Sinematik Yeşilçam YouTube: Ferdi Tayfur ve Arabesk Furya

Sinematik Yeşilçam Ailesi olarak oldukça verimli geçen 2020 yılına baktığımızda, aktifleştirdiğimiz YouTube kanalımızda birbirinden ilginç konu ve konuklarla yapılan söyleşileri takipçilerimizle paylaşmıştık.

Sitemizin yazarlarından yönetmen Levent Demirci‘nin önerisiyle Arabesk Furya‘nın 70’lerdeki sembol isimlerinden Ferdi Tayfur‘u ele alalım dedik. Sanatçının filmlerini masaya yatırarak Utku Uluer, Cemal Berktaş ve bendeniz Sabahattin Bilgiç‘in katılımıyla keyifli sohbetlere imza atmıştık.

Sitede film incelemesi olarak Ferdi Tayfur’un en çok izlenen ve bilinen filmlerinden üçüne yer vermiştik:

  • 22 Haziran 2019 tarihli Çeşme yazısı: https://sinematikyesilcam.com/2019/06/bir-fenomenin-dogusu-ferdi-tayfur-ve-cesme-filmi-1977/
  • 09 Mayıs 2020 tarihli Derbeder yazısı: https://sinematikyesilcam.com/2020/05/rekoru-kirilamayacak-bir-melodram-derbeder-1978/
  • 19 Haziran 2020 tarihli Yuvasız Kuşlar yazısı: https://sinematikyesilcam.com/2020/06/bir-ferdi-tayfur-filmi-yuvasiz-kuslar-1979/

Takvimler 11 Temmuz‘u gösterdiğinde Ferdi Tayfur ve Arabesk Furya Sohbetler Serisi‘nin ilk videosu Sinematik Yeşilçam Youtube Kanalı‘nda yayındaydı.

Çevirdiği 34 filmle uzun bir filmografiye sahip olarak aktör kimliğiyle de konuşulması gereken Ferdi Tayfur’u takdir edersiniz ki tek bir videoya sığdırmak olanaksızdı. Bu bağlamda ilk oturumumuzda genel hatlarıyla Ferdi Tayfur filmlerini ele aldık. Sanatçıya sinema yolunu açan erken dönem müzik yolculuğundan, temsil ettiği değerlerden, büründüğü karakterlerden bahsettik.

Ağırlıklı olarak ilk dönemi konuştuğumuz oturumda Çeşme, Derbeder, Yadeller filmlerinden bahsederken filmlerde kullanılan Ferdi Tayfur şarkılarını da anmadan geçemedik.

YouTube platformuna kazandırdığımız bu özgün içerik takipçilerimizden ilgi görmeye devam ederken sohbetimizin devamı niteliğindeki ikinci video Kurban Bayramı‘nın ikinci günü yayındaydı (1 Ağustos 2020)

Bölüm 2’de Cemal Berktaş yakın geçmişte polemik konusu olan Berlin Kaplanı film senaryosundan bahsederken sanatçının filmlerindeki senarist yönünün de altını çiziyordu. Levent Demirci ise Ferdi Tayfur’un hayata geçmeyen iki önemli senaryosunun olduğunu belirterek, halktan beslenen sanatçının kendini geliştirerek çok yönlü bir kimliğe sahip olduğunu hatırlatıyordu.

Filmlerle gitgide büyüyerek artan dev şöhretin döneminde, yakın geçmişte ve günümüzdeki etkileri de konuşulan konular arasındaydı. Ferdi Tayfur filmografisinin klasikleşmiş filmlerine dair ilginç anekdotlarla oturum nihayete eriyordu.

Kronolojik sıra ile film film gitmediğimiz ve olayı genel hatlarıyla konuştuğumuz videolar birbiriyle uyum içersinde ve birbirini tamamlar nitelikte.

Dolaşıma giren videolar gerçek Ferdiseverler‘den aldığımız olumlu tepkilerle bizleri memnun etmişti. Serinin devamı için yeni bir yol haritası belirlemek üzereyken 17 Ağustos gecesi anlamsız bir şekilde her iki videomuz da siber saldırıya uğradı. Videolara aynı hesaptan 35-40 disslike saldırısı yapıldı. Yorum kısmına olumsuz fikrilerini yazmaktan korkan kıskanç bir bireyin verilen emeği kendince cezalandırdığı bu nahoş durumu pek takmadık açıkçası.

İçerik üretiminde 15. yılına doludizgin koşan öncü bir site olarak yola çıktığımız ilk günden beri yapıcı nitelikteki tüm geri bildirimleri ekipçe dikkate alıyor ve takipçilerimizin sesine kulak vermeye devam ediyoruz.

Video serimiz hakkında fikir veren bu yazımız vesilesiyle umarım söyleşileri izlemeyen ve bizi henüz keşfetmeyen kitleye ulaşmış oluruz.

Kanalımıza abone olup söyleşileri izleyerek, paylaşarak, beğenerek ve yorum yaparak bizlere destek olursanız çok mutlu oluruz.

Keyifli anlar geçirerek bu deneyimin tadını çıkarabilmeniz dileğiyle…

Sinematik Yeşilçam için Hazırlayan : Sabahattin Bilgiç – Ocak 2021

Sabahattin Bilgiç

1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir