Baha Boduroğlu – Kıprıslı Zeki…Canım Dostummm!

0
1999

baha abi zeki alasya 2
Kıprıslı Zeki…Canım Dostummm!
Gedikpaşa Ortaokulu,
Cumhuriyetin ilk yıllarında okul olarak inşaa edilmiş, disiplinli sıkı bir okul… Ben ve Zeki Şehzadebaşı’nda oturuyoruz, evlerimiz yakın…O benden üst sınıfta okuyor… Kimler yokki, Gazeteci Mete Alpman, Operacı ve Filmci Ferdi Atuner, Şehir Tiyatrolarından Oyuncu ve Efektör Hikmet Eldek, Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Soner Ağın (Hiç Aklımdan Çıkmıyo ki reklamıyla ünlendi) Tiyatrocu Önder Köseoğlu ve Ben….

Bir Edebiyat Hocası düşünün, tam bir Cumhuriyet kadını… Nezmiye Ertebil… Öyle bir müzik ve tiyatro çalışmaları yapıyoruz ki, okul dışında birşey aramaya gerek yok…

Fotoğraftaki karede okul olarak , Belgrat ormanına gittiğimiz bir piknikte, sinemanın kötü adamı Ahmet Tarık Tekçeli de aramıza görülüyor. Yanyana düştük…Ailesiyle bir pazar geçirmeye gelmiş rahmetli değerli Oyuncu. Biz öğrenciler, ekip olarak kaynaşıverdik kendisiyle…

Ahmet Tarık Tekçeli 5Biraz fiskos, aniden meydan boşaltıldı. Ahmet Tarık Tekçe‘ye kendimizi göstereceğiz…

Hazırladığımız oyunlardan birini oynuyoruz… Piknikteki insanlar toplaştı bizi izliyor…Tam bir sokak tiyatrosu havasındayız. Komik bir oyun herkes gülüyor. Tam bu sırada elleri sopalı iri yarı beş altı Karadenizli vatandaş peydah oldu. Biz oynayanları tartaklamaya başladılar. Çok güçlüler ve birden bire meydan muharebesine döndü ortalık. Nasıl oldu bilmiyorum, dayak yedik oyun bitti… Az ilerde bu vatandaşların evi varmış, evde kadınlar kızlar. Oyunda kızlı erkekli oynanıyor. E bu bir ahlak meselesi ancak dayakla çözüldü… Neyse ormanda daha ileride bir kır kahvesi bulduk. Bizimle birlikte gelen piknikçilere ve Ahmet Tarık Tekçe‘ye, günle İigili olayları tuluat yaparak oyun içine koyup oyunumuzu oynadık…

Oyundan sonra bir de fotoğraf çektirdik. Saydığım isimler o karede. Nazmiye Hocamızsa en sağda yukarıda. Ben o zamanlar Zeki Alasya-Ümit Akkartal ikilisine tiyatro konservatuara girinceye kadar takıldım..

Sonraki yıllarda o kadar çok yerde kesişti ki yaşamımız… Şey gibiydi, eğlenceli. Hani bir potada kaynamış insanlar birbirlerini görmedi uzun süre ayrı kalırlar ve sonra karşılaşırlar… Hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya başlarlar. Aynen öyleydik. Hatta aynı yaşlarda bu yola soyunduğumuz arkadaşların çoğuyla hala yaşarım bunu…

Lions toplantısına konuk konuşmacı olarak çağırdığım zaman isteğimi hiç ikiletmedi. Güzel bir Neyzen Tevfik anlattı. Herkes çok memnundu. Sonrasında da bir kaç kez çeşitli nedenlerle konuştuk. Araya gene o uzun süren, Sonunda hiç ayrılmamış gibi konuşmaya başlayacağımız bir dönem daha girmişti…

Daha doğrusu ben öyle sanıyordum. Ama yaşlarımızı hiç düşünmedim, düşünmüyorum da. Oysaki doğa kendi yasasını sürdürüyor. Yolun Açık Olsun Kıprıslı Zeki. Canım Dostummm..

Baha Boduroğlu

zeki alasya 9002 Baha Boduroğlu arşivinden