Anons : Ciddiyetle Saçmalanır

1
260
Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
“Yayın odasında, emir ve görüşlerinize hazır ve de nazırız.”

Mahmut Fazıl Coşkun‘un üçüncü filmi Anons, “Bu kadar da olur mu?” diye sıklıkla sorduran absürtlükteki olay örgüsüne sahip bir darbe teşebbüsünü anlatıyor.

Anons, ilk darbe girişiminin ardından kendisiyle birlikte hareket eden askerlerle emekliliğe sevk edilen Albay Talat Aydemir bir yıl sonra aynı hedef doğrultusunda ekibiyle Ankara’da harekete geçtiğinde, İstanbul’da yaşananları konu ediniyor.

İstanbul’da, 20 Mayıs 1963 gecesi gerçekte yaşananlar, muğlak. Ancak senaryoyu yazan Mahmut Fazıl Coşkun ve Ercan Kesal, aynı gece gerçekte darbe girişiminde bulunanlar ile karşısında duranlar arasında Ankara Radyosu‘nun el değiştirip durmasından esinlenip, darbecilerden bir grubun İstanbul Radyosu’nu ele geçirip darbe bildirisini okuma teşebbüsünde bulunduğunu hayal etmişler.

Emekliliğe sevk edilen kadroda yer alanlardan dördünün buluşmasıyla başlayan Anons, İstanbul Radyosu’na doğru yola çıkmaları ve radyoda yaşadıklarının ardından, sabahın ilk ışıklarında radyoevini terk etmeleriyle sona eriyor.

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Anons afişi
DEVAMI SÜRPRİZBOZAN İÇERİR

Bir gencin, Almanya’ya işçi kabulünün şartlarından sağlık muayenesine girdiği sıradaki muayene aşamalarının gerçek zamanlı gösterimiyle açılan Anons, sonrasında iki yolcunun, hiç acelesi olmayan, yüksek ihtimal Datça kökenli şoföre denk geldikleri taksi yolculuğuyla uzun süreli sekanslarına devam edeceğini müjdeliyor.

Her daim nazik, sabırlı, yol yordam bilen bu iki asker, görevlerini engelleyecek unsurları istiflerini bozmadan etkisiz hale getirmekte beis görmüyor. (askeri bülten dilinden apartma ifadeler)

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Görevi başarıyla tamamlamanın yorgunluğunu atmak, Martini ile.
Ekmek dağıtım aracıyla darbe yapmaya

Taksiyle İstanbul’daki darbe teşebbüsünün bir ayağını başlatanların sonraki aracı, ekmek dağıtım minibüsüdür. Şoförü, filmin açılışındaki gençtir. Araçtakileri bıraktıktan sonra dağıtmak için dolu ekmek kasalarını, arkadaki komutanların yanına istifler. Komutanlar, buna da ses çıkarmaz. Sadece patronu olan fırın sahibi komutan, serzenişte bulunur, o kadar.

Peki neden şoför ve Almanya bağlantısı? Çünkü Talat Aydemir’i darbeye sevk eden olaylardan biri, Almanya’ya işçi gönderilmesidir.

Yol üstündeki bakkala bir kasayı bıraktıkları, darbe bildirisini okuyacak arkadaşlarını aldıkları yolculuğun ardından, İstanbul Radyosu’na varırlar.

Binanın yönetimini ele geçirişleri, askerlerin etkisiz hale getirilişi, binadaki polisin darbecilere kahve hazırlaması, sadece kendi işini bilen, yayın ekipmanlarını kullanmayı bilmeyen radyo müdürüyle yayıncı ekipten birini bulmaya çıkmaları, hep nezaket çerçevesinde, hep kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen olaylar…

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Acaba hastanede, hemşire odası önünde ne işleri var darbe gecesi?
“Oku bakayım Güney Kore Milli Marşı’nı”

Darbe bildirisini okuyan askerin geçmişinde, Kore Savaşı’nda uzun süre çalışıp ezberlediği milli marşın, okuduğu zaman Güney Kore’ye değil, Kuzey’e ait olduğunun ortaya çıkması, filmin niyetlerinden birini ortaya koyan çok güzel bir detay olmuş.

Salondaki Güney Korelilerin homurdanmaları ve giderek seslerini yükseltmeleriyle sonuçlansa da alay konusu olsa da asker, görevini yerine getirmenin rahatlığı içindedir. Diğer askerler de bu durumu olağan karşılar. İstanbul Radyosu’na gitmeden yine Kuzey Kore Milli Marşı’nı, arkadaşlarının sesinden canlı dinlerler.

Görevini başarıyla tamamlayan her asker, sıcak bir çorbayı hak eder.

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Kuzey Kore Milli Marşı’nı ezbere bilen kaç kişi var Türkiye’de?
YORUM

Anlatımında, oldukça uzun planlarla bir gecenin önemli anlarından parçalar göstermeyi tercih eden yönetmen, böylece, çok önemli bir olayın planlaması ve hayata geçirilmesindeki absürtlüklerin, seyirciye gerçekçi gelmesini hedeflemiş. Yoksa hızlı kurgu ve anlatımla, 10 dakika civarında bağlanabilecek bir filmle, olay örgüsünün tamamı anlatılabilirdi.

Peki yönetmenimiz niye böyle bir film çekmiş ve dil tercih etmiş?

Filmi izleyince, 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında aklımdan geçenler ve hissiyatım aklıma geldi.

Anadolu Ajansı’nda (AA) muhabir olarak görev yapıyordum ve o akşam da o dönem ortalığı kasıp kavuran Pokemon GO oyuncularının ilk İzmir buluşmasını haberleştirmek için Kordonboyu’ndaydık. Telefon geldi, “Ya İzmir’de bir şey var mı? Ankara, İstanbul’da hareketlilik var, darbe teşebbüsünde bulunuyorlar. Hemen büroya dönün” diye. Şaka olduğunu düşündüm.

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Darbe gecesi, ev gezmesi mi?

Büroya gittim, televizyonda Boğaziçi Köprüsü’ne çıkan tankların trafiği kapattığını gördüm. TRT’de darbe bildirisini okunması geldi, ardından. Bu zamanda darbeden medet ummak, bunu geçmişteki darbe yöntemleriyle hayata geçirmeye çalışmak; her şey çok absürttü.

AA geçmişim olduğu için çok sayıda tatbikat haberine gittim, askerlerle ilgili haber yazdım. Bu süreçte tanık olduklarım, tanıştıklarım, bazıları, o kadar filmdeki askerler gibiydi ki filmdeki askerlerin davranışları, konuşmaları, o yüzden hiç karikatür gelmedi. Bilmiyorum karakter oluşturmada yine Ercan Kesal ustalığı mı devreye girdi.

Hep nezaket çerçevesinde, kabullenmişlik hissiyatıyla süregelen absürt olaylar zincirinden oluşan darbe teşebbüsü; Anons filmi incelemesi. @anonsfilm
Karakter boyutlandırmanın usta ismi Ercan Kesal, yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun ile.

Bir de 15 Temmuz gecesi yaşananların, sonradan gözaltına alınan askerlerin anlatımıyla ortaya çıkan absürtlükleri var. O kadar saçma ki bazı yaşananlar, bazıları, yaşananları mantıklarına oturtmak için “kurgu darbe” ifadesini mantıklı buldu.

Bu arada, Mahmut Fazıl Coşkun, darbe teşebbüsünden 5 gün sonra Twitter hesabından “Bir darbe filmine hazırlanırken darbeyi yaşamanın tuhaflığı” notuyla filmin taslak senaryosundan bir sayfa paylaşmıştı.

Paylaşılan sayfaya göre, senaryonun ilk halinde radyoevini ele geçirmeleri, pek de o kadar kolay olmamış.

Bence Mahmut Fazıl Coşkun, 15 Temmuz’da yaşananların absürtlüğünden çok etkilenmiş. Durumun özünü okuyarak değil de yaşayarak özümseyince de tarihimizdeki en absürt darbe girişimi örneklerinden birinden yola çıkan senaryo, en yenisinin etkisiyle yoğrulmuş.

Filmin aldığı ödüller için tıklayınız: imdb