Türk Sinemasının Cadıları

minik cadi cicek

Çiçek – Minik Cadı: Minik cadımız, küçük, bilmiş bir kızdır. Birtakım boyundan büyük işler karıştırıp, her yaramazlığına “estapitipiti” cevabını veren, çöpçatanlık item’ı bulunan bir cadıdır. Bol bol şu şarkıyı söyleyerek, bol bol ortadan kaybolma özelliğine dikkat çeker: Minik cadı bir rüzgar, altın kalplerde yaşar. Bir yaz yağmuru gibi bir anda gelir gider. Minik cadı ah ah ah, pişman oldu vah vah vah.” Kendisi bu pek de sevimli olmayan karakteriyle, Hogwarts’ta olsa olsa bir Slytherin’di. Tabi ki filmdeki 2. cadıyı, yani büyükanne Adile Naşit’i de unutmamak gerekir. Kendisi kuzucukların efendisidir.
tarkan gosha

Cadı Goşa – Tarkan Mars’ın Kılıcı ve Altın Madalyon: Seksi ve tehlikeli büyücü Goşa’nın süpürgesi de, kazanı da, küresi de gözleridir. Tıpkı Medusa gibi gözleriyle herkesi hipnotize edebilir. Ağına düşürmediği erkek kalmamıştır. Deniz canavarının bile Goşa’ya sırılsıklam aşık olduğu rivayet edilir. Fakat onun derdi Tarkan’ı kölesi yapmaktır. Bunun için de üstsüz kılıç kullanma yeteneğini ve kenafir gözlerini kullanır. Uyuma Tarkan, Atilla’ya sahip çık.

tatli cadinin maceralari

Selma – Tatlı Cadının Maceraları: “Bewitched” Samantha’nın Türkiye şubesi Selma, Filiz Akın’dan mütevellit cici bir cadıdır. Bir ev kadını olmasına rağmen Derya Baykal izleyip, horoşa örmek yerine, sihir yardımıyla, 2 saniyede kışlık kıyafet dolabı hazırlar. Her ne kadar sihir kullanmamaya çalışsa da, burnunu tutamaz ve ev işlerini full sihirle yapar. Yani sokakta normal bir kadın, evde cadıdır.

musallat 2

Cinci Teyze – Musallat 2: Bu sıkıntılı teyzemiz, köyde cinlerin dilinden anlayan tek kişidir. Bunu da dilini keserek başarmıştır zaten. Evinin duvarları çocukların çizdiği resimlere benzeyen simgelerle doludur. Sanırsınız evinde çocuk bakar. Aslında durum bundan çok da farklı değildir. Cin çocuklara bakar. Hatta onları uyutmak için, Sinan Akçıl şarkılarından bile daha korkunç ninniler söyler. Son zamanlarda cin filmlerine nur yağdığı için, farklı bir perspektiften, içine cin girmiş “alkarısı” kadınları da, pekala cadı sınıfına sokabiliriz.

OTACI

Şaman Anne – Hacival Karagöz Neden Öldürüldü?: Kendisi Karagöz’ün annesi, Anadolu şamanı, hafif deli fakat çok sevimli bir kadındır. Büyülerinden çok, söylediği sözler etkiler insanları. Kelimelerin de bir sihri vardır neticede. Boncukları, asası ve danslarıyla tam bir şaman kadınıdır. Hatta ak cadı yani şifacı cadı anlamına gelen “otacı”dır. Bunlar sahalarda görmek istediğimiz hareketler.

bir demet menekse

Banu – Bir Demet Menekşe: Femme fatale’liğin de bir tür cadılık olduğunu var sayarsak, Banu karakteri tam bir cadıdır. Süsüne düşkün, kötü kalpli, birtakım gizli işler çeviren, içtenpazarlıklı, kötücül bir kadındır. Birçok filminde benzer bir karakteri canlandıran Lale Belkıs’a burnu havada tavrı ve fettan bakışlarıyla cadılık müessesinin yılmaz bir neferidir.

Battalgazinin oglu

Yaşlı Erkek Cadı – Battal Gazi’nin Oğlu: Battal Gazi’nin Oğlu” da dahil birçok tarihi fantastik filmde karşımıza çıkan yaşlı, çoğunlukla erkek yani warlock, çuval giymiş, çirkin burunlu ve kötü kahkahalar atan kişilerdir. Kırmızı ve yeşil ışıklı bir mağarada, dumanlar ve kemikler arasında yaşar. Kazanının başında takılır ve gelecekten haber verir. Çoğunlukla kralların başvurduğu cadımız, krallara hep sonunda öldürüleceklerini söyler ve “melun köpek” olmaktan kurtulamaz.

Yazan: Semra Uygun

Not: Arzu Okay‘ın oynadığı Tatlı Cadı filmi de vardır ancak film kayıp bir filmdir.

Cadıları

Türk Sinemasının Cadıları

Semra Uygun

27 Ekim 1981’de Şanlıurfa’da sarışın olarak doğdu. Önceki hayatında bir Urartu olduğu için burda doğması normaldi. Yoksa kesin Bavyera’da doğardı. İki özel yetenekle dünyaya geldi: 30 yaşına gelince 30 yaşında olduğunu göstermemek ve Taksim’deki biletçi kız taklidi. Okul hayatına inek olarak başlayıp nerd’e oradan da fırlamalığa yükseldi. Aralarda çılgın kız, rockçı, seksi şempanze, doll gibi şeyler de oldu. Özünde iyi biriydi ama. Felsefe okuyup üstüne reklamcılık cila yaptı. Editörlüktü, muhabirlikti, fotoğrafçılıktı, torna tesviyecilikti antin kuntin ne kadar iş varsa hepsini yaptı. Sonunda da en babasını, reklam yazarlığını, powerpoint’e hazırladığı CV’sinin başına koydu. Film ve müzik yazıları, burç yorumları, Twitter iletileri, maç tahminleri yazdı durdu. Halen de kasıyor. Güneş gözlüklerini, karpuzu ve taytı çok seviyor. Bir gün bir otel odasında ölü bulunacağına inanıyor. Bu arada Yeşilçam’a hala ağlar eder. En sevdiği çift Hülya Koçyiğit-Kartal Tibet, 5000 kere izlediği tek film “Malkoçoğlu”, onu ağlatan tek aktör Sadri Alışık ve kendine yakın hissettiği tek karakter Piç Rıza’dır. İzzet Günay teklif etse hayır demez.

4 thoughts on “Türk Sinemasının Cadıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir