Pazar Yazısı: Agah Özgüç – Viva Hale Soygazi !

0
5256

fft85_mf2242798

6 Mayıs 2012 tarihli yazısında Agah Özgüç ‘Milliyet Sanat’ dergisindeki ‘portre’ köşesinde Hale Soygazi’yi anlattı

tumblr_msd0k29vai1sp0brfo6_1280“Ahmet Özhan’la evlenip ayrıldı. Daha sonra hayatına giren yönetmen Yavuz Özkan, şair Barış Pirhasan ve sosyolog Murat Belge gibi erkekler, Soygazi’nin imajını önce ‘solcu’ sonra ‘entel artiz’e dönüştürdü” diye yazar bir sinema eleştirmeni kadın, imzasız yazısında…

Oysa, Soygazi’nin ‘imaj değişimi’ özel yaşamındaki ‘erkek birlikteliği’yle değil, sinemasal çizgisi üzerinden gidilerek değerlendirilmelidir. Kaldı ki, ‘kurbanlık dönemi’ni çoktan aşmış, kendini yenilemiş, güçlü bir kadın kimliğinin sahibidir Soygazi, bugün…

Foto-roman yayıncılığının ‘altın yılları’dır 1970’ler… Saklambaç gazetesi, amatör gençler arasında bir ‘sinema güzeli yarışması’ düzenler. O günlerde foto-romanlarda oynayacak yeni yüzlere, şiddetle ihtiyaç vardır. Ama yarışmanın asıl amacı, rekor düzeyde filmin çekildiği 1972’de Türk sinemasına yeni bir kadın oyuncu kazandırmaktır.
Türker İnanoğlu’nun desteklediği yarışmanın adayları arasında, Ankaralı Hale Soygazi de vardır.

22 yaşındaki Soygazi, mankenlik yapmış, Edebiyat Fakültesi’nde okumuş bir ‘taze’dir. Yarışmanın da iddialı adaylarındandır.

Soygazi, yarışmadan zaferle çıkar. Saklambaç gazetesinin ‘sinema güzeli’ seçilmiştir. Ardından kendini film setinde bulur. ‘Fatih’in Fedaisi Kara Murat’ta, Bizans dilberi Ancela’yı canlandırır. ‘Kara Murat’ bir ‘erkek filmi’ olsa da, Soygazi’nin bu acemilik döneminde Cüneyt Arkın gibi bir starla oynaması, şanslı bir başlangıç sayılır. Kanlıca’daki Hidiv Paşa Köşkü’nde önemli sahneleri çekilen ‘Kara Murat’ın gişe rekorları kırması, yeni bir yüz olarak Soygazi’yle film seyircisinin tanışmalarını sağlayacaktır.

hale-soygazi

Kraliçelik tahtı 

Aynı yıl Hale Soygazi, Sardinya Adası’nın Alghero bölgesinde düzenlenen ‘Avrupa Sinema Güzeli’ yarışmasına katılır.
17 Avrupa ülkesinin güzelleri, Soygazi’nin rakibeleridir.

Türk’ten çok, Batılı hava taşıyan sarışınlığıyla ağır basan Soygazi, izleyicilerin “Viva Hale!” çığlıkları arasında ‘kraliçelik tahtı’na oturur. Artık Avrupa Sinema Güzeli’dir. Bizim paparazziler de boş durmaz. Hemen dikkat çekici bir haber üretirler: İtalyanlar Soygazi’nin peşindedir. Guiliano Gemma’yla başrol oynayacaktır.
Ne var ki, böyle bir birliktelik gerçekleşmez. Hale Soygazi, Gemma’yla bir İtalyan filminde karşılıklı oynasa da, ne değişecektir ki… Soygazi, ülkesinin imkanlarıyla ‘Aşk Mahkumu’nda Kartal Tibet’le, ‘Bir Garip Yolcu’da Ahmet Mekin’le, ‘Kahpe’de Aytaç Arman’la ve ‘Mahkum’da Cüneyt Arkın’la oynar.

‘Bir Demet Menekşe’, ilk dikkat çekici filmi sayılır. Soygazi, evlenme çağını geçmiş Nesrin karakterini sergiler.

Aynı yıl ‘Vurun Kahpeye’de daha önce Sezer Sezin ve Hülya Koçyiğit’in canlandırdığı Aliye Öğretmen tiplemesini yineler. Ama Halide Edip uyarlaması ‘Vurun Kahpeye’, Soygazi’nin değildir. Ne de olsa bu bir Halit Refiğ filmidir. İslami bir bakış açısıyla ele alınan ‘Vurun Kahpeye’, gişede başarılı olamaz.

ce-soygazi-04O şimdi Hale Soygazi
‘Maden’de Cüneyt Arkın ve Tarık Akan gibi oyuncularla rol almasına karşın, yine bir şey değişmez. Soygazi, bu filmdeki rolüyle aynı yıl Antalya’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alır… Sonra film çalışmalarına altı yıl ara verir. Bu süre içinde İngiltere’de oyunculuk kurslarına katılır, Atıf Yılmaz’a asistanlık yapar.
Ve 1984’de bir Atıf Yılmaz filmiyle, parlak dönüşünü gerçekleştirir Soygazi. ‘Bir Yudum Sevgi’, ezber bozan bir kadın üzerine kurulmuş bir ‘kadın’ filmidir. Evliliklerdeki ‘ihanet’i sorgulayıp, ikiyüzlü ahlak anlayışını kırarak kadını savunan filmde Soygazi, dört çocuklu varoş kadın Aygül tiplemesini, Aygül gibi oynar. Daha önce ‘Bir Demet Menekşe’de mini etek giymesi yüzünden eleştirilmesine karşın, bu kez ‘bacı’ imajlı oyuncu dostlarına inat, özgür ve olgun kadın cinselliğini sergiler Soygazi. Ve ilkinden altı yıl sonra, yine Antalya Film Festivali’nden aldığı En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü öylesine hak etmiştir ki…

Adsız ve erotik

‘Bir Avuç Cennet’te Soygazi, farklı bir kadın tiplemesiyle kamera karşısına geçer. Tarık Akan’ın eşi Emine rolündedir. Ama gelin görün ki, Soygazi bu filmle değil, Atıf Yılmaz’ın uyarladığı ‘Kadının Adı Yok’ filmiyle gündeme gelecektir tekrar. Ve elbette ki Soygazi’nin erotik dozajı yüksek, ama estetik görüntüler içeren sahneleriyle…
Örneğin filmin başlarında aynaya yansıyan sutyensiz göğüsleri (piyasadaki DVD kopyalarında bu sahne buzlandırılıp deforme edilir), yatakta bir çarşafa sarılıp çırılçıplak uyuduğu sahne (bu görüntü de DVD’lerde yoktur) ve yine çırılçıplak daktilosunun başına geçip oturduğu final sahnesi… Atıf Yılmaz, Batı erotizminden etkilendiği bu tür sahneleri, baştan beri hep sever. Hale Soygazi de bir Pollyanna değil, hangi sahnede ne yapacağının, nerede ve nasıl soyunacağının bilincinde olan bir oyuncudur.

5Barış Pirhasan’ın ‘Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal’ çalışması, maddi imkansızlıklar nedeniyle yarım kalma tehlikesi geçirip, ancak bir yıl sonra tamamlanan olaylı bir filmdir. Bir filmin yarım kalıp, uzun süre sonra yeniden çekime başlanması, oyuncuyu rolünden koparır çoğu kez. Birbirlerini aldatan evli çiftin öyküsü üzerine kurulu filmi bölüp ikiye ayıran zaman aşımına karşı dirençlidir Soygazi. Konsantrasyonunu diri tutar, rolünden kopmaz, yalnızca bu uğurda çile çeker. Maceralı bir çekim çalışmasının ardından vizyona giren ‘Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal’, akıcı anlatımı, oyuncu ve mekan kullanımıyla dikkati çekecektir.

İrfan Tözüm’ün 1992 yapımı ‘Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri’nde Hale Soygazi, zorlu ve uçuk bir rolle seyirci karşısına çıkar. Cazibe, evde kalmış, kafayı yemiş, yaşı geçkin sıra dışı bir kadın karakteridir. Ve Cazibe rolü, ‘Bir Yudum Sevgi’deki Aysel rolüyle oyunculuğunun, sinema yaşamındaki en önemli aşamasıdır.
Evet, bunca uğraştan sonra yıldızlık olgusunun dışında kalsa da Soygazi, bir ‘sinema emekçisi’dir son tahlilde.

Agah Özgüç