Basın Hakan Bahadır ‘ın vefatını sonradan hatırladı!

0
865

Yeşilçam emektarlarının dramı, öldüklerinde de devam ediyor. Son dönem o kadar çok kişi vefat etti ki artık düzenli olarak ölüm haberlerini Sinematik Yeşilçam olarak paylaşmıyoruz. Çok fazla dağılmadığını düşündüğümüz haberlere yer vermeye çalışıyoruz. Bir basın kuruluşu olmadığımız için de kaynaklarımız sınırlı ancak nedendir bilinmez mesleği, varlık sebebi bu olanlardan daha net bilgilere ulaşıyoruz.

Bu sefer çok ilgimizi çeken bir durum meydana geldi. 14 Aralık tarihinde oyuncu Şahin Bağcı sosyal medyada, dostu Hakan Bahadır‘ın vefat haberini paylaşmıştı. Oyuncunun ne zaman öldüğünü tam olarak bilmiyoruz ancak bu tarihin 14 Aralık 2019’dan evvel olduğunu düşünüyoruz.

Bugün, ilginçtir ulusal basında Hakan Bahadır‘ın vefat ettiği haberi dolaşmaya ve paylaşılmaya başlandı. Yanda gördüğünüz gibi hemen hemen bütün haber portallarına bugün öğleden sonra bu haber geçildi.

İlginçtir diyoruz çünkü değerli yapımcı ve yönetmen Bülent Pelit, 13 Ocak 2020 tarihinde Hakan Bahadır‘ın öldüğünü bizlerle paylaşmıştı ancak ne zaman öldüğü üzerine bir tarih vermemiş ve yaşadığı drama dikkat çekmişti. Sanırız ulusal basından birileri bu haberi görmüş olacak Bülent Pelit‘in yazısından 5 gün sonra haberi sanki dün olmuş gibi paylaştılar.

2015 yılında sanatçının yaşadığı dramı 3. adam sitesi de gündeme getirmişti: buradan okuyabilirsiniz https://ucuncuadam.wordpress.com/2015/05/22/malkocoglu-olum-fedailerinin-zorbeyi-hakkinda-sinema-sanatcisi-hakan-bahadir-zor-gunler-geciriyor/

Oktay gürsel ve Yıldırım Gencer’in Kilink filmlerinden sonra çekilen Killink filminin başrolünde Hakan Bahadır vardı. Malkoçoğlu ölüm Fedaileri filminde İlbey Zorbey kardeşlerden Zorbey Hakan Bahadır idi. İsyan filminde Erol Taş’ın oğlu da Hakan Bahadır idi. Yeşilçam sokağının çilesini çekmiş bir emekçi bu sefer ölüm tarihi belirsiz bir şekilde aramızdan ayrıldı…

Hakan Bahadır

Bülent Pelit’in yazısı:

Türk sinemaseverler onu, Orhan Aksoy’un yönetmenliğini yaptığı “İsyan” adlı filmde ağanın (Erol Taş) iktidarsız oğlu Şeyhmuz karakteri ile hatırlar. Kadir İnanır’ın onu atın arkasına bağlayıp sürüklemesi unutulmaz bir sahnedir. Oysa ki Hakan Bahadır 1966 yılında sinemaya girmiş, halterde şampiyonlukları olan bir sporcu, aynı zamanda çok iyi bir ressamdı. El çizimi birçok afişte onun emeği vardır. Birçok filmde başrol oynamıştır, yakışıklı, sportmen, dikkat çekiciydi İstiklal caddesine çıktığında bütün gözler ona dönerdi gençliğinde. Ancak son yıllarını yokluk sefalet içinde geçirdi, kimse ona sahip çıkmadı, sadece üç aydan üç aya aldığı ihtiyarlık maaşı vardı. Yani bu kadar sinemaya katkı vermesine rağmen mesleğinden emekliliği yoktu. Telif hakları zaten onun için hayal edilemez bir şeydi. Böbrek yetmezliği hastalığı ile de boğuşuyordu, şimdi denk geldi, okudum. Kurtulmuş, bu yalan dünyadan. Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez, bilin istedim. Hakan Bahadır ile yaşamış anısı olanlar bir şey yazsın, rahmet yorumu yapmayın lütfen, O çünkü cehennemini burada yaşadı.

Hakan Bahadır 4