Sinematik Yeşilçam Gözüyle Kavuk Davası

0
463
Dümbüllü'den Şevket Çoruh'a Kavuk Sinematik Yeşilçam yazarları olarak biz de bu güncel hadiseyi yorumlamak istedik.

Dümbüllü‘den Münir Özkul ustaya, Özkul’dan Ferhan Şensoy‘a, Şensoy’dan sonra da Rasim Öztekin‘e giden geleneksel Türk tiyatrosunda sembolik fakat manalı bir öneme sahip olan kavuk yeni sahibini buldu: Şevket Çoruh! Ünlü oyuncu Rasim Öztekin sağlık sorunlarının tiyatroya engel olması hasebiyle birnevi malulen emekli olduğunu dile getirip kavuğu Baba Sahne’nin kurucusu olan Çoruh’a devretti. Tarih boyunca skandallara konu olan bu efsane materyale kimler kimler talip oldu… Hatta büyük tartışmalar bile çıktı. Nejat Uygur, Halit Akçatepe, Ayşen Gruda, Cem Yılmaz gibi önemli isimlerde yıllar yılı bu kavuk muhabbetinin kahramanı oldular.

Sinematik Yeşilçam yazarları olarak biz de bu güncel hadiseyi yorumlamak istedik. Buyrun efendim…

Utku Uluer: Bence Kavuk meselesi özünü biraz kaybetmiş bir hale geldi. Benim için kimin kavuğa sahip olduğu değil, kavuk ile bu geleneği nasıl yaşatırız önem kazandı. Ayşen Gruda, Halit Akçatepe gibi isimlere verilmesini savunmuştum. Örneğin Tolga Çevik bana göre daha fazla Amerikan tarzı bir komedyeni hatırlatıyor her ne kadar bazı yönleriyle Feridun Karakaya ile ilişkilendirsem de tam oturmuyor sanırım.Günümüzde kavuk kime verilmeliydi mi yerine kavuk nedir konusunu tartışırsak belki de daha olumlu ilerleriz…Açıkcası ben Şevket Çoruh‘tan ümitliyim, Rasim Öztekin’in de tavrı oldukça pozitif. Umarız Kavuk yeniden anlamlanır ve Şevket Çoruh bir adım ileri taşır.

Sabahattin Bilgiç: Kısa bir süre önce Müjdat Gezen’den Dümbüllü’nün fesini devrelan Şevket Çoruh, bu kez Rasim Öztekin’den Dümbüllü’nün kavuğunu devralıyor. Tiyatro sanatına çok değerli katkılar veren sanatçımız için ve tiyatromuz için hayırlara vesile olsun. Geleneğin gelecek kuşaklara layıkıyla taşınması için, Şevket Çoruh doğru isim.

Levent Demirci: Türk tiyatrosunun geleneksel kavuk sırası artık Şevket Çoruh ta; Bu kararı şaşkınlıkla karşılıyorum. Çocukluktan beri ekranlarda gördüğümüz her gördüğümüzde de bizi güldüren Yasemin Yalçın, Nevra Serezli gibi duayenler dururken bu kararı bi talihsizlik olarak değerlendiriyorum ve bir sonraki dönemde kavuğu umarım gerçek hak eden bir usta alır…

Murat Hattatoğlu: Konunun buraya nasıl geldiğini kısaca hatırlarsak; Yıllar önce Ferhan Şensoy’un Cem Yılmaz‘a kavuğu vermemesiyle başlamıştı bu mesele. 2000’lerin başında ülke sorunu haline gelmişti. Ferhan Şensoy hazetmedigi Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan‘a kavuğu vermemek için inat ediyordu. Oysa kamuoyu bu iki ismi sevmiş, benimsemis, kavuğa layık görmüştü. Cem Yilmaz belki tiyatro geleneğinden gelmiyordu ama meddahlığı modernleştirip yeni bir isimle Stand-up olarak sunmuştu. 90ların ortalarında baslayan Cem Yılmaz’a olan ilgi, kavuk konusunu da beraberinde getirmiş ve hepimizin kavuk meselesine vakıf olmasını sağlamıştı. Sonrasında Ferhan Şensoy’un inadıyla birlesen süreçte kavuk konusu gündemden düştü ve yıllarca unutuldu. Şensoy kavuğu öğrencisi Rasim Öztekin‘e vermesiyle cılız bir şekilde gündeme geldi ve unutuldu. Açıkcası ülke gündemi şuan inanılmaz derecede yoğun. Ve kavuğu Öztekin’in kime vereceği de açıkcası kimsenin umurunda değil. Cem Yılmaz‘ın yıllar önce dediği gibi “götürsün kuru temizlemeciye”

Tamer Yiğit: Şevket Çoruh mücadele adamıdır sanat adına mücadele etmiştir isabet olmuş yakışır. Çınarcık kumsalından selamlar.

Cemal Berktaş: Dümbüllü kavuğu geleneksel Türk tiyatrosunu temsil ediyor. Haliyle bu ekolden gelen birinin alması taraftarıyım. Ve yıllar yılı bir erkeğe devredilmesi gerçekten hoş gözükmüyor. Fakat Çoruh kararına pek de şaşırmadım.

Geçtiğimiz aylarda Rasim Öztekin‘in tanınmış komedyenlerin hepsi erkektir sözü bundan öte bir karar veremeyeceğini bize ibretle gösteriyor. Bana kalırsa kavuk kadın komedyen Yasemin Yalçın ustaya verilmeliydi. Zira o mesajları lap diye değil “ince ince” veren komik bir usta. Ha ille de erkeğe verilecekse tiyatroyu bilimsel açıdan inceleyen, Ümraniye’de zor şartlarda eğitim veren ve Şevket Çoruh‘tan fersah fersah komik olan Cengiz Küçükayvaz ne güne duruyor?

Gürol Yüksel: Kavuğun Şevket Çoruh’a devredilmesi için Ferhan Şensoy’un da onay verdiğini söylemesi yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. “Acaba doğru isim miydi?” sorusu Şevket Çoruh’un tiyatro alanında yaptıkları ve muhalif kişiliğini tanıtacaktır.

Önceki İçerikПервый фильм в франшизе Возмутительный класс (1975)
Sonraki İçerikHayaletler filminin fragmanı, yayımlandı
17 Eylül 1997 tarihinde Malatya’da dünyaya geldi. Sanatla oldu olası haşır neşir olan Berktaş, küçük yaştan itibaren sürekli bir şeyler yazıp karalamaya ve Yeşilçam klasiklerini izlemeye bayılır. Ancak ciddi üretim ve faaliyetlerine lise çağlarında başlar.*2014 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Uluslaraası Liseler Tiyatro Festivali‘ne Beydağı Abdülkadir Eriş Anadolu Lisesi tiyatro ekibinin mensubu olarak katılır. Orhan Asena’nın “Ölümü Yaşamak” adlı oyununu gösterime ekip olarak sunarlar. Oyundaki Mustafa rolüyle jüri tarafından “en iyi erkek oyuncu” ödülüne layık görülür.*2015 yılında istemeyerek de olsa İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmet bölümüne başlar.*2015 yılının sonlarına doğru Bayırbucak Türkmenlerinin çektiği sıkıntılar üzerine yazdığı "Bayırbucak Yanıyor" şiiri 170 bin tirajlı Türkiye Gazetesi‘nde neşredildi. Bu şiir Türkmen Derneklerinin resmi sayfalarında ve yerel gazetelerde de neşredildi.*2016 yılının başlarında İ.Ü Tarih ve Düşünce Topluluğu‘nu kurdu. Topluluğu iki yıl ilmi usüllerle yönetti. Birçok faaliyete imza attı.*2017 yılında küçük çaplı iki blogda şiir ve fikir yazıları yayınlandı. Blog sahiplerinin baskı, sansür ve ufuksuzluklarına dayanamayıp buralardan ayrıldı.*Akabinde Aralık 2017’de gördüğü lüzum üzerine hür bir şekilde, kimsenin dokunamayacağı yazıları yazmak maksadıyla şahsi internet sitesi cemalen‘i kurdu.*2018 yılının başlarında yine Türkiye Gazetesi‘nin genç yazarlar köşesinde "İdealler ve İnsan" başlıklı yazı dizisiyle "Her Şeyin İlacı Para Mı?" isimli yazıları neşredildi.Biyografinin başında da belirttiğimiz gibi istemeyerek yazdığı Sosyal Hizmet’i hasıl olmasını istediği şartlar olgunlaştığında bıraktı. Üniversite sınavına tekrar girip, mizacına daha uygun olan Hukuk Fakültesi’ni(Akdeniz Üniversitesi) kazandı…*Ağustos 2018’den bu yana ise Sinematik Yeşilçam'ın kurucularından, film inceleme yazarı Utku Uluer‘in teklifi üzerine Sinematik Yeşilçam’da çok sevdiği naif ve samimi Yeşilçam filmlerinin incelemelerine yer veriyor