Yesilçam’da İran rüzgarları – Giriş

0
6350

yesilcam da iran ruzgarlari

İran, Şah ile yönetilen günümüze göre daha modern bir ülkeydi. Rıza Pehlevi‘nin de ilk karısı olan güzeller güzeli Mısırlı Prenses Fevziye ile basınımızın ilgisini çekmeye başlamıştı. Daha sonra Rıza Pehlevi‘nin eş seçimlerinde güzellik unsuru hiç değişmedi. Önce Süreyya, onu boşadıktan sonra da Farah Diba ile evlendi. 60lı ve 70li yıllarda Şah Rıza Pehlevi ve güzeller güzeli eşi Farah (Şahbanu) hergün gazetelerin sayfalarında boy gösterirlerdi.

Süreyya ve İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi‘nin 1956‘daki Türkiye ziyareti basında büyük yankı uyandırmış, Türk halkı zümrüt gözlü Soraya’ya “Süreyya” ismiyle seslendirmişlerdi ve hatta kimileri kız çocuklarına Süreyya ismini vermişti**. Rıza bir-hanedanin-hazin-hikayesi-1074735Pehlevi‘nin 3 evliliği öncesi ve sonrasınde yaşananlarla beraber birer filmi hatırlatır. Süreyya ve Farah basınımızın da ilgi odağıdır ki Türkiye ile oldukça yakın ilişkileri de vardı. Rıza Pehlevi sık sık Türkiye’ye gelir.

1970’lı yıllara kadar İran Sineması ‘Filmfarsi’isimli bir Sinemaya sahipti. Filmfarsi’nin bizdeki Yeşilçam olarak ifade edilebilinir. Hatta ilginçtir Filmfarsi’ye karşı İran Sineması kendi içinde bir reaksiyon göstermiş ve kendini her anlamda geliştirmiştir. İslâm Devrimi ile birlikte Filmfarsi târihe gömülmüştür*. Yıldızları da âdeta hollywood yıldızları kadar gündemdeydiler kendi ülkelerinde. Yeşilçam da bu yıldızların basında gördüğü ilgiden etkilendi, gazetelerde boy boy fotoğrafları yayınlanan bu isimlerin filmleri de ilgi görüyordu ülkemizde. Yıldız sever Yeşilçam bu oyuncuları davet etmekte ve ortak filmlere imza atmakta gecikmedi.

Filmfarsi‘de de Erotizm ve aksiyon yer bulmuştur. Pehlevî-rejiminin Batılılaştırma politikasının sinemaya getirdiği esneklikle 1960 ve 1970’lı yıllarda İran filmlerinde seks görülmeye başlandı. Fakat, Yeşilçam’da da birçok filmde görülebileceği gibi, seks sahneleri sansürlü bir şekilde yer alıyordu*. İran’daki filmfarsi filmlerinde müzik aynı Türk filmlerinde olduğu gibi önemlidir. Ancak bizde olduğu gibi neredeyse hiçbir oyuncu kendi sesini filmde kullanmamıştır. Filmlerdeki dans şekil olarak Bollywood yani Hint sinemasından geçmiştir. Bu yönüyle Yeşilçam’dan biraz ayrılmaktadır.

Yeşilçam ve Filmfarsi arasındaki ilişkiler:

büyük yemin füruzan
Büyük Yemin filminde Cüneyt Arkın ve Füruzan

Yukarıda bahsettiğimiz ilişkilerinde etkisiyle zaten benzer yapıdaki bu iki ülke arasında farlı bir ilişki gelişmesi kaçınılmazdı. Pek çok Iranlı oyuncu bu şekilde Yeşilçam‘da yer almıştır. Öte yandan özellikle Cüneyt Arkın, Fahrettin ismiyle yani kendi gerçek ismiyle Iran‘da ilgi gören oyuncumuz olarak öne çıkmıştır.

Araştırmalarımıza göre bizde oynayan ilk İranli oyuncu Türkan Şoray ile “Kollarında öleyim” filminde oynayan Nasır Malek‘dir. Nasır Malek İran’ın Marlon Brandosu olarak ünlenmiş 60 ve 70 li yıllarda popüler bir isimdi

Gördüğümüz kadarıyla Cihangir Gaffari Yeşilçam’da en çok oynayan isimdir. Hatta o dönemin en güzel yıldızlarından Gülsüm Kamu ile evlenip ayrilmisti.

Yeşilçam’da yer alan bu isimlerin en önemlileri. Nasır Malek, Beyk imanverdi, Cihangir Gaffari, Manurech Vusugh İrac Kadiri, Reza Fazeli, Miri. Poori Benai, Leyla Selimi Fooruzan‘dir.

İran’lı yıldızlar ile yapılan filmler erotik furya ile başlayana kadar yoğun olarak devam eder ancak sonra seksenli yıllarda iki yıldız ile İranlı oyuncuların Yeşilçam serüveni devam eder. Bunlar Ahmed Sabahi ve yine İran asıllı oyuncu olan yerli Conan filmi Altar‘da yer alan Sait Seyit Yeşilçam’ın son döneminde misafir ettiği İranlı oyunculardır. Evet gördüğünüz gibi bir zamanlar bizim Yeşilçam’da uzun soluklu İran rüzgarları esmişti..

Biz de bu mini yazı dizimizde Sinematik Yeşilçam olarak Yeşilçam‘da yer alan İranlı oyuncuları kadın ve Erkek oyuncular olarak ele alacağız ve farklı başlıklarda bol bol resimli olarak tanıtacağız.

Şah’ın ailesi ve Türkiye ile ilgili haberlerin görselleri:

*DEVRİM ÖNCESİ İRAN SİNEMASINDA EROTİZM VE YEŞİLÇAM. Yasin Sarı’nın yazısı

** 1956 tarihli Hayat dergisi

Yazı: Sedat Akkurt ve Utku Uluer

Fikir: Sedat Akkurt, Düzenleme: Utku Uluer