişti.

Bunlar olurken Salih Dikişçide negatifleri hemen basıp sahnenin nasıl çıktığını görmek için sabırsızlanıyordu. Netice de onların alışık olduğu şeylerdi sanıyorum.

osman_betin_sinematik6 osman_betin_sinematik7 Osman Betin

İzmir maceralarımızın devamı daha çok Foça tarafında geçer. Burada sevgili Nihat Yiğitle ve Çetin İnanc’ın keşfi Serdar ile filmlerimiz oldu. Serdar’a dövüş sahneleri için çok yardımcı oluyorduk vücutçu olarak iyi bir sporcuydu ama sinemada çok tecrübeli değildi. Nihat Yiğit ile çalışmalarımız ise farklıdır, hem dövüş sanatları olarak neler yapabileceğimizi bilen insanlardık hemde Çetin İnanç bizi istediğimiz gibi davranmamız için serbest bırakırdı

ÖLÜM VURUŞU filmi için Foçada kaldığımız otelde bir gecede senaryoyu kotarmıştık. Çetin abi, Nihat ve ben toplantı havasında senaryoyu hazırladık ertesi günde diyalogları sigara paketine, sahneleri beynine yazmış Çetin abi çekime başladı. Bu filmin diğer bir güzel yanı İtalya’dan gelen full contact’çı bir sporcu Maurizio Martino, mankenlik yapan zenci karısı Angela ve Maurizio’nun kız kardeşiyle evli İranlı bir sporcuyla uluslararası bir ekip oluşturmamızdı.”

İkinci Dönem:

“İzmirdeki çalışmalar ne kadar güzelde olsalar bir süre sonra İstanbul’a dönmeye karar verdim ve salonumla ilgilenmeye başladım. Bir süre sonra Çetin abilerde İstanbul’a gelerek Cüneyt serisine devam etmeye başladılar.

Vahşi Kan yerli bir Rambo uyarlamasıydı o filmde ki motorsiklet çetesi benim öğrencilerim ve arkadaşlarımdan oluşuyordu. Film Halkalı ve Çatalcada mağaraların olduğu yerde çekildi. Vahşi Kan daha uzun rollere çıkmaya başladığım filmlerden biridir.

Büyük kısmı tankerde geçen Çöl‘de bir kaç kavga sahnesinde yer aldıktan sonra DELİ FİŞEK* için çalışmaya başladık. Bu filmin ilk çeyreğinde başrol oyuncusu gibi sadece ben vardım, psikopat bir katili canlandırıyorum, Çetin abi deri pardesü, şapka, gözlükle filan bir kostüm yaratmış herşey çok güzel, tek kötü taraf imkansızlıklar sebebiyle deri eldiven yerine kadın eldivenleri giymiş olmamdı.

Filmin final sahnesini İncirlide ki inşaatlarda çekiyoruz, Çetin abi biraz daha aksiyon istedi bana “ikinci kattan kum tepesine atlayabilirmisin?” diye sordu. Abi kartonları kullanırsak daha iyi olabilir dedim, ardından Cüneyt’te atlayacak deyince, o zaman üçüncü kattan atlayım diye gülümsedim.

İnşaattan kumlara atladığım sahnede yarı bacağıma kadar kuma gömülmüştüm. Ardımdan “Ben biraz yaşlıyım Osmancım” diyerek bir kat aşağıdan Cüneyt Arkın atladı. “

osman_betin_sinematik9 osman_betin_sinematik8

ÖLÜM SAVAŞÇISI

“Sinemada rol aldığım sürece bende en çok iz bırakmış ve bugün en beğenerek hatırladığım film ÖLÜM SAVAŞÇISI‘dır.

Cüneyt Arkın, 1 Ticaretim firmasını kurarak kendi adına yapımcı ve yönetmen olarak filmler çekmeye başlamıştı. ÖLÜM SAVAŞÇISI’da 1 Ticaretim projesidir. Cüneyt Arkın’la evinde biraraya geldik ve bana ninjalar ile ilgili bir film projesi olduğundan bahsetti. Bende o dönemlerde ninjaların eğitimi üzerine yoğunlaşmış ve bu konuda dersler veriyordum, elimdeki tüm yazılı döküman, dergilerle çalışmaya başladık.

Kılıçları marangoza ısmarladıktan sonra çekimlere başladık. Bu konuda mali açıdan şanssız olduğumuzu söylemek isterim, Maurizio Martino ile çalıştığımız ÖLÜM VURUŞU filmide bir ninja hikayesidir, orda ki şansımız Maurizio’nun İtalya’dan getirdiği gerçek samuray kılıçlarıydı, ÖLÜM SAVAŞÇI’sında bunlardan yoksunduk.

Film boyunca kullandığımız karateci çocuklar bir kaç okuldan bir araya getirilmişti, içlerinde hem benim öğrencilerim vardı hemde komşu okulların öğrencileri. Bu filmde Cüneyt Arkın’ın kendi kavgacı ekibide rol almıştır. Bu ekip Yeşilçam Kavgacıları olarak geçen ve çok güzel yumruk – tekme alan oyunculardan oluşuyordu. Bugün tvde pek çok dizi izliyorum, büyük paralar harcanıyor ama aksiyon sahneleri gerçekten dökülüyor. Ben bizim dönemimizde ki dövüşen, dayak yiyen oyuncuları göremiyorum.

osman_betin_olum_savascisi_sinematik2 osman_betin_olum_savascisi_sinematik3

Cüneyt Arkın’la finalde ki dövüş sahnemizi Levent’te 3 günde tamamladık. O zamanlar bomboş araziler vardı. Bu kavga esnasında bazı sahneleri Cüneyt Arkın’ın filmde kullandığı deri ceketi giyerek ben oynadım. Kamera sırtımdan çekiyordu ve Cüneyt Arkın’ın atacağı bazı döner tekmeleri ben yapıyordum. Bir tanesinde kombineyi fazla hızlı tuttuğumuz için kameramanın daha bir iki tekme sallayacağımızı sanıp kayıtta beklediğini hatırlıyorum, oysaki sahne bitmiş ve ben dinlenmeye çekilmiştim.

Film işlerinde parasızlık önemli bir etken örneğin Çetin İnançla çalışırken meşhur sünnetçi Kemal Özkan‘ın mekanında* film çektiğimiz olmuştu çünkü mekan ücretsizdi. Bununla beraber filmcilere herkes hoş gözle bakmıyor çünkü aksiyon çekiyorsun mekanı illaki darmadağın edeceksin tabii ardından dağıttığını toplamayanlar olunca mekan sahibide çıldırıyor. Adnan Şenses‘in Sarıyerde bir villası vardı. Buraya filmcilerin geleceğini duyunca “dişi köpekleri dahi saklayın” dediğini bilirim.”

osman_betin_olum_savascisi_sinematik1 osman_betin_olum_savascisi_sinematik5

VE SONRASI ….

“Birgün salona bir telefon geldi. Oldukça telaşlı bir şekilde Cüneyt Arkın’ın BOMBACI filmi için bir dövüş sahnesinde rol almam isteniyordu. Cüneyt, “bu işi sadece Osman Hoca halleder” demiş ve mutlaka bulalım onu diye haber yollamış. Kabul edip sete gittim, o da ne?

Senaryoya göre Cüneyt Arkın kadınlardan başka kimseye kapıyı açmayan birisini canlandırıyor. Bende onu öldürecek kiralık katil olarak önce kadın kılığında içeri girip sonrada onla dövüşeceğim. Tabi benim travesti kılığında filmde gözüktüğümü öğrencilerim görürse varın gerisini düşünün. İşten sıyırmak için Cüneyt Arkınla eşdeğer bir ücret istedim tabii ki ekiptekiler “çıldırdımı bu adam yahu?” demeye başladılar ama yinede allem kullem edip beni o sahnede oynattılar. Neticede ben teklif ettiğim ücreti aldım ve sinemada profesyonelleşmem yani para kazanmam bu şekilde başlamış oldu.

Cüneyt Arkınla beraber bir ninja ve mafya hikayesi olan SON KAHRAMANLAR çekilirken ben ikinci salonumu işletmeye başlamıştım. Bu filmin çekimlerinde o salon kullanılmıştır. Hatta filmde ki Japonca yazılarıda ben hazırlamıştım. Bu filmde Kick Box şampiyonu Refik Göçek rol almıştı.

osman_betin_sinematik2 osman_betin_sinematik4

Danışman yıllar:

“Çetin İnanç ve bir parça Cüneyt Arkınla çalışmalarımın ardından başka yönetmenler ve sporcularla bir araya geldiğim filmlerde olmuştur. Açıkçası Çetin İnançla kazandığım tecrübelerden sonra çok tuhaf gelen şeylerle karşılaşıyordum, senaryo teksti, klaket gibi şeyler görüyorum “bunları neden kullanıyorlarki?” diyordum. Neticede senaryoyu beyninde oluşturmuş, sigara paketlerine not alan bir insanın ekolünden geliyorsunuz, kavga provalarının çekimi, aşırı nizami çalışmalar bana sıkıcı gelmişti.

Rahmetli Cevat Okçugille beraber Nihat Yiğit serimiz vardır Hatay ve Adana‘da çektiğimiz bu filmler Çetin İnanç kadar hızlı aksiyonlar değildir ama bu filmlerin kavga sahneleri genellikle bizim tarafımızdan çekilmiştir.

Bazen yardımcı olarak rol aldığım projelerde oluyordu. Mesela Kung Fucu Aziz Kök‘ün yeraldığı bir film vardı. Yönetmenin parası bitince final sahnesi yarım kalmış hatta yönetmende ortadan kaybolmuş bana rica edip filmi tamamlamamı istemişlerdi. Bende Çetin İnanç zamanından aklımdan kalanlarla kavga sahnesini çekip yönetmiştim. Hatta kendime has bir çizgi olarak Cüneyt Arkın’ın ikinci adamı olarak rol aldığımdan Aziz Kök’ün beni kalleşlikle (kasıklara tekme atma gibi şeyler) yenmesi şartını koşmuştum.

Her zaman yardımcı veya danışman olarak çalıştığım projeler yoktu, bir keresinde Pakistan‘dan bir film ekibi geldi. Etap Otelinde basın toplantısı düzenlendi, bir ortak yapım olacak, o dönemin şartlarında pahalı bir proje. Modern bir Ali Baba Kırk Haramiler hikayesi, ben başrolde Nazan Saatçi ile beraber rol alıyordum. Nazan bir ajanı canlandırıyordu, bu filmin bir bölümü Ürgüpte çekildi daha sonra kalan kısımlar çekimi için film ekibi Hollanda‘ya gidecekti. Bize ertesi sabah otele gelip muhasebeden ücretlerimizi almamızı istediler, otele gittik ama ekip sabahın altısında tüymüş, sonra bu filmle ve yönetmeni Mr. İsmail dediğimiz adamla ilgili hiçbir haber alamadık. Açıkçası filmin ne olduğunu merak ediyorum. Acaba tamamlanmışmıdır?”

M4031B-4203

1990’lar:“1990’lar benim için en ciddi ve ekonomik açıdan en iyi proje olan Minyeli Abdullah 2 de rol aldığım dönemdir. Bu filmde Berhan Şimşek rol alıyordu ve ben Mısır Valisi’nin oğlunu canlandırıyordum. Filmin çekimleri Urfa ve Mısır‘da yapılmıştı oldukça iddialı bir projeydi.

Sinema ve görsel işlerle ilgili son çalışmamız 2000 yılında tgrt için yapılmış Karate Can‘dır. Bu projede Cüneyt Arkın savaş sanatlarının ötesinde bir sansei’yi Küçük Onur‘da öğrencisini canlandırıyordu. İki ayrı ekolün projesiydi, ben Cüneyt Arkın’ın kavga hocasıydım, Hakkı Koşar‘da Küçük Onur’un. Kavga sahnelerinde bu farkı görebiliyorduk, Çetin İnanç zamanının ekolünden gelmişiz vakit kaybetmemek, sinemada seyircinin istediği gibi anında aksiyona doyurmak gerek, Hakkı Koşar Küçük Onur için önce darbe sonra blok ardından karşılık gibi bir sistem izlerken ben Cüneyt Arkın için darbe gelirken direkt karşı saldırı sistemine geçmiştim.”

Nihat Yiğit ve Osman Betin ile süren sohbetlerimizle Türk Sinemasında savaş sanatları konulu bir çalışmada önemli bir literatüre imza attığımıza inanıyor ve sinemamızın iş bilen uzman dövüşçülerine emekleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir Osman Betin zor yetişiyor.

Ed Glaser‘in dediği gibi “Dünyada hiç bir ülkenin B sinemasında olmayan devimsel ve güçlü bir aksiyon”u inşa etmiş değerlerimize …

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Osman Betinle Ninja Öğretileri ÖLÜM SAVAŞÇISI:

** Ahmet Doğaner ile ilgili detaylı bir yazı için buraya tıklayınız.

*** Mehmet Ali Erbil’in seslendirme yaptığı film KELEPÇE’dir.

**** DELİ FİŞEK, afişinde Osman Betin’in isminin üst kısma yazıldığı ilk filmdir.

* Bahsedilen film İNTİKAM BENİM filmidir.

Facebook Çetin İnanç-Jet Director: http://www.facebook.com/groups/146086025486547/

Önceki İçerikSinematik Söyleşi – Fikret Hakan’ın yaşadığı pişmanlıklar
Sonraki İçerikFantastik Türk Sineması Künye: Süpermen Dönüyor (1979 – Turkish Superman)
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı.1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı.1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi.1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti.2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu.2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı.2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı.2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.